Anasayfa / BEBEK BAKIMI / Çocuk ve özgüven

Çocuk ve özgüven

Kendine güven duygusu, çocuk okul çağına geldiğinde gelişmeye başlar. Bu dönemde sizin çocuğunuza olan yaklaşımınız, onunla konuşma şekliniz, özgüven duygusunun gelişmesinde belirleyici rol oynar.

Çocuklar okul çağına geldiklerinde öz saygı duygusu kendilerinde oluşur. Öz saygısı olan çocuğun yeni şeyler denemek ve yeni arkadaşlar edinmek için güveni olur. Buna karşılık öz saygısı yeterince gelişmemiş çocuklar bu alanlarda sorun yaşayabilir ve bu durumda da sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle bu yaşlarda çocuğunuzda kendine güven duygusu oluşturmak için size de görev düşer. Peki siz ne yapabilirsiniz?

İşte bazı öneriler:
Çocuğunuza inanın ve bunu ona gösterin. Onun sevgiye değer ve kıymetli bir varlık olduğunu anlamasını sağlayın.

Onu övün ve kendisiyle ilgili olumlu düşüncelerinizi ona söyleyin. Çocuğunuz, değer ve başarılarını sizin onun hakkında ne düşündüğünüzle ölçer. “Bu zor bir işti ve sen bunu başardın, aferin!” gibi sözler onun kulağına müzik gibi gelecektir. Hata yapmasının normal ve bunun büyümenin bir parçası olduğunu ona tekrar tekrar hatırlatın. Fazla eleştirel olmaktan kaçının, bu kendine güven duygusunu zedeler. kadinsak.com

Aktif bir dinleyici olun. Onu dikkatle dinleyin ve anladığınızdan emin olmak için duyduklarınızı tekrarlayın. Ayrıca devam etmesi için olumlu tepkiler vererek onu cesaretlendirin.

Çocuğunuzun duygularını sözel olarak dile getirmesine yardımcı olun. “Üzgünüm; çünkü…” veya “Mutluyum; çünkü…” gibi.  kadın

Eleştirilerinizi çocuğunuza değil, davranışlara yöneltin. Bu aslında bir tuzağa benzer: Çok fazla eleştiri, çocuğunuz için onun kötü bir çocuk olduğu ve olanların onun aptallığı ya da yaramazlığı yüzünden olduğu anlamına gelir. Bu uzun sürerse, çocuğunuza çok zarar verir. Bu nedenle kızdığınız, ya da sevmediğiniz şeyin kendisi değil, yaptığı davranış olduğunu anlamasını sağlayın.

Güçlü olduğunuz ve güçlü olduğu taraflara odaklanın, zayıf olduklarınıza ve zayıf olduklarına değil.

Size sıkıcı bile gelse, çocuğunuzun ilgi alanlarına saygı duyun. Çocuklarınızın arkadaşları ve okulda neler olduğuyla samimi bir şekilde ilgilenin. Dinlediğinizi göstermek için yorum yapın.

Çocuğunuzun gösterdiği her türlü korku ve güvensizliğe, size önemsiz görünse bile ilgi gösterin, kenara itmeyin. Örneğin size “Matematikte çok kötüyüm.” derse, “Bu çok aptalca”, veya “O zaman matematiğini geliştirmeye başlasan iyi olacak” demek yerine; “Matematik zor geliyor olabilir, sana nasıl yardımcı olabilirim?” tarzında bir şeyler söyleyin.

Bağımsız olması için onu teşvik edin. Yeni şeyler denemesi için onu cesaretlendirin. Başarı, kendine güveni besler ve çocuğunuz zaman zaman birtakım şeyleri hata yapa yapa kendi öğrenmek zorundadır.

Çocuğunuzla birlikte gülün, asla ona karşı değil.

Çocuğunuzun başarılarına odaklanın, başarısızlıklarına değil.

Çocuğunuzun kendine güvenini sabote etmeyin.

Küçük çocuklar yapamadıkları şeylerin ve yetersizliklerinin gayet farkındadırlar. Eğer sürekli bunları ona belirtir, ya da onları eleştirirseniz, kendine güven duygusu zedelenebilir. Çocuğunuzu motive etmek için onu övüp destekleyin.

Nasıl kendine güven duymasını sağlarsınız?
Diyelim ki çocuğunuzu elinde bir bardak süt ve bir tabak yiyecekle yürümemesi konusunda uyardınız ama o gene de yaptı ve tökezleyerek elindekiler döktü. Bu durumda muhtelemelen “Şu yaptığına bir bak. Sana bunu yapamayacağını söylemiştim.” dersiniz. Oysa bu türden yorumlar, zaten başarısız olduğu için kötü hisseden çocuğunuzun daha da kötü hissetmesine sebep olur. Bu nedenle şöyle demek daha yapıcı olacaktır: “Denedin ama oldu. Boşver, kötü şans sadece. Bir dahaki sefere, bunları tepsiyle bir seferde taşırsın, hem daha kolay olur.”

Çocuğunuzun kendine olan güvenini etkileyen sadece doğrudan ona söyledikleriniz de değildir. Eğer bir başkasıyla konuşurken, onun çok sakar olduğundan bahsederseniz, buna inanıp, bunun değiştirilemeyeceğini düşünebilirler. Bu da çocuğunuzun motivasyonunu zedeler.

İşin ilginç yanı, çocuğunuz kendiniz hakkında söylediklerinizden de etkilenir. Örneğin “Bu iş yerinde çalışmaya bir dakika daha dayanamayacağım.”, “Bu baskıya dayanamıyorum.” veya “Ne kadar da şanssızım, ha bire kötü bir şeyler başıma geliyor.” gibi şeyler söylediğinizde, çocuğunuz hayatın zorluklarını kaldıramadığınızı düşünebilir. Bu nedenle hayatla ilgili olumlu ve iyimser yaklaşımı ve problem çözme yeteneğini kazanamayabilir.

Konuşmadan önce mutlaka sözlerinizi tartın. Aşağıdaki sözlerin hepsi çocuğunuzun kendine güvenini zedeleyebilir:

Onları sevmediğinizi söylemek
Onları sürekli eleştirmek
Doğmamış olmasını dilemek
Aşağılamalar, iğnelemeler ve ona isim takmalar
Yaptıkları ya da hissettikleriyle dalga geçmek
Sürekli söylenmek
Ters konuşmak, bağırmak, küfretmek
Yanlış anlarsanız…
Hiçbirimiz aziz değiliz ve hepimiz zaman zaman sonradan pişman olacağımız şeyler söyleyebiliriz. Eğer bu olursa, o zaman en iyisi bunu kabul etmektir. Bu durumda, “Bunu asla söylememeliydim. Hiç hoş ve nazik değildi ve bunu kastetmemiştim. Sadece yorgunum, özür dilerim.” deyip, ona sarılıp barışın.

Hakkında: admin

[

İlginizi Çekebilir

cocuk-bakicisi

Çocuğunuza kim bakıyor ?

  Aileden birinin çocuğunuza bakması, çocuk bakıcısı sorununun en ucuz çözümüdür. Ancak aileden birini, bakıcıyı ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir