İstikbal Tv Ünitesi
İstkbal Mobilya Tv Ünitesi Modelleri


istikbal oturma grubu
İstikbal Mobilyadan oturma grubu modelleri
Burun tıkanıklığı ve nedenleri
İnsanların %80’inde fizyolojik olarak 2,5-4 saatlik aralarla yer değiştiren tek taraflı burun tıkanıklıkları görülebilir. Ancak toplam hava yolu direnci değişmediği için tıkanıklık hissedilmez.
Burun tıkanıklığı nedenleri arasında mukozal ödem ya da hava yolu şekil bozukluğuna bağlı hava yolu direncinin artmış olması ilk sıralarda gelir. Tıkanıklığın yerini ve derecesini belirlemede klinik muayenenin yanısıra rinomanometri, akustik rinomanometri ve pletizmografi kullanılabilir.
Burundan rahat solunum hissi karmaşık bir olaydır. İnsanların çoğu gün boyunca ağızları kapalı burunlarından nefes alma rahatlığını yaşarken bir kısmı ise bazen hiç bir şikayeti olmadan yaşamlarını ağız solunumuyla geçirirler. Normal bir burun solunumunda hava burun içi örtüsüyle maksimum miktarda temas ederek akciğerlere gider. Burun tıkanıklığı nedenleri arasında mukozal ödem ya da hava yolu şekil bozukluğuna bağlı hava yolu direncinin artmış olması ilk sıralarda gelir. Burun içerisindeki yapıların birbiriyle olan ilişkisine göre tıkanıklık değişik yerlerde olabilir. Tıkanıklığın yerini ve derecesini belirlemede klinik muayenenin yanısıra rinomanometri, akustik rinomanometri ve pletizmografi kullanılabilir.
Gerilim tipi baş ağrısında, çene eklemi sorunlarında ya da ruhsal gerginlik durumlarında sürekli burun tıkanıklığı hissedilebilir.
BURUN TIKANIKLIĞI NEDENLERİ
ANATOMİK-YAPISAL-NEDENLER
Burun bölmesinin orta hattan belirgin biçimde bir tarafa doğru sapması tıkanıklığa yol açar. Bu durum genellikle daha önceden geçirilmiş bir burun kazasına bağlıdır. Oluşan bozukluk burun tıkanıklığına yol açıyorsa cerrahi olarak düzeltilebilir.
Burun içerisinde özellikle çocukluk döneminde görülen yabancı cisimler de tıkanıklığa neden olabilir. Özellikle uzun süre burun içerisinde kalan yabancı cisimler tıkanıklık, kötü kokulu ve kanlı olabilen burun akıntısına neden olabilir. Burun içi dokular hasar görebilir.
Burun taşları (rinolitler) bakteri, kan, iltihap hücreleri ya da yabancı cisimler etrafında biriken minerallerden oluşur. Genellikle tek taraflı olarak görülür ve çocukluk yıllarında burun içerisine yanlışlıkla itilmiş olan yabancı cisimler (düğme, oyuncak parçaları, bezelye ya da nohut gibi) burun taşlarına neden olur.
Burun arkasından genize geçiş bölümünün kapalı olması özellikle yenidoğan çocukların burun tıkanıklıklarının en önemli nedenidir. Basit bir operasyonla kapalı olan bölge açılabilir.
Çocukluk çağında en sık görülen burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir.
Geniz eti bademciğe benzeyen damağın gerisinde ve üstünde bulunan bir dokudur. Geniz eti büyük olan çocuklar uyku sırasında sesli nefes alıp verme, horlama, kulak enfeksiyonları, işitme güçlüğü, yüz kemiklerinde farklılaşma, ağız ve diş yapılarında bozulma sorunlarıyla karşılaşabilirler. Tedavisinde cerrahi girişimler önerilebilir.
Nazal polipler, burun içerisinde oluşan iyi huylu tümörlerdir. Allerjik nedenler, sık burun enfeksiyonları, aspirin ve benzeri ağrı kesiciler polip oluşturabilir. En sık şikayet nedeni burun tıkanıklığı, koku almada güçlük, berrak veya sarı-yeşil renkli burun akıntısıdır. Polipler grimsi renkli yuvarlak, genellikle ince bir bağlantısı olan, hareketli, ağrıya duyarsız ve kanamayan yapılardır. Allerjik nedenler varsa tedavisi yapılır. İlaçlarla küçülmeyen polipler operasyonla tamamen temizlenirler. Polipler bazen tekrar oluşabilir.
Papillomlar yine iyi huylu, siğil benzeri tümörlerdir. Burun orta duvarı ve yan duvarlarından çıkarak hava yolunu tıkayabilirler. Bazen kanama yapabilirler.
Daha nadir olarak görülen sinir dokusu kökenli tümörler de büyüdükten sonra burun tıkanıklığı yaparlar.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Kent yaşamının getirdiği zorunluluklar nedeniyle neredeyse sürekli olarak kapalı ortamlarda bulunan, atmosferik kirliliğe maruz kalan kişilerde kimyasal uyarılar nedeniyle burun tıkanıklığı görülebilir.
HORMONAL NEDENLER
Hamilelikte görülen burun tıkanıklığı östrojen hormonuyla ilişkilidir. Genellikle ilk 3 aydan sonra ortaya çıkar; giderek kötüleşir ve doğumdan hemen sonra kaybolur. Benzer tıkanıklık hissi gebelik önleyici hapların kullanımı sırasında, adet dönemlerinde de görülebilir. Tiroid hormonlarının azalması durumunda da tıkanıklık görülebilir.
ENFEKSİYONLAR
En sık neden, özellikle kış aylarında ve mevsim dönümlerinde görülen soğuk algınlığıdır. Virüslerin neden olduğu bir enfeksiyondur. Hava yolu ve yakın el-beden teması ile bulaşırlar. Burun mukozasına yerleşince histamin denen kimyasal madde salınımına yol açarlar. Bu madde buruna giden kan miktarının artmasına ve sıvı salgısının artmasına yol açar. Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin direnci azaldığından bakteri enfeksiyonları da kolaylıkla ortaya çıkabilir. Berrak olan akıntı sarı-yeşil renge dönüşür. Bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerekir.
Sinüs enfeksiyonları burun tıkanıklığı, sarı-yeşil iltihabi burun akıntısı ve baş ağrısı şikayetine yol açar. Tedavisi öncelikle ilaç tedavisidir. İyileşmeyen veya sık tekrarlayıp uzun süren sinüzitlerde cerrahi girişim önerilir.
VAZOMOTOR RİNİT
Rinit, burunun ve burun içi örtüsünün enflamatuar (iltihabi) reaksiyonu demektir. Vazomotor terimi ise “kan damarlarıyla ilgili” anlamında kullanılır. Burun içi örtüsü genişleme ve daralma özelliğine sahip çok miktarda atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık, yarısı kapalıdır. Daha çok burun içi damarların kontrolünü sağlayan sinir sisteminin düzensiz çalışması nedeniyle görülür. Bu durum aspirin kullanımı, çevresel kirlilik faktörleri, stres, tiroid hormonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, sıcak içecekler, alkol, dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun süreli kullanımı ile ortaya çıkmar. Tedavisi genellikle ilaçlarla yapılır. Tedaviye yanıt vermeyen büyümüş burun içi dokuların cerrahi olarak küçültülmesi gerekebilir.
ALERJİK RİNİT
Alerji, yabancı bir cisme (polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri ve atıkları, mesleki ortamdaki maddeler (fırıncılar, kuaförler) veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamatuar yanıttır. Bazen besinlere karşı da allerji gelişebilir. Polenler ilkbahar veya sonbaharda problem oluşturur. Ev tozu ise bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Tedavisinde ideal olarak allerjik maddelerden uzak durma önerilir. Ancak bu pratik olarak mümkün olmadığından ilaç tedavisi ve/veya daha spesifik tedavi yöntemi olan allerji iğneleri kullanılır.
Kaynak: Amerikan Hastanesi
Diş Eti Çekilmesi ve Tedavisi
Dişler güzel temizlenmesse, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu püremsi birikintiler, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının başsorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar.
Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Ve bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir.
Dişeti iltihabının ilk belirtisi dişetindeki kanamalardır. Dişetlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, sağlıklı dişeti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak pütürlü bir görünümü vardır.
Dişeti Hastalığının Belirtileri:
Dişler düzgün temizlenmediğinde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu püremsi birikintiler, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar.
Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Ve bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir.
Dişeti iltihabının ilk belirtisi dişetindeki kanamalardır. Dişetlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, sağlıklı dişeti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak pütürlü bir görünümü vardır.
Dişeti Hastalığının Belirtileri
• Dişeti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişeti kanamasıdır. Sağlıklı dişeti kanamaz
• Dişetlerinde şişmeler, kızarmalar oluyorsa,
• Dişetlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet oluşuyorsa,
• Dişeti kenarlarında veya dişler arasında, distaşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar görülüyorsa,
• Diş ile dişeti arasından iltihap geliyorsa,
• Dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler aralsında açılmalar oluyorsa,
• Ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat hissi var ise,
geç kalmadan bir dişhekimine muayene olunması gerekir.
Sağlıklı diş ve dişetleri; Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diştaşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler zararlı maddeler dişetlerine zarar verir. Toksinler dişetlerin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilir.
Dişeti hastalıklarına neden olan diğer unsurlar :
Periodontal hastalıkların ana nedeni bakteri plağı olmakla beraber, diğer unsurlar da dişetlerinizin sağlığını etkileyebilir.
Beslenme biçimi ve tütün kullanma ağız sağlığınızı etkilemektedir. Besleyici değeri düşük bir diet vucudun hastalıklara karşı mücadele gücünü azaltmaktadır. Ayrıca, stres vucudun hastalıklardan korunma kabiliyetini etkileyebilir. Tütün kullananlar, kullanmayanlara göre, dişetlerini daha fazla tahriş etmektedirler. Lösemi, AIDS gibi vücudun savunma sistemini etkileyen hastalıklar dişetlerinin durumunu daha kötü bir hale getirebilir. Kişilerin enfeksiyona çok açık olduğu, kontrol altında olmayan diabet gibi durumlarda dişeti hastalığı genellikle çok daha şiddetlidir ve kontrol altına alınması daha güçtür.
Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, dişetlerinin daha kırmızı, bakteri plağına karşı daha duyarlı bir hale gelmesine neden olur. Erken safhalarında bulunan varolan bir dişeti hastalığı özellikle hamilelik döneminde daha da şiddetlenebilir. Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve bazı kalp ları ağız sağlığınızı etkileyebilir.
Genel sağlığınızdaki en ufak değişimleri dişhekiminize bildiriniz.
Dişeti hastalıkları teşhisi :
Dişhekimleri dişetlerinin genel görünümünden şüphelendikleri zaman periodontal sonda adı verilen bir alet ile diş ile dişeti arasındaki dişeti cebinin boyunu ölçerler. Yetişkinlerdeki her ağız içi muayenesinin bir parçası olarak periodontal muayene yapılmalıdır. Dişlerin etrafındaki kemik dokusunu değerlendirmek için röntgen filmler alınabilir.
Sağlıklı dişetleri için öneriler:
Periodontal hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynayabilirsiniz. Yaşam boyu dişlerinizi ağızda tutmak için bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak hergün, dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir.
Yukarıda sayılanlara ek olarak dişhekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bir dişhekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölğelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği ismi verilmektedir. Dişhekiminizin sizin özel gereksinimlerinize göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile dişetlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz.
Dişhekimini düzenli ziyaret ederek ağız sağlık ürünleri hakkında dişhekiminizden öneriler alabilirsiniz. Piyasada pek çok çeşit diş fırçası, diş ipi, ağız gargaraları ve dişler arası temizleyicileri bulunmaktadır. Diş hekiminiz size en uygun olan ürünleri seçmenizde yardımcı olacaktır.
Dişeti hastalıkları tedavisi:
Dişeti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesidir. Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Dişeti hastalıklarının erken safhalarında uygulanan bu işlemler genellikle yüz güldürücü sonuçlar için yeterli olmaktadır.
Daha ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahele gerekebilir. Cerrahi müdahelenin amacı; derin ceplerdeki diştaşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve dişetlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir.
Tedavilerden sonra periodontal hastalar periyodik olarak görülmelidir. Periodontal tedavi ile elde edilen olumlu sonuçları korumanın tek yolu dişlerin fırçalanması, diş ipi ve bakteri birikintilerini ortamdan uzaklaştıran kimyasal ajanların düzenli olarak kullanılmasıdır. Ve en önemlisi dişekiminin önerdiği aralıklarla kontrolünüzü yaptırmaktır.
Periodontal Tedavileri Kimler Yapar?
Tüm dişhekimleri periodontal hastalıkları tanımlayıp erken dönemdeki dişeti hastalıklarını tedavi edebilirler. Bazı dişhekimleri ise ilerlemiş periodontal hastalıkları tedavi edebilecek ek bilgi birikimine ve tecrübeye sahiptirler, bu konuda uzmanlaşmışlardır. Bu bilgi birikimine sahip dişhekimleri periodontist olarak isimlendirilmektedir. Dişhekimi, gerekirse hastalığın bir uzman tarafından tedavi edilmesi gerektiğine inanır ve hastayı bir periodontiste gönderebilir. Periodontal hastalıkların tedavisi ile beraber, dişlerinizin düzenli fırçalanması ve düzenli dişhekimi ziyaretleri ile yaşam boyu sağlıklı dişler korunabilir.
Alıntıdır.
Haşema Modelleri
Tesettürlü bayanlar için Haşema Modelleri


























