Anasayfa / AiLE HAYATI iLİŞKİLER / BİTMEK BİLMEYEN MESAİLER

BİTMEK BİLMEYEN MESAİLER

Takvimlerden bir bir sayfalar kopup giderken dönüpte zamana dur diyemiyoruz. Zaman sanki tek tek sıralıyor hayatın basamaklarını önümüze.Önce eğitimimizi bitirip iyi bir kariyer hayali kuruyoruz.İş hayatına başladıktan sonra evlenmek fikri pek cazip geliyor kulaklarımıza.Kendi sorumluluğumuzu henüz almışken bir de başka bir hayatın sorumluluğu yükleniyor.İki kişilik bir dünyaya alışıyoruz zamanla.İki dünya giriyor birbirine ve bir panik başlıyor yüreklerde.Ayrı dünyalar ve iki ayrı hayat bir bütün olma telaşına giriyor,ayrı ayrı savaşlar veriliyor;hayata tutunabilmek,geçim derdine düşmek,kariyer peşinden koşmak,kendini kanıtlamak ben de varım dercesine…!En önemlisi de standart bir hayatın iplerini elinde tutmak için bir yarış başlıyor.Geç saatlere kadar süren yazışmalar ya da kendini geliştirmek adına verilen uzun seminerler,iş toplantıları derken evde bekleyen hayattan bihaber yorgun bir savaşçıya dönüşüyoruz çoğu kez.Yemek yapmak,çamaşır yıkamak ya da evdeki temizliği ve asayişi sağlamak da görevlerimiz arasında, zorunlu mesaiye tutuluyor hep.

Yemek yemek iki kişiyle daha zevkli ya da televizyon seyrederken karşılıklı bir bardak çay içmek!Uyumak sevdiğinin kollarında.Herşey paylaşılıyor da yuvanın temellerinin atıldığı o evin sorumlulukları onca işgüçten sonra yine kadının görevleri arasına sıkışıyor sorgusuz sualsiz.Üstelik bir ömür boyu zorunlu mesaideyiz.Bu kadarla da kalmıyor aslında.Her zaman güzel,bakımlı olmak zorundayız.Eşlerimizin gözüne herzaman güzel görünmek zorundayız.Kilo kontrolünü sağlamak en şartlı kural.Eve stresli gelen eşe destek olmak daha da önemli bir görev.E haliyle bitmek bilmeyen yoğun bir mesai devam edip gidiyor böylece!Sırtımıza yüklenen bir çuval sorumluluk ve geriye kendimizi unuttuğumuz boş takvim sayfaları kalıyor işte!

Sonra bir ışık yükseliyor ufuklardan.Bambaşka bir heyecan sarıyor yürekleri.Onca telaş arasına bir de anne olmanın heyecanı karışıyor vakitli vakitsiz.Birbiri ardına ekleniyor o karma hislerimiz boş sandığımız takvim yapraklarına.Bütün dünya ondan ibaret oluyor,sanki zaman duruyor o vakitsizlikler içinde. Hayatla ilk tanıştığımız günlerden itibaren sırtımıza bir yük biniyor ki, çocuk olduğumuz günlere dönmek istiyoruz kucağımızdaki o minicik yavruya bakarken.Belki de;gözlerine bakarken ona nasıl bir yaşam vereceğimizi düşünüyoruz.Ya da küflenmeye yüz tutmuş hayatımızı onun minicik elleri temizliyor farkında olmadan.Henüz hayatımızın ehliyetini alamamışken birde yeni bir hayat için sıraya giriyoruz aniden.Bambaşka bir sorumluluk eklenirken sırtlarımıza aslında daha fazla kamçılıyor bizi.Daha fazla bağlanıyoruz hayata,daha fazla coşku ile sarılıyoruz kurduğumuz yuvamıza ve daha fazla seviyoruz karşımızdakini şartsız kuralsız….

İşte bu bitmek bilmeyen mesai içinde daha neler yaşanıyor yüreklerimizde.Bu karmaşanın içinde hayata tutunabilmek zor oluyor bazen.İyi bir kariyer sahibi olabilmek,geçinebilmek bu zor dönemlerde,bir meslek edinebilmek,bir yuva kurmak,o yuvanın devamlılığını sağlayabilmek ya da anne olabilmek  kolay ya da zor!Esas olan bu karmaşalar içinde  bu mesaiye ayak uydurabilmek  hüneri…

Sevgilerimle

Ömür Akarcan Tüven

Hakkında: Ömür Akarcan

İlginizi Çekebilir

Ayrılık resimleri

Ayrılığı ayrılmanın hüznünü en iyi anlatan ayrılık resimleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir