Anasayfa / SAĞLIĞIMIZ / Modernizm Hastalığı Depresyon

Modernizm Hastalığı Depresyon

Modernizm Hastalığı Depresyon

Depresyonun ya da eskilerin deyimiyle melankolinin geçmişi Hipokrat’a kadar dayanır. Modern çağın hastalığı depresyon başlığını atarken depresyonun dönemsel ya da yüzyılımıza ait bir rahatsızlık olarak algılanmasını da istemem.
Depresyon, bugün sürekli değişim ve gelişim içinde olan insanın yaşadığı psikolojik sorunlar arasında önemli bir yere sahiptir. Tarihsel olarak bilinen bu hastalık modern çağın insanının yaşam koşullarıyla birlikte belirgin şekilde artmış olduğu bilinmektedir. Modern çağın insanı sürekli değişim içindedir. Sürekli değişen teknolojiye, ekonomik koşullara, sosyal ve kültürel koşulların baskısı altında uyumlaşmaya çalışmaktadır. Bu uyumlaşmaya çalışma çabası bir süre sonra yılgınlığa ve tükenmişliğe yol açmaktadır. Bu çabanın mağduru olanlar ise genel bir çökkünlük hali olarak tanımlayabileceğimiz depresyona girerler.

Depresyonda Neler Olur ?

Geceler boyu süren uykusuzluk, halsizlik yorgunluk iştah düzensizlikleri görülür. Zamanla uyku ve beslenme düzensizlikleri bilişsel işlevler üzerinde de etkiler bırakır. Dikkati toplamakta güçlük çekilir. Konsantrasyon bir başka sorun olarak ortaya çıkar. Depresyon yoğunluğu ve sürekliliği arttıkça hafızada geçici sorunlar oluşturur. Sosyal ve mesleksel ortamlarda kişi kendini geri çeker. İşlevselliği bozulur. Bu durum onun iş ve sosyal yaşamda iş gücü kaybına neden olur. Yoğun sıkıntı hali, isteksizlik ve bunaltı eşlik eder. Kişi kendini değersiz önemsiz bir hiç gibi hissetmeye başlar. Yalnızlık duygusu öyle yoğunlaşır ki depresyon yaşayan birey bu dünya da kendini tek ve yalnız hisseder. Olan biten her şeyden kendini sorumu tutar ve suçluluk hisleriyle kendini kahreder. İçinde bir acı belirir. Hayatı yaşamaya değer bulmamaya başlar. Bu ruhsal ızdırap halini yaşayan bireyin bedensel olarak da bir takım belirtileri olur. Nedeni belli olmayan sırt ve bel ağrıları, mide ağrısı, şişkinlik, kol ve bacaklarda halsizlik, genel baş ağrısı, ve cinsel isteksizlik, sertleşme bozukluğu ya da cinsel ilgi kaybı gözlenir.

Depresyona Neden Olanlar

Depresyona neden olan bir çok hayat olayını örnek vermek olasıdır. Araştırmalara göre kalıtsal faktörlerin etkisi de vardır. Ancak kesinlikle ve sadece kalıtsal olduğunu söylemek çok zor. ve doğru da değildir. Ancak anne babasında depresyon olan bireylerin depresyona girme olasılığı diğerlerine göre daha fazladır. Ya da yaşamının bir evresinde depresyona girmiş bireyin tekrar bunu yaşama olasılığı diğerlerine göre daha fazladır. İş veya eş değişikliği, hayatımızda değer verilen birinin ölümü ya da ayrılığı, ekonomik koşulların zorluğu, kötü yaşam koşulları, taciz, tecavüz, kötüye kullanım, iş yaşamının beraberinde getirdiği çatışma ve gerginlikler, doğal afetler, kronik ve süreğen hastalıklar, mevsimsel iklim koşullarına bağlı olarak gelişen uyumsuzluk, istenmeyen iş yerinde çalışmak zorunda kalmak, tatil dönüşü yeniden iş yoğunluğuna uyum sağlamak zorunda kalmak, genel başarısızlık yaşantıları örnek olarak sayılabilir.

Maskeli Depresyon

Yaşamımızı alt üst eden depresyon bir de maske takarsa kim bilir neler olur. Depresyonun da maskelisi mi olurmuş dediğinizi duyar gibiyim. Depresyonun ortaya çıkış şekli ve etkileme dercesi yönünden depresyon kimi zaman sinsi bir rahatsızlık da olabiliyor. Maskeyi takan depresyonu tanımak da zorlaşıyor dolayısıyla.

Maskeli depresyon yaşayan bireylerde depresyon kendini fiziksel bulgularla ortaya koyuyor. Bu fiziksel belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor. Kimilerinin cildinde döküntü ile belirginleşir. Kimilerinin se mide ülseri şeklinde ortaya çıkar. Bazılarının gözlerinde bazılarındaysa bir başka fiziksel bulguyla ortaya çıkabilir. Daha çok geçmeyen ağrılar şeklindedir. Ya da boğazda düğümlenme hissidir. Fiziksel bulgular o kadar gerçektir ki maskeli depresyon yaşayan bireyler ruhsal sıkıntıdan çok fiziksel şikayetleri nedeniyle bir yığın tetkikler yaptırır. Doğru adres her zaman bir psikiyatrist ya da psikolog/ psikolojik danışman olmalıdır.

Maskeli depresyon duygularını gizleyen, duygularının üstünü örten, arzularını dile getiremeyen ya da farkında olmayan, birilerini kırmamak üzmemek için dikkatli davranan hasssas kişilerde daha sık görülmektedir. Tüm depresyon olgularının yüzde onyedisi maskeli depresyon olgularıdır. Maskeli depresyon yaşayan bireyler bu durumun farkında olmadıklarından ilgili uzmandan değil de başka uzmanlık alanlarından yardım istediklerinde gereksiz ve yersiz tetkikler yapılmakta gereksiz harcama yapılmasına neden olmaktadır.

Örneklerle maskeli depresyon;
Kayınvalidesiyle çatışmaları olan bayan A, istemediği halde kayınvalidesine gideceği gün felç geçirir. Ama bu durum psikolojik bir felç halidir. Eşiyle cinsel ilişkiye giremeyen B bey’ in akşamları başlayan ve dinmeyen baş ağrıları vardır. Bu nedenle erkenden uyumak ister ! omuzlarda ve sırt bölgesinde yaşanan ağrılarından şikayet eden bayan C nin tüm tetkiklere rağmen ağrılarının fiziksel bir gerekçesi bulunamaz.

Depresyonun Tedavisi

Depresyona neden olan sosyal mesleki alanlardaki değişimler hafif bir depresyonun kendiliğinden iyileşmesine neden olabilir. Bugün depresyon için yazılan ilaçlar doktor kontrolünde güvenle kullanılabilen ilaçlardır ve depresyon tedavisinde son derece etkilidirler. Ancak depresyon tedavisinde terapinin önemi de vazgeçilmezdir. Terapi ile bireyler kendi içsel dinamiklerini kullanır bu açıdan daha dinamiktir. İyileşmenin kalıcılığı açısından da terapi önemlidir. Günlük klinik uygulamalarımızda hipnoz ve hipnoterapinin son derece etkili ve kalıcı sonuçlar verdiğini gözlemlemekteyiz.

Hakkında: sahinucar

İlginizi Çekebilir

kemik-erimesi

Kemik erimesi

Kemik erimesinin kırık oluşturmadığı sürece belirti vermiyor.Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü, kemik ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir