

Erkekler kadının neresine bakar?
İşte erkeklerin kadınların vücutlarında en çekici buldukları özellikler ve bölgeler..
Erkeklerin bir kadında en çekici buldukları özellikler ve vücut şekli su şekilde sıralanıyor
Balık eti ve sıkı vücut
23 büyük araştırma ve deneylere dayanarak yazılan kitaptaki araştırma sonuçlarına göre; pek çok erkek, balık eti kadınları zayıf kadınlara tercih ediyor! Çünkü ekstra birkaç kilo, aradaki seks enerjisini bir anda ikiye katlıyor. Yazarlar, gelmiş geçmiş en seksi kadınlardan biri olarak kabul edilen Marilyn Monroe’nun da 44 beden olduğunu hatırlatıyorlar.
Erotik dudak yapısı Uzmanlar; kadın dudağının genital organlarının bir aynası olduğuna inanıyorlar, zira her ikisi de aynı ölçülere sahip. Bunun yanı sıra cinsel ilişki esnasında her ikisi de genişleyip kanla doluyor. Bu duruma ‘genital eko’ deniliyor. Yani parlak kırmızı ruj kullanmak; bir kadının erkeğe iletebileceği en seksi sinyallerden biri.
Etiketler: erkeklerin hoşlandığı kadın tipi, erkeklerin hoşuna giden kadın, güzel kadın tiplemesi, seksi kadın şekli, sexi kadın nasıl olur —Belki de insan alemi hiç bu kadar yalnız hissetmemişti kendisini. Bu çaresizlik mi, ilgisizlik mi duygusuzluk mu bilinmez ama sonuçta insanlık alemi yalnızlığa doğru hızlı bir şekilde yol almaktadır.yalnızlık, bir kaçış olsa da artık bir zorunluluk ve mecburiyet halini almaya başladı. Yalnızlık bazen duygusuzluk gibi görünse de ,duygusuz kalmaktır,sevilmemektir.sevdirememektir kendini. Her ne kadar gelişen toplumla beraber yalnızlık özenti halini alsa da ,yalnızlığı tercih edenler zamanla birliktelikler için tekrar paylaşım içine girmek, gruba –aileye dahil olmak isterler. Ergen çocuklarda bu durum daha keskin belirmiştir. Ergen, yalnız kalmak, bağımsız bir hayat kurmak ister ama zamanla bu durum onu yıpratmaya başladığı için tekrar aile ile iletişime geçmek, onların desteğini görmek ister. Toplumumuzda batıyı model almaktan dolayı bir bağımsızlık perdesi altında yalnızlaşmaya gidiş görülmektedir. Kişiler özgürlüğü akıl yaşamayıp yalnız kalmak ile özdeşleştirmektedirler. Bu durum özgürleşmenin değil, bireyin kendini boşlukta, sahipsiz, amaçsız hissetmesine götürmektedir. Batıda bu durumdan dolayı artık aileler 18 yaşından sonra çocuklarını bırakmak istememektedirler. Ebeveynler, yalnızlık duygusunun önlemi için çocuklarını yankında tutmak, çocuk yapmak gibi önlemler almaktadır. Sosyal açıdan yalnızlık, Altunkaya tarafından şöyle ifade edilmiştir “insana asıl ağır gelen yalnız kalması değil çağırdığı zaman kimseyi yanında bulamayacağını bilmesidir”. Aslında kişi yalnız olmaktan değil, bir ömür boyu yalnız kalmaktan kaygılanmaktadır. Bu durum ise kişinin kendini çaresiz,değersiz hissetmesine neden olmaktadır.
»
Bu çalışmada hedeflediğimiz nokta, öğrencilerin kendi kapasiteleri dahilinde yapabileceklerinin en iyisini ortaya koyabilmeleri ve yalnızca sınav için değil tüm yaşamları boyunca yararlanabilecekleri bazı bilgi ve becerileri kazanabilmeleridir.
Türkiye’de ilk kez Hipnoz ve EFT nin bir arada kullanıldığı sınav kaygısı, korkusu dikkat ve motivasyon sağlama grup hipnoterapisi ( hipnoz terapisi ) programı.
sınav kaygısı, sınav korkusu, başarısızlık korkusu, motivasyon eksikliği, dikkat sorunları, ders çalışma isteksizliği gibi öğrencilerin sık yaşadığı sorunların iyileşmesi konusunda kaçırılmayacak Grup hipnoterapisi programı.
Eğitimde hipnozun kullanım alanı oldukça geniştir. Okul korkusu olan ilköğretim öğrencisinden ÖSS sınavına hazırlanan öğrenciye kadar eğitimde birçok noktada kullanılmaktadır. Sınav stresi ve sınav heyecanında, öğrencinin ders çalışmak istediği halde çalışamadığı durumlarda, konsantrasyon ve dikkati artırmada , motivasyon ve disiplinli çalışma konularında…… hipnoz oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. ÖSS, OKS, KPSS gibi sınavlar şu anki eğitim sisteminin sonucu olarak öğrenciler üzerinde büyük bir baskı oluşturmakta ve bu baskı da bazı öğrencilerin aşırı strese girmesine, başarı düzeylerinin azalmasına sebep olmaktadır. Öğrenciler sınav öncesinde ve sınav esnasında korku, kaygı ve stres nedeniyle, varolan bilgi ve beceri düzeylerinin çok altında bir performans gösterebilmektedirler.
»
Çocuğun ilk beş yıl zamanında kişiliğinin temellerinin atıldığı bilinen bir gerçektir.
İlk iki yılda anne & çocuk ilişkisi halinde başlar, daha sonra da baba da çocuğun ruhsal yapısının şekillenmesinde yerini alır,çocuklarda ben kavramı aile için de kişiler arasında ilişkilerle konulur.
Aile içinde kurulan bu ilişkiler, sonucunda çocuğun kişilik gelişimi için adımlar atılmış olur aile içinde kurulan bu ilişkiler daha sonraki yaşamlarını etkiler davranışların oluşmasında büyük önemi vardır. Bu bakım dan ilk beş yılda ailenin ilişkilerine, iletişimlerine çok önem vermelidir.
Burada yapılacak olan yanlışlar çocuğun ilerki yaşamlarını kişiliğini etkileyecektir.
Aile içindeki ilişkiler ve iletişimler sonucunda çocukta güven yada güvensizlik duygularının gelişmesine yol açar çocukla annenin ilişkisi ilk olarak emzirme sırasın da ortaya çıkar emzirme durumunda, çocuk tatmin edilmemiş olabilir ve kırıklığa, saldırganlığa, kaygı ve endişeye, güvensizlik duygusuna dönüşebilir.
»
AYRILIK PSİKOLOJİSİ
Ayrılıklar hep acı vermiştir.nedenine bakılmadan.ayrılmak doğru bir karar olsa da yanlış bir karar olsa da bizim üzerimizde belli bir süre büyük etki bırakır. Bu durumu ben muma benzetirim. Ayrılık esnasında insanın yüreğinde kırk mum yanar. Zamanlar bu mumlar teker teker söner. Söndükçe,etrafa (kalbe) verdiği ateş azalır. Her gün bir mum söner. Her sönen mum ateşin etkisini azaltır. Gün gelir tek mum kalır. Omum sönmez. O mum artık ayrılığı değil yaşanmışlığı temsil eder. Artık yakmaz, sadece o ilişkiyi temsil eder. Bu örnekten de anlaşılacağı üzere ayrılıklar da zamanla ilk etkisini gösteremez. Fakat bazen o mumlar o kadar geç söner ki. Hatta sönmemek için çok çaba harcarlar.
Copyright kadinsak.com © 2008 - Kullanım Koşulları iletişim Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır