Anasayfa / KİLO VERME ZAYIFLAMA / Ne Yapsam Kilo Veremiyorum

Ne Yapsam Kilo Veremiyorum

Diyenlerden iseniz mutlaka bir sebebi olduğunu unutmamalısınız. Bilinçsiz yapılan diyetlerin metabolizmanıza ne kadar zarar verebileceğini ve ileri yaşlarda tüm bu zararların geri döneceğini düşünerek sağlıklı beslenmek en doğrusu olacaktır.

Yapılan veya yapılmaya çalışılan diyetlerde çoğu zaman ‘ doğru bilinen yanlışlar ‘ sebebiyle pek çok kişi farkında olmadan hata yapmakta ve kilo vermek yerine tam tersi fazlasıyla kilo almaktadır.

Her pazartesi başlanan diyetler en geç Çarşamba günü son bulmakta ve bu başarısızlık bir kısır döngü halini almaktadır. Unutmayın ki, her başlangıcın bir sonucu vardır diyete değil doğru beslenme alışkanlığına başlamanız gerekmektedir.

Bu kısır döngü içerisinde yapılan hataları nasıl düzeltebiliriz, bir bakalım ;
Arkadaşınızdan, kardeşinizden veya komşunuzdan duyduklarınızla veya daha önce alınmış bir listeyle diyet yapmaya kalkmayın, çünkü diyet bireye özeldir. Her bireyin metabolizması farklı çalışır, fotokopi ile çoğaltılan listeler sizin metabolizmanızda farklı sonuçlar doğurabilir.

Kilo alırım korkusuyla aç kalmayın. Uzun saatler süren açlığın sonunda bedeniniz metabolizmasını yavaşlatır, yani daha az enerji harcamaya başlar, ve açlığın sonunda kontrolsüzce yemek yersiniz. Bu da az enerji harcayan bedeninizde daha fazla yağ depolanmasına neden olur. Oruç tutanlar da neden kilo alındığının nedenlerinden biri de budur. Bu nedenle gün 6 defa 3 ana 3 ara olacak şekilde besleniniz. En ideal öğün saatleri sabah 7:30 – 08:00 de kahvaltı , 10:30 da 1. ara öğün ,12:00 – 13:00 gibi öğle öğünü , 15 :00 te 2. ara öğün , 18:00 – 19 :00 gibi akşam yemeği ile 21:00 – 21:30 da da 3. ara öğünü olarak yaşam tarzınızı mümkün olduğunca adapte edebilirseniz mutlaka faydasını göreceksiniz.

Diğer bir konu da gün içinde içilen çay, kahve ve diğer sıvı içecekleri ‘su içtim‘ yerine saymayın, bunlar kafein ve sodyum içerdikleri için vücutta su tutulumuna neden olarak ödem ve fazla su birikimi ile sonuçlanırlar. Kahve veya çay içme alışkanlığınızın yerine gün içindeki ara öğünlerinize denk getirecek şekilde bitki çayı veya kendi hazırladığınız meyve çaylarını tercih ediniz. Örneğin 1 adet küçük boy elmayı haşlayıp içine 2 – 3 adet karanfil ve 1 – 2 küçük parça tarçın ve bir iki damla limon ile tatlandırabilirsiniz. Bu çay aynı zamanda vücutta biriken suyu da atmanıza yardımcı olacaktır. Form çaylar bağırsak tembelliğine yol açtığı için tüketmeyiniz. Gün içinde 8 – 10 bardak kadar bol su içiniz.
Ayrıca Tuz tüketiminizi sınırlamanın yanında tuz içeriği yüksek olan besinleri de ( hazır soslar, salamuralı yiyecekler, hazır bulyonlar, kabartma tozu, soda gibi ) sınırlamalısınız. Fazla tuz da yine vücudunuzda ödem oluşumuna yol açacaktır.

‘ Kahvaltı dışında hiç ekmek yemiyorum ‘ veya ‘ Öğünlerde ekmeksiz yemek yiyorum ‘ yada ‘ Ekmek yerine Makarna / Pilav yiyorum. ‘ şeklinde bir alışkanlığın doğru olduğunu düşünmeyin, Bu tam tersi sizin ekmeksiz doymayıp daha fazla yemek tüketmenize sebep olacaktır, hem de daha çabuk acıkmanıza. Doğru olanı ekmek olarak tam buğday / arpa / çavdar ekmeklerinden birini seçerek her ana öğünde 1 – 2 dilimi geçmeyecek şekilde tüketmenizdir. Böylece aynı zamanda posa tükettiğiniz için sindirim sisteminiz daha rahat çalışacak ve farkı sizde hissedeceksiniz. Kepek ekmeğini çok sık kullanmayın çünkü kepekli ekmek aslında beyaz undan yapılır ve içine her firma veya fırının kendi ölçüsüne göre kepek atılır. Dolayısıyla öğütülmemiş tam buğday / arpa / çavdar tanesinden yapılmış ekmeği tüketmek daha sağlıklıdır.

Gece yemek yeme alışkanlığından derhal kurtulun, gece acıkmanızın sebebi akşam öğününde yanlış beslenmenizden kaynaklanıyor. Çünkü kan şekerini çabuk yükseltip sonrada vücudun doğal dengesi gereği kan şekerini düşürecek besinleri tüketiyor ve çabuk acıkıyorsunuz. Mutlaka salata , sebze, tam buğday / arpa / çavdar ekmeği tüketerek , et yerine haftada 2 -3 kez kurubaklagil yemeği yiyerek bu durumu engelleyebilirsiniz. Acıktığınızda tatlı yada ağır yağlı bir yemek yerine yarım yağlı yoğurda biraz kuru meyve doğrayıp yemeniz daha doğru olacaktır.

Tükettiğiniz süt / yoğurt ve peynirin yarım yağlı olanını tercih edin. Krem peynirlerinin yağ içeriği son derece yüksek olduğu için tüketiminden kaçının. Labne peynirinin yağı azaltılmış olanını tercih edebilirsiniz. Bu peynir süt fermentasyonu ile elde edildiğinden son derece sağlıklıdır. Kahvaltılarınızda lor da tercih edebilirsiniz. ( kaşar loru değil ) Ayrıca Et/tavuk/balığın ise mümkün olduğunca görünür yağı olmadan yağsız olarak tüketin.

Mümkün olduğunca yemekleri kavurmadan ve porsiyon başına 1 yemek kaşığı yağ denk gelicek şekilde yağ eklemeli, kızartmalardan ve katı yağlardan uzak durmalısınız.
Salam, sosis, sucuk, sakatatlar, margarin, krema, kaymak, mayonez, hardal, çeşitli soslar yağ içeriği ve katkı maddeleri yüksek olduğunu için tüketmekten kaçınmalısınız. Kola, gazoz vb gibi asitli içecekler, hazır meyve suları ile içeriğini bilmediğiniz buzlu kahveler frappiçinolar vs. ‘lerin içimini de tercih etmeyin.

Yememeniz gereken bir besini evinize almayın, alışveriş listenizden çıkarın. Evinizden uzaklaştırmanız bu besini tüketme alışkanlığını azaltmanıza yardımcı olacaktır.
Yemekleri fazla miktarda, artacak kadar ne pişirin ne de tabaklara servis edin. Artan yemeklerin süpürücüsü siz olmayın. Ayrıca da çöpü doldurmak yerine midenizi doldurduğunuzu düşünün ve kendinize çöp kovası muamelesi yapmayın.
Hatır için yemek yemeyin, yakın çevrenizdeki insanların ısrarı veya isteğiyle tüketmemeniz gereken bir besini yemekten kaçının. Arkadaş çevrenizi de bu yönde motive edin. Toplantı veya yemeklerinizdeki ikramlarınızda sağlıklı ve hafif tarifler kullanın, çeşit sayınızı azaltın. Mutlaka bol salata ( yağ ve mayonez miktarına dikkat ederek ) + ayran veya sütlü (az şekerli yada tatlandırıcılı) bir tatlı ve bir dilim kek ( üzüm/kayısı/erik gibi kuru meyvelerden veya ceviz/badem/fındık ile yapılmış, yağsız ve az şekerli ) gibi bir menü ile sınırlandırın. Un olarak kepekli unu tercih edin, böyle bir un ile farklı tarifler deneyin. Mutlaka kendinize uygun olanı bulacaksınız. Yada bir yemek planlıyor iseniz, Sebze yemeği ve yoğurtlu salatalardan oluşan çeşitlerinize zeytinyağlı bir kurubaklagil yemeği ile ızgara et/tavuk/balık ile destekleyebilirsiniz.

Unutmayın siz özelsiniz ve kendiniz için en iyisine siz karar vermelisiniz. Sizin prensipleriniz olduğunu ve yaşam tarzınızın siz tarafından özenle belirlendiğini herkes bilmeli ve saygı duymalıdır.

Bunun dışında çeşitli sakızların, otların, bitkisel suların yada mamaların zayıflama üzerine kesin etkisi yoktur. Çoğu kişide de hormonal denge bozukluklarına kadar olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bilimsel olmayan insan sağlığı için faydalı olduğu ispatlanmamış hiçbir besin yada benzeri madde veya yöntem ile zayıflama uğruna kişilerin sağlığı riske atılmamalıdır. Çok basit bir.örnek vermek gerekirse,sabah aç karnına ılık limonlu su içmenin yağları yaktığını düşünmeyin. Bunun hiçbir etkisi yoktur. Boş midenize inen limonun kaslarınızı sarmış yağı eritme gibi bir mucizeyi yaratması söz konusu değildir. Özellikle mide hassasiyeti olan kişilerde bu tam tersine problem yaratabilir. Limon asidik bir meyvedir ve aç karnına mide de tahrişe sebebiyet verebilir.

Diğer önemli bir konu da çok düşük kalorili ( ketojenik diyetler) kesinlikle uygulamamanız gerektiğidir. Bir diyetisyen tarafından sizin metabolizmanıza göre planlanmış diyeti uygulamanız gerektiğini unutmayınız. Haftada yarım veya 1 kilo vermek doğaldır bunun üzerindeki kilo kayıpları sakıncalıdır, verilen kilolar bir süre sonra fazlasıyla geri gelmektedir.

Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenin yanında mutlaka spor yapın, spor yapmanın yanında da günlük hayatınızda hareketli olmaya, mümkün olduğunca fazla adım atmaya, aktif olmaya, tempolu yada hızlı yürümeye ( koşar gibi yürümeye ) özen gösterin. Vücudunuzu şekle sokmaya yardımcı birkaç aerobik hareketi yapmayı alışkanlık haline getirin, her gün 2 dakikanızı bu işe ayırırsanız faydasını göreceksiniz. Oturarak çalışanlar için her gün 5 -10 dakika boyunca karnınızı içeriye doğru gerip bırakmanın bile etkisi sizi mutlu edecektir.

Aynada kendinizi kontrol edin, kilo almaya başladığınızda beslenme şeklinize ve yaşam tarzını hemen bir göz atın.

Kilo vermek sanıldığı gibi zor bir iş değildir sadece oturarak yada hiçbir şey değiştirmeyerek elde edilemez. Sihirli bir ilaç, formül yada besin ne yazık ki yok, lütfen bu konuda bilinçli olun ve bilimsel olmayan hiçbir bilgiye inanmayın.

Bu işin anahtarı ‘ davranış değişikliği ‘ ve ‘ doğru bilgiyi öğrenmekten ‘ geçiyor. Kendinize güvenin mutlaka laboratuar bulgularınız bir uzman tarafından değerlendirilsin ve bu konuda bilimsel bilgisi olan bir diyetisyenden danışmanlık alın.

Diyetisyen
Sabiha ATAÇ

Hakkında: admin

[

İlginizi Çekebilir

kilo-verme

Nasıl Zayıflar sınız?

Sağlıklı zayıflamak için her şeyden önce zayıflamaya değil yaşam biçiminizi değiştirmeye kara vermelisiniz. İsterseniz 2 ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir