Anasayfa / CiLT BAKIMI / Sivilce Siyah Nokta Tedavisi

Sivilce Siyah Nokta Tedavisi

SİYAH NOKTALAR NASIL YOK EDİLİR
Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de siyah noktalar. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.
Eğer tırnakla sıkarak bu ikisinden kurtulmayı düşünüyorsanız büyük hata ediyorsunuz. İşte siyah nokta ve sivilceden kurtulma yöntemi.

Sivilce veya tıbbî adıyla akne, gençlerin ergenlik döneminde yaşadığı en büyük problem.

En sık rastlanılan cilt problemlerinden biri olan sivilce, âdeta gençlerin korkulu rüyası. En çok yanaklarda, alında ve sırtta oluşan akne, yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Uzmanlar siyah noktaların, sivilcenin habercisi olduğunu söylüyor. Sivilcenin temiz olmayan bir cildin göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, cilt temizliğinin önemine dikkat çekiyor.

Deride siyah noktalar, kızarık sivilceler, bazen derin kist ve nodüller, tedavi edilmediğinde de izlerle kendini gösterir. Çoğunlukla ergenlik çağında başlar. Bununla beraber ergenlik çağına has değildir ve yirmili otuzlu yaşlarda da başlayabilir. Kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülür. Bazen ergenlik çağından erişkine kadar uzun yıllar devam edebilir.

Derinin yağlı bölgelerinde ortaya çıkar. Çoğunlukla yüz, boyun, sırt, göğüs, omuzlar ve bazen kalçalarda görülür. Tedavi ihmal edildiğinde iz kalır ve en çok yüz bölgesindeki izler estetik açıdan problem yaratır.

Birden fazla faktörün biraraya gelmesiyle akne oluşur. Bunları başında kalıtım gelir. Diğer önemli faktör hormonal uyarıdır. Bir kez yağ bezinin boyun kısmı tıkanıp genişlemiş siyah nokta (komedon) oluştuktan sonra, propionibacterium acnes adı verilen ve normal şartlarda derimizde bizimle dost olarak yaşayan, az sayıdaki bakteri çoğalma fırsatı bulur ve aknenin artmasına katkı yapar. Akne bulaşıcı değildir. Hormonların etkisi hariç tutulursa herhangi bir iç organ hastalığının belirtisi de değildir. Hormonal etki yumurtalık ve böbreküstü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlar tarafından oluşturulur. Kan androjen hormon düzeyleri normal olsa da bu hormonlara deri duyarlılığı söz konusu olabilir ve yine akne oluşabilir. Kan androjen düzeyleri yüksekse bunun ayrıca araştırılması ve tedavisi gerekir. Kan hormon düzeyinin yüksekliği çoğunlukla tedaviye dirençli ve şiddetli akne meydana getirir ve bazen kıllanma ve saç dökülmesi gibi ek belirtiler de verir.

Tedavilerde akneli kişinin bilmesi gereken püf noktalar:

Akne uzun sürelidir, dolayısıyla uzun süre tedavi gerektirir.
Akne tedavi edilmezse iz kalma riski artar.
Kişinin evde yüzüyle oynaması, sıkması, kaşıması, iz kalma riskini artırır.
Akne bir deri hastalığıdır.Tedavisi deri hastalıkları uzmanı hekimin alanına girer.
İlaç tedavisi kişiye göre değişir. Bu nedenle arkadaştan, komşudan ilaç tavsiyesi almak yanlıştır.Tedavide kullanılan ilaçlar çok çeşitlidir. İlaç seçimini hekim, hastanın yaşına, cinsiyetine, sivilcelerin şiddetine, yaygınlığına göre yapar. Her ilaçher hastada uygun olmayabilir. Belirli aralıklarla ilaçların değiştirilerek kullanılması, tüm ilaçlarda belli aralıklarda kontroller gereklidir.

Toplumda sık görülmesi ve son derece rahatsız edici bir kozmetik problem olan sivilce (akne vulgaris) tedavi edilebilen bir hastalıktır.Özellikle ergenliğin başlaması ile ciltte yağlanma artmakta ve yağ bezlerinin faaliyeti bozulmaktadır. Bunun derideki görüntüsüde istenmeyen yağ birikimleri, şişlikler,iltihaplanmalar, deri altı kistleri olabilmektedir.

Oniki yaşından başlayarak onsekiz yaşına dek akne gençleri etkileyebilir. Ancak unutulmamalıdırki her yaşta, her dönemde ve her insanda bu sorun
gelişebilir.Kadınların %70’i, erkeklerin ise %80’inde hayat boyunca herhangi bir zamanda sivilce oluşabilir. Ne yazık ki kendi kendine geçebileceği gibi yanlış bilgilendirmeler tedavide geç kalınmalara , kalıcı izlerin oluşumuna ve hatta şikayetin artmasına neden olabilmektedir.

Cılt altındaki yağ bezlerinin fonksiyonun bozulması, porların kapanması ve birtakım bakterilerin iltihaplanmaya neden olması ile klasik sivilce görüntüsü cilt üzerinde belirir.

Akne oluşumunu etkileyen faktörler şunlardır:

1-Genetik:Annede veya babada akne olması, çocuklarda görülme sıklığını artırır.

2-Ultraviyole:Güneş ışınları sivilce oluşumunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir.

3-Terleme:Terleme ile sivilceler yoğunlaşır.

4-Diyet:Gıdaların sivilce oluşumunda artırıcı hiçbir etkisi yoktur.

5-Hormonlar:Adet düzensizliği ve hormonal bozukluklar sivilceleri yoğunlaştırır.

6-Kozmetik ürünler:Yanlış birçok kozmetik kullanımı, kozmetilk salonlarındaki uygulamalar cildin bozulmasında önemli bir pay oluşturmaktadır.

Akne klinik görüntüsüne göre çok farklı tiplerde gözlenebilir. En hafif formu olan komodojenik akne siyah noktalar veya beyaz butonlar şeklinde görünürken, iltihaplı formda olanlara püstül denir. En şiddetli formunu ise nodül ve kistler oluşturur; bunlar deri altında ağrılı büyük sertlikler olarak gözlemlenir ve ciltte kalıcı izlere neden olabilir.

Akne sadece yüzde değil ayrıca göğüs sırt gibi alanlarda da görülebilir. Yüz bölgesinde oluşan sivilceler ağrılı kaşıntılı olabilir.Fiziksel görüntünün bozulması psikolojik stres ve gerginliklere yol açabilir. Toplumdan uzaklaşma, mutsuzluk, hatta depresyon gelişimi bile gözlenebilir.

Akneli kişilerin birtakım kozmetik kremlerden, losyonlardan ve güzellik salonlarından çare arayışları ise hastalığın büsbütün kötüleşmesine , tedavinin zorlaşmasına neden olur. Bu merkezlerdeki uygulamalar kalıcı izlere dahi yol
açabilir ve hasta iyileşmediğini düşünerek yanlış bir inanışa kapılabilir.

Akne düzenli, ısrarcı ve uzun süreli tedavilere mutlak cevap verir. Hastanın doktoruna güvenmesi ve takiplerini devam ettirmesi gerekir. Öncelikle hafif
formlarda sadece lokal tedaviler yeterli olabilir. Bu tedavi iyi bir temizleyici jel ile kombine edilir.Daha yoğun sivilcelerde ise antibiotik kullanımı gerekebilir ve bu genelde 3-5 aylık uzun bir dönemi gerektirir. İnatçı, şiddetli hastalarda ise A vitamini türevleri oldukça başarılı sonuçlar verir.Hastaları psikolojik olarak da yıkan bu hastalık başarılı bir şekilde doğru bir takiple düzeltilebilir.

Sivilce, dermatolojik adıyla akne vulgaris, toplumda en sık karşılaşılan cilt hastalığıdır.Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde % 80-90 oranında rastlanmaktadır ve hemen hemen herkes hayatı boyunca en az 3-5 kez sivilce çıkarmaktadır.

Bu sık görülen hastalık hem fiziksel olarak görüntüyü bozmakta hem de bu görüntü bozukluğu psikolojik bozuklukların artmasına neden olmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde uzun yıllar, hatta bir ömür boyunca devam edebilen bir hastalık haline dönüşmektir.

En sık karşılaştığımız 12-18 yaş gurubundan başlayarak, uygun tedavi alışkanlıkları ve tedavileri, hastanın cilt tipine ve hastalığın şiddetine göre uygulanmalıdır .Sivilce sadece yüz bölgesinde değil aynı zamanda sırt, göğüs, boyun gibi vücudun diğer bölümlerinde de çıkabilir.

Ani başlayan ve ileri yaşlarda gelişen sivilce sorununun altında bazen hormonal bozukluk, stres, yanlış kozmetik ürünlerinin seçimi gibi nedenler yatabilmektedir. Hastaların cildindeki sivilceleri sıkması ve oynaması da iyileşme sürecini uzatmakta ve bazen de kalıcı çukurcuklar, izler oluşturabilmektedir. Temelde yapılan hatalardan bir diğeri de sivilce tedavisinin güzellik salonlarında yapılmaya çalışılması, yanlış yönlendirme ve tedavi girişimleri ile hastaların zaman kaybetmesidir. Sivilce temelde yağ bezlerinin fonksiyonlarının bozulması ve derideki birtakım bakterilerin buna katılmasıyla oluşur. Kimi formlarda siyah nokta veya butonlar şeklinde iken kimi zaman da iri, deri altına yayılmış ağrılı kabarcıklar şeklinde oluşabilir. Genellikle15-25 yaş arasında, erkek cinsiyetinde daha ağır formda yaygın ve şiddetli sivilcelere rastlarız.

Sivilcede, ne kadar erken yaşta tedaviye başlanır ise o kadar olumlu cevap alınır. Tedavi mutlak olarak dermatolog tarafından düzenlenmeli ve doğru bilgilendirmeyle yapılmalıdır. Tedavi için kaybedilen süre, sivilcenin ilerlemesine ve bazen de geriye dönüşü mümkün olmayan izlerin gelişmesine neden olabilir. Uygun bir tedavi, iyi bir temizlik sistemi ile başlar. Tahriş edici olmayan, cildi kurutmayan, Ph ı dengeli bir temizleyici uygun miktarda köpürtülerek cilde uygulanır. Fazla salgılanan yağın emilmesini, bakterilerin üremesini engelleyen krem ve jeller cilde düzgün aralıklar ile sürdürülür. İltihaplı sivilceler bulunuyor ise uygun bir antibiyotik, tedaviye eklenir. Dirençli ve yaygın sivilce formlarında ise A vitamini türevleri kullanılabilir.

Unutulmamalı ki sivilce bir hastalıktır ve tedavisi mümkündür. Erken dönemde tedavi yapılması hem tedavi süresini kısaltır, hem de komplikasyonları azaltır.

Hakkında: admin

[

İlginizi Çekebilir

en-ozel-cilt-maskesi-tarifleri

Cilt Maskeleri

Sağlıkla parlayan cilt tipine elde etmek isteyenlerdenseniz birbirinden özel cilt bakım maskesi tariflerini deneyebilirsiniz . ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir