Anasayfa / BEBEK BAKIMI / Çocuklarda Allerji

Çocuklarda Allerji

Alerjinin tanımıknı yapacak olursak;  Vücudumuzun bağışıklık sisteminin çevremizde bulunan ve zararlı olmayan bazı maddelere karşı aşırı şekilde ve anormal bir reaksiyon vermesidir. Söz konusu olan maddelere “allerjen” denir. Bağışıklık sistemimiz çevremizde bulunan ve vücudumuza burun, nefes yolları, barsaklar ve deriden giren yabancı ve zararlı maddelere karşı yaşamı devam ettirmek için engelleyici reaksiyonlar verir. Bu reaksiyonla bağışıklık sistemi hücreleri zararlı maddeleri ortadan kaldırır ya da girmelerini engeller. Alerjide ise bağışıklık sistemi bundan bir miktar farklı bir yolla ve vücut için zararlı olmayan maddelere karşı ancak vücud için zararlı olan aşırı bir reaksiyon verir. Bu reaksiyon allerjenin görüldüğü organda kronik bir yangı şeklinde devam eder ve bazen geriye dönüşümsüz değişikliklere yol açabilir.
Her ne kadar alerji denilince akla deride kaşıntı, burun akıntısı ve hapşırma gelse de allerjenin etkilediği organa göre bir çok farklı alerjik hastalık vardır. Bunların başında alerjik bronş astımı, alerjik burun ve göz nezlesi (saman nezlesi, bahar nezlesi ve tıbbi adıyla “rhinokonjoktivit”), besin alerjisi, ilaç alerjisi, deri alerjisi (bebeklik egzeması, egzema ve tıbbi adıyla “atopik dermatit”), hayvan alerjisi, böcek alerjisi ve çalışılan ortamdaki maddelere olan mesleki alerjiler gelmektedir. Allerjenler ev içi ve ev dışı allerjenler olarak sınıflandırılırlar. Ev içi allerjenlerinden en sık görüleni ev tozunda bulunan “akar” denilen böceklerdir. Akarlar tüm yıl boyunca alerjiye neden olurlar. Buna karşın ev dışı allerjenlere en iyi örnek ot, ağaç ve çiçeklerin polenleri olup daha çok bahar aylarında alerjiye neden olurlar.


Yukarıda sözü edildiği gibi alerji vücudun bağışıklık sisteminin çevrede bulunan allerjen denilen maddelere karşı anormal ve aşırı bir şekilde reaksiyon vermesiydi. Bu reaksiyon alerjik bünyeye sahip kişide allerjene karşı verilirken, aynı ortamda aynı madde ile aynı miktarda karşılaşsa bile alerjik bünyeye sahip olmayan bir kişi bu reaksiyonu vermemektedir. Bunun temel nedeni allerjene karşı verilen reaksiyonda anne-babadan gelen kalıtsal bir alerjik yatkınlığın olmasıdır. Bu yatkınlığın olması nedeni ile bebeklik döneminden itibaren çevredeki allerjenlere karşı vücut duyarlı ve reaktif hale gelmekte ve daha sonra yineleyen karşılaşmalar nedeni ile alerjik hastalık gelişimini tamamlamaktadır. Bunun için çevrede yeterli konsantrasyonda allerjen bulunmalıdır. Bu nedenle alerjik hastalıklara genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerin bir arada bulunması ile gelişen kronik bir hastalıktır. Ailesel yatkınlık için en önemli gösterge alerjik hastalığa sahip olan anne-babanın çocuklarında alerjik hastalığın normal toplumdaki çocuklara göre daha yüksek sıklıkta görülmesidir. Genetik yatkınlık ve çevredeki allerjenin bir araya gelmesi ile önce vücutta bebeklik döneminden itibaren bir duyarlılaşma oluşur. Bu duyarlılık sonucu bağışıklık sistemi normalde bu maddeye karşı salgılamaması gereken İgE adında bir antikor salgılar. Eğer allerjen vücuda bir daha ulaşırsa hemen onu tanır ve çok şiddetli bir reaksiyon verir.


Bu reaksiyon sırasında bağışıklık sisteminden salgılanan binlerce madde allerjenin etki yarattığı organda anormal şiddette bir alerjik yangı oluşturur ve hastalık bulgularının ortaya çıkmasına neden olur. Bu alerjik yangı eğer burunda ise hapşırma, burun akıntısı, burun kaşıntısı, gözlerde yanma-sulanma ile karakterize olan saman nezlesine, akciğerde broşlarda ise hırıltılı nefes alıp verme, nefes darlığı ve koyu balgam çıkarma ile ortaya çıkan alerjik bronş astımına, deride ise kaşıntı, kızarıklık ve kuruluğa neden olan alerjik egzemaya, barsakta ise karın ağrısı, ishal, kusma ve barsaklar dışında bir çok bulguya yol açan besin alerjisine neden olur. Bazen alerji bulguları yalnızca ilgili organda değil, bir çok ayrı organda görülebilir. Örneğin sadece migren tipi baş ağrıları, göğüs ağrıları, inatçı öksürük, sık sık ve uzun süreli nezle olma ve çocuklarda büyüme geriliği gibi bulgular da alerji nedeni olabilir.


ALLERJEN: Çevremizde bulunan, yukarıdaki anlatılan neden ve mekanizmalarla vücudumuzda alerjik reaksiyon oluşturan maddelere denir. Bu maddeler bağışıklık sistemimizin kolayca tanıyabileceği “protein” yapısındaki organik maddelerdir. Ancak hem bebeklikte bu allerjene karşı duyarlılık kazanmada hemde alerjik şikayetlerin çıkmasında vücudumuzun dışa açılan yerlerine (mukoza); örneğin deri, burun, bronşlar, barsak veya direkt olarak vücudumuza; örneğin injeksiyonla; bir yolla ulaşmaları gerekir. Ev içi allerjenlere en iyi örnek ev tozu akarlarına karşı olan alerjidir. Ev dışı allerjenlerine en iyi örnek polen alerjisidir. Ev tozu akarı allerjenleri çok ufak çaplı olduğu için nefes alma ile burunda tutulmadan bronşlara kadar ulaşır ve bronşlarda meydana getirdiği alerjik reaksiyon ile alerjik bronşial astıma neden olur. Polenler ise daha büyük çaplı ve ağır oldukları için nefes alırken burun bir hava filtresi görevi gördüğü için burunda tutulurlar ve buradaki mukozada alerjik reaksiyona yol açarak alerjik nezleye neden olurlar. Aynı şekilde gözde bir mukoza olduğu için, buraya ulaşan allerjenler alerjik konjoktivite (göz alerjisi) neden olurlar. Çevrede bulunan hayvan, böcek, küf mantarı, besinler, ilaçlar ve üretim sektöründe kullanılan bir çok madde de (mesleki allerjenler) allerjen olabilir. Allerjenler beş ana grupta toplanabilirler:


1. Çevresel allerjenler (ev tozu akarları, polenler, küf mantarları ve hayvan allerjenleri)
2. Böcek allerjenleri
3. Besin allerjenleri
4. İlaç allerjenleri
5. Mesleki allerjenleri
Bunlar içinde en sık rastlanan ve en sık alerjik hastalığa neden olan çevresel allerjenlerdir.
Polenler ot, ağaç ve çiçeklerin üremelerinde görevli olan çapları ortalama 5-40 mikron arasında değişen erkek gametlerdir. Polenlere ait klinik bulgular bu bitkilerin çiçeklerini açtığı üreme mevsimi olan bahar aylarında olur. Rüzgarla etrafa yayılan polenler alerjiden sorumludur. Bunlar sadece bitkinin bulunduğu yerde değil kilometrelerce uzağa bile rüzgarla yayılabilir. Çayır, çimen ve ağaç polenleri rüzgarla taşınan ve havada dolanan polenler olduğu için alerjik nezleye (saman nezlesi) neden oldukları halde, ev içi ve dışında bulunan süs bitki ve çiçeklerinin poleni daha ağır bir yapıya sahip olup böceklerle taşınırlar ve alerjiye pek neden olmazlar. Bahar mevsiminin başlangıç zamanı, havanın yağmurlu olması vb nedenlerle de havada bulunacak olan polenin çıkma zamanı ve yoğunluğunu etkileyecektir.

alıntıdır.

Hakkında: leydi

İlginizi Çekebilir

cocuk-bakicisi

Çocuğunuza kim bakıyor ?

  Aileden birinin çocuğunuza bakması, çocuk bakıcısı sorununun en ucuz çözümüdür. Ancak aileden birini, bakıcıyı ...