Anasayfa / HAMiLELiK BiLGiLERi / Sezaryen mi, normal vaginal doğum mu?

Sezaryen mi, normal vaginal doğum mu?

Birçok anne adayının, gebeliğin başından itibaren en çok düşündüğü ve karar vermekte zorlandığı sorun bu.

Öncelikle bazı rakamlarla başlayalım tartışmaya, ABD’de tüm doğumlarda sezaryen oranı yüzde 20-30 arası iken, Batı Avrupa Ülkelerinde bu oran yüzde 10-20 arasında değişmekte.

Sezaryen ve normal doğumdaki anne ölüm oranları yaklaşık aynıyken , morbidite denen operasyonun yol açtığı tıbbi sorun-hastalık oranı sezaryende yaklaşık iki kat fazla. Ancak bu oran bebek açısından tam tersi; yani normal doğumda bebekde sorun çıkma riski daha fazla. Sezaryenin hastanede kalma süresi ve maliyeti de yüksek. En sık sezaryen nedenleri ise, önceki doğumda sezaryenle rdoğum yapmış olma, bebeğin ters yani makattan gelişi, bebeğin kalp atışlarının bozulması yani distress, bebeğin doğum kanalında ilerleyememesi yani distosi, dar kalça kemik yapısı yani bas pelvis uygunsuzluğu ve elektif yani isteğe bağlı sezaryen isteği.

Gebeliğin başlaması ve çevrenin durumdan haberdar olmasıyla birlikte, doğum yapmış veya yapmamış kadın erkek herkes, yardımcı olmak amacıyla, kendisine veya bir yakınına ait gebelik ve doğum anılarını anne adaylarıyla paylaşmayı, en önemli sorumluluk saymakta. Gebeliğin 40 haftası boyunca, çiftin yaşamındaki en öncelikli konu bu. Olunca, evde, işde, arkadaşlar arasında da en gündemdeki konuşma konusu bu. Sonuçta herkesin fikir ve tecrübe sahibi olmasıyla doktor seçiminden, kullanılan ilaçlara, istenen tetkiklerden, hastane seçimine ve de doğum şekline kadar onlarca farklı görüş, bazen aileye yarardan çok zarar vermekte. En sık karşılaştığımız doğum tercihi nedenlerinden biri de, çevrenin etkisiyle normal veya sezaryenle doğumdan korkma sonucu bir diğerini seçme isteği olmakta.

Gerek Klinik, gerek canlı TV-Radyo sağlık programlarında, gerekse de internette en sık karşılaştığımız sorulardan biri, nasıl doğum yapılması gerektiği üzerine. Sezaryenle normal doğum arasındaki bazı karşılaştırmaları yazının başında yapmıştık. Şimdi bizim karşılaştığımız sezaryen veya normal doğum isteklerinin gerekçelerinden bahsedelim.

Normal Doğum
Doğal olandır ve vaginadan anüse doğru kesi ve dikişler vardır. Doğum öncesi ağrılı ve zordur. Dikişlerde veya doğumda yırtık gibi sorunlar olursa alt genital bölgede doğum sonrası, ağrılar olabilir. Vaginada az veya çok deformasyon olabilir. Zor doğumlardan sonra, uzun sürede, idrar kaçırma ve idrar torbasının ve/veya barğırsak son kısmının vaginaya doğru fıtıklaşması görülebilir. Problem olmazsa hastanede kalma ve iyileşme süresi çok daha kısadır.

Sezaryen Doğum
Ciddi bir operasyondur. Gerek hasta gerek doktor açısından çok daha kolay bir doğumdur. Cilt dikişleri karın alt kısmındadır. Dikişlerle ilgili sorun olursa burada olur. Buna karşın doğum sonrası ağrı daha fazladır ve zordur. İyileşme ve hastanede kalma süresi daha fazladır.

Tüm bu bilgilerin sonucunda uzman olarak benim görüşüm nedir?
Hiç kimsenin önlenebilir bir ağrıyı çekmesinden yana değilim. Bu nedenle doğum şekli ne olursa olsun, tıbbi bir engel yoksa ağrısız doğumu, yani epidural anestezi ile doğumu önermekteyim. Doğum şekline gelince, yine tıbbi bir engel olmadıkça ve yukarıdaki tüm bilginin anne adayına anlatılması sonrasında, bu kararın anne adayınca verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kendisi buna göre doğuma motive edilmeli ve gerek fizik gerekse de psikolojik olarak doğuma hazırlanmalı. İstenen doğum şekli için tıbbi bir engel veya risk varsa, doktoru anne ve çocuk açısandan en uygun zamanda ve şekilde doğumu sonuçlandırmalı. Herkese sağlıklı günler.

Hakkında: admin

[

İlginizi Çekebilir

ikiz bebek sahibi olma

İkiz hamilelikler genelde tedavi ve tüp bebek yöntemleriyle önüzüze daha çok çıkıyor. Doğum kontrol hapı ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir