Anasayfa / BEBEK BAKIMI / Çocuğunuzun özgürlüğünü verin

Çocuğunuzun özgürlüğünü verin

Hazır olduğunda çocuğu, yapabileceği her şeyi yapması için teşvik etmekle, zor işlerle karşı karşıya kaldığında cesaret ve motivasyonunu yitirmemesi için ona destek olmak arasındaki dengeyi sağlamak aileler için güç olabilir.

Bizdeki aile sistemi, her şeyin çocuğun eline hazır verildiği, ona bağımsızlık kazandırmaktan çok, çocuğun aileye daha bağımlı hale gelmesine dayalı bir sistem aslında. Oysa çocuğun ileride bağımsız karar alabilen ve kendine yetebilen bir birey olmasının temelleri de daha bebeklikten atılmaya başlanıyor.

Bebeklik, çocuğun her şeyi denemeye en hazır olduğu, her şeyi kendisinin yapmak istediği bir çağ. Ancak yetenekleri sınırlı olduğundan ve yaralanma gibi olan zarar verebilecek durumların riski en fazla bu dönemde olduğundan, anne-babanın yapmayı istediği şeyi yapması için önce izin vermesi, sonra da korkup geri adım atmaya çalışması da sıkça yaşanılan bir ikilem. Tabii buna bir de bebeklerin yaşadığı ikilem ekleniyor; çünkü bir an çok cesur ve her şeyi denemeye hazır görünürlerken, aniden her şeyden korkan ve sürekli ihtiyaç duyan bir konuma gelebiliyorlar.

Küçük bir çocuğun duygusal dünyasını ve yaşadıkları şaşkınlığı anlamaya çalışmak bu durumda işe yarayabilir.
Çocuğun bağımsızlık duygusunu geliştirmek için ipuçları

  • Bazı davranışları kabul edin. Meydan okuma, karşı koyma ve söz dinlememe gibi görünen davranışları kabullenin. Bunlar, emekleme çağındaki çocuğunuzun, bir birey olması için gerekli adımlardır.  kadinsak.com
  • Çocuğunuzun sizi yönlendirmesine izin verin. Bu, birçok zor durumu kolaylaştırır. Eğer size yakın olmak istiyorsa, bırakın yanınızdan ayrılmasın; ama eğer bazı şeyleri kendi istediği şekilde yapmak istiyorsa da, mantık çerçevesi içinde istediğini yapmasını izin verin. Yani bağımsız olduğu ve size bağımlı olduğu zamanları kendisinin seçimine bırakın. 
  • Beklentileriniz makul olsun. Ebeveyn kontrolüne karşı çıkma ve inatçılık her zaman karşılaşacağınız durumlar olacak. 
  • İlgisini dağıtın. Emekleme çağındaki çocuğunuzun keyfini kaçırmadan, istediklerinizi yapmasını sağlamanın imkansız olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. İlgisini dağıtmak ve bölmek daha akıllıca olacaktır; ya da çocuğunuzun bazı seçimler yapmasına izin verip, onu kontrol edebilirsiniz. 
  • Emir ve uyarı vermekten kaçının. İşleri güç savaşına ve sonu gelmeyen tartışmalara vardırmaktansa, onu yönlendirip öğretin. Emir ve uyarı vermekten kaçının; çünkü bu sorun çıkarmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.
  • Çoğu zaman, emekleme çağındaki çocuğunuz sizin istediklerinizin tersini yapmak ‘zorunda’ hissedecektir. Onu giydirmeye çalışırken kaçabilir, topladığınız oyuncakları dağıtabilir. Kendine engel olamaz.   kadın

    Ona karşı olan en ufak bir müdahalenize sinirlenecektir. Kendi kendine giyinmek, kendi yemeğini kendisi yemek isteyecektir. Siz bu zıt davranışlarına ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin, bunlar son derece normaldir.

    Çocuğun bağımlı haliyle başa çıkmak için ipuçları
    Çocuğunuz için en önemli varlık sizsiniz. Bunu anlamanız bu durumla başa çıkmada size yardımcı olacaktır. Bu nedenle yabancılardan ve sizden ayrılmaktan korkması tamamıyle doğaldır.

    Çocuğunuz sizden ayrılmak istemediğinde, buna sinirlenebilirsiniz. Bunun sebebi, kendinize zaman ayırmaya olan ihtiyacınız nedeniyle, çocuğunuzun sizsiz de idare edebilmesini istemeniz olabilir. Öte yandan bu durum hoşunuza da gidebilir; çünkü çocuğunuz için önemli olduğunuzu, onun size ihtiyaç duyduğunu hissedersiniz.

    Aslında olaya çocuğunuzun bakış açısından bakacak olursak durum şudur: Emekleme çağındaki çocuğunuz son bir iki yılını, en sevdiği ve yakın olduğu kişiyle geçirmiştir ve onun açısından sizin her an gözünün önünde olmanız gayet mantıklıdır.

    Ayrılma korkusu
    Bu, çocuğunuzun, onu, -sadece tuvalete gitmek için bile olsa- bıraktığınız andaki bozulup kızdığı gelişim aşamasıdır. Genellikle 9. ayda başlayıp, 2. senede de sürer. Bazen daha da uzun sürebilir. Emekleme çağındaki bazı çocuklar, bu dönemi fazla problem yaşamadan atlatırken, bazıları da ortalığı iyice velveleye vermeden odadan çıkmanıza bile izin vermezler.

    Ayrılmaya alışmak hem ebeveynler, hem de çocuklar için zordur ama yavaş yavaş kolaylaşır.

    Bu arada şunları da yapın:

  • Güven duygusunu verebilmek için elinizden gelen her şeyi yapın. Çocucuğunuza bol bol ilgi, sevgi verip, onunla sarılıp, oyun oynayın. Bu aşamada çocuğunuz kendini daha bağımsız hissedene dek sabırlı olun. İnanmak belki güç olacak ama, pek çok anne-baba, bu dönem sona erdikten sonra, dönemi özlerler.
  • Ayrılma sürelerini kısa tutun. Çocuğunuzu bırakmak zorunda kaldığınızda, ayrılma sürelerini kısa tutmaya çalışın, özellikle de ilk seferlerde. Ayrıca eğer bakıcı tutacaksanız, çocuğunuzun onu önceden tanıyıp alışmasında fayda vardır.
  • Güvenini tazeleyin. Çok kısa ayrılıklar bile, hassas bir çocuk için zor olabilir. Bu nedenle çocuğunuzla önceden konuşmaya zaman ayırın ve geri döneceğinizi tekrar tekrar söyleyerek güvenini tazeleyin. Onu bırakmak için acele etmeyin.
  • Ayrılmak zor olsa da, sakın gizlice kaçmayın. Sonuçta bir anda ortadan kaybolmanız, çocuk için daha da korkutucu olacaktır. Olumlu olun ve ayrılmayı uzatmayın. Ayrılmanızın çok uzun zaman alması, endişeli görünmeniz, çocuğunuzu da endişelendirmekten başka bir işe yaramaz.
  • ‘Eteğinize yapışan’ çocuklar… Eğer evdeki günlük işlerinizi ya da alışveriş yaparken bile çocuğunuz onu bırakmanıza izin vermiyorsa, o zaman sakin kalıp devam etmeye çalışın. Çocuğunuz size yapışmışken iş yapmanız zor olabilir ama bir süre sonra kendini güvende hissedip böyle davranmayı bırakacaktır. 
  • Bazı aileler için ‘bebeklerini’ olabildiğince uzun süre yanlarında alıkoymaları olağandır. Bilinç altınızda çocuğunuzu, size bağımlı kalması için teşvik edip etmediğinizi düşünün.

    Hakkında: admin

    [

    İlginizi Çekebilir

    cocuk-bakicisi

    Çocuğunuza kim bakıyor ?

      Aileden birinin çocuğunuza bakması, çocuk bakıcısı sorununun en ucuz çözümüdür. Ancak aileden birini, bakıcıyı ...

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir