kadınsak burdayız

cinsel isteksizlik sorunları ve tedavisi

Madonna kitap okumayı yeğ tuttuğunu söyledi. Marilyn Monroe ise yanlış yaptığını düşündü. Kadınlarda cinsel isteksizlikten sıkça bahis konusu olurken, aseksüellerin sayısında da artış olduğu söyleniyor.
Cinsel isteksizlik, eğitim düzeyi ve sosyal statüden bağımsız olarak herkeste görülebilecek bir durum. Bu durumun nedenleri ise geçmişte yaşanan bir istismardan, en sade anlamıyla seksten hoşlanmamaya kadar değişebiliyor.

Normal cinsel dürtülere sahip insanlar için anlaşılması biraz zor bir durum olsa da, cinsel isteksizliği, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumu olarak tanımlayabiliriz. Frijidite ya da cinsel soğukluk terimlerini de duymuş olabilirsiniz ki, aynı duruma işaret eder.

İsteksizliğin iki tipinden bahsetmek mümkün

Cinsel isteksizliğin fiziksel nedenleri arasında cinsellikten uzun süre uzak kalmak, doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemleri, cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarının bilinmemesi, alkolizm, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklar, MS, Parkinson gibi nörolojik hastalıklar, yaşlanma ve menopoz, kullanılan bazı ilaçlar, böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği, tiroid hastalıkları, , ameliyatla rahmin alınması, hormonal dengesizlikler, rahim ağzı enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar, yaşa bağlı hormonal yetersizlikten kaynaklanan kuruluk, ameliyat sonrası meydana gelmiş yapışıklıklar gibi cinsel hayatı etkileyecek jinekolojik rahatsızlıklar, ve ağrılı ilişki sayılabilir.

Fiziksel nedenler olduğu gibi psikolojik nedenlere de bakmakta yarar vardır. Vajinismus, aşırı stres, eşler arasındaki geçimsizlikler ve çatışmalar, homoseksüellik, evlilikle ilgili problemler, beden şekli ile ilgili kaygılar, bıkkınlık, cinsel travmalar, tecavüz, ailede birinin ölümü, çocuk doğumu, taşınma gibi önemli yaşam olayları, ilişkiye gerekli özenin gösterilmemesi, cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi, cinsel ilişkide bulunmanın bir suç veya günah olarak algılanması, anksiyete ve depresyon bunlardan bazılarıdır. 

Bu tür vakalarda, sadece yüzde 1′lik bir oranda fiziksel nedenlere rastlanırken, geri kalan yüzde 99′da sorun psikolojiktir. 

Nasıl tedavi ediliyor?
Öncelikle hastalığa neden olan etmenin bulunması gerekir. Eşlerden birinde belirgin düzeyde cinsel istek azlığı varsa istek düzeyini arttırmaya çalışmak gerekir. Bazen de eşlerden birinde aşırı isteklilik ve talepler varsa dengeyi sağlamak açısından bu istek ve talepleri azaltmak gerekebilir. Bu hastalar tedaviye eşleriyle katılmalıdırlar. Organik bir hastalık saptanamazsa, çiftlerin psikolojik yardım alması gerekir.

Cinsel isteği arttıran doğal etken aşk

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , , , ,

Seksten soğudunuz mu?

Bunun için sekse renk katacak, cazip kılacak yöntemler uygulamalısınız…

Her seferinde eşinizi bahaneler bularak uyutmaya çalışıyorsunuz. Çiftler arasında yaşanan bu sorun cinsel soğukluk olarak adlandırılıyor. Sorun çok önemli çözülemeyecek bir problem değil. Nedenleri kesin olarak bulunduğunda, çözümü çiftlere kalıyor.

Çalışma hayatının etkisi
Çalışan bir kadınsınız ve iş ortamınızda oldukça gergin saatler yaşıyorsunuz. Eve geldiğinizde doğal olarak iş yaşamında yaşadıklarınız özel hayatınıza yansıyor. Bu nedenle seks yapmaktan vazgeçmiş olabilirsiniz. Ya da çalışmıyorsunuz, çocuklarınız var ve bütün gün evle uğraşıyorsunuz, bu monotonluk da sizin seksten soğumanıza neden olabilir. İlk önce beyninizde sizi meşgul eden kötü düşünceleri bir kenara atın, kendinizi sevdiğiniz erkeğin kollarına bırakın.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , ,

Seksten soğutan kusurlu hareketler

Yatağımız, aşk ve seks için belki de en önemli yerlerden biri. Fransız öykü ve roman yazarı Guy de Maupassant’ın Lit (Yatak) adlı eserinde yazdığı gibi; yatak, neredeyse hayatın sembolüdür: “Orada doğulur, orada sevilir ve orada ölünür” diye belirtir ünlü yazar. Seks, çiftlerin fantezilerine göre; sokakta, tuvalette, barda, mutfakta, arabada ya da boş bir apartman dairesinde gerçekleşebilir ama yatak çiftlerin bedenlerini keşfettikleri akla ilk gelen mekandır.

Tabii diğer potansiyel sevişme mekanlarına göre çok da konforlu olduğunu söylemeliyiz. Kısaca yatak; uykunun, bazen hastalıkların, bazen de tembelliğin en rahat yuvası olsa da, asıl olarak aşkın ve erotizmin en yakın şahididir. Aşk orada pekişir, kavgalar orada son bulur. Bazen bütün gün kavga edip birbirleriyle hiç konuşmayan, öpüşmeyen çiftler gece olduğunda yatağın sıcaklığında birbirlerine sarılır ve böylece barışırlar.

Teknolojik gelişmeler sonucunda en yakın dostumuz haline gelen cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlarımız, televizyon ve yatakta seyretmekten zevk aldığımız diziler, sevgilimizle yatakta tartıştığımız sorunlar, gece yarılarına kadar elimizden düşürmediğimiz kitabımız, sigaramız ya da yatakta unuttuğumuz çoraplarımız yatağımızdaki en büyük düşman olabiliyor, aşkımızı tüketecek zararlı nesnelere dönüşebiliyor. Yataktaki arkadaşımızla sonu gelmeyen ‘bir telefon konuşması yaparken, ilgi bekleyen sevgilimizi ihmal edebiliyoruz, işte kesinlikle yatağa sokulmaması gereken, varlıkları aşkı ve ilişkiyi tehlikeye düşürebilecek şeyler.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , ,

Cinsel Sorunlar

Cinsel Sorunlar

Cinsel sorunlar hem biyolojik hem psikolojik hem de kültürel tarafları olan bir süreçtir. İnanılması zor bir fizyolojik sürecin ardından cinsel işlevler yerine getirilir. Cinsel işlev bozuklukları hemen her yaşta ortaya çıkabiliyor. Cinsel işlev bozukluklarının nedenleri bazen sıradan ve önemsiz olabilirken; bazen ciddi bazı sağlık sorunlarının da habercisi olabilmektedir. Beslenme düzeninizden, basit gribal enfeksiyonların tedavisi için kullandığınız bazı ilaçlara, genel hastalık ve stres durumlarına, hayatınızdaki sosyal gelişmelerden bile etkilenebilir.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , , ,

Cinsel İsteksizlik

cinsel isteksizlikBazı kişiler cinsel yönden fazla istekli olmadığını düşünürler. cinsel isteksizlik da çoğu zaman yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazıkişiler yapıları gereği cinselliği daha az düşünebiliriler.

Belli dönemler bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha az cinsel arzu duyduğunun fark edebilir.

Cinsel isteğin normailin dışında düşük olduğunun belirleyicisi, bu isteğin azalmasının kişiyi rahatsız etmesi veya kişinin eşiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan “azalmış cinsel arzu” anormal kabul edilmez

Bu Konunun Devamını Okuyun »

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , ,
Web