kadınlar kulübü






Nasıl Zayıflar sınız?

gunesSağlıklı zayıflamak için her şeyden önce zayıflamaya değil yaşam biçiminizi değiştirmeye kara vermelisiniz. İsterseniz 2 kilo isterseniz 10 kilo fark etmez sadece biri daha uzun sürer. Yaşam biçimini tek başınıza değiştirmeniz hiç de kolay değil. O zaman bu işi bilen bir profesyonelden yardım almanız doğru olacaktır. Bu da diyetisyen, beslenme uzmanıdır. Çünkü onlar bu iş için eğitilmiş kişilerdir. Doktorlar sizin bir hastalık durumunuz olup olmadığını tespit ederler. Zayıflama konusunda yardımcı olmaları çok zordur. Çünkü besinler konusunda bir diyetisyen kadar bilgili olamazlar. O yüzden öncelikle kendinize uygun bir diyetisyeni seçmekle işe başlayın. Herkesin farklı bir yaşam biçimi vardır. Diyetisyen, doktorunuzun belirlediği sağlık sorunlarınızı da göz önünde bulundurarak, aktivitenizi, alışkanlıklarınızı, sevdikleriniz ve sevmediklerinizi belirleyerek ne zaman, nerede, nasıl hatta kiminle ne yiyebileceğinizi belirleyecek kilo verdikten sonrada korumanızı nasıl sağlayacağınızı size öğretecek kişidir.

Ancak diyetisyene başvurmadan önce kendi yaşamınızda yapabilecekleriniz şöyle;

Beslenme üzerine yapılan son araştırmalar az ama sık yenen öğünlerin sağlıklı zayıflama adına büyük mucizelere imza attığını gösteriyor. Aralarda size uygun ne tüketebileceğiniz besinleri belirleyin. Örneğin kuşluk vakti bir meyve, ikindi zamanı çayla bir dilim kek sizi mutlu ediyorsa neden olmasın.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

PORTAKAL VE C VİTAMİNİ ÜZERİNE

portakal-suyu

Havalar bir gün soğuk, bir bahar gibi. Tam hastalık havası. Grip, nezle, farenjit derken; korunmanın yolunu bulmuşuz. Portakal, mandalina, greyfurt, limon. Kısacası, bunlar C vitamini zengini meyveler. Bu meyveleri bol tüketince hiç hastalanmayacakmışız gibi gelir bize. Onlar bizim koruyucu kalkanlarımız gibidir. Anlayacağınız Kışın Portakal yenir.

C vitamini yalnızca portakal gibi turunçgiller demi vardır?

Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım ile Sağlık Örgütü’nce kurulan uzmanlar kurulu, günlük 30 miligram C vitamini alınmasını öneriyor. Aynı şekilde enfeksiyon, yani hastalık, zehirlenme, yaralanma ve ameliyatlarda, sigara içenlerde ve doğum kontrol hapı kullananlarda günlük gereksinmenin arttırılması gerekiyor. Bizim ülkemiz için alınması gereken C vitamini miktarı erkeklerde 60, doğurganlık dönemi kadında 75 miligram olarak belirlenmiştir. Ülkemizde her mevsim bir miktar C vitamini kaynağı meyve ve sebze bulunur. Ancak C vitamini dayanaksız bir vitamin. C vitamini kaynağı besinleri saklarken, hazırlarken ve pişirirken yapılan hatalar vitaminin kaybını arttırır. İşte C vitamini kaybına neden olan yaptığımız bazı hatalar:

Sebzeyi bol suda haşlayıp, suyunu dökmek. C vitamini suda kolayca eridiğinden sebzeleri az suyla pişirmeli ve suyunu dökmemeliyiz.

Portakalın suyunu sıktıktan sonra bekletmeden hemen içmeye özen göstermeliyiz.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

KALP SAĞLIĞI İÇİN NASIL BESLENMELİYİZ ?

Bıkıp usanmadan çalışan kalbimiz hiç yorulmaz mı?

Yorulur elbette…

İlerleyen yaş, kalıtım, yoğun stres ve hazır ve hızlı yenen yemekler kalbimizin temposunu fark ettirmeden düşürüyor. Bir gün de, iki hafta da ya da  3 ay da olmuyor… Yıllar sürüyor yıpranması. Çoğu zaman uyarılarda bulunuyor. Biz bu uyarıları bazen görüyor ve önlem alıyoruz. Doktora gidip kan tahlilleri yaptırmak, bahar geldiğinde diyete başlamak, spor yapmak…

Çoğu zaman görmezlikten geliyoruz…

Örneğin; her yıl 1-2 kilo alıyorsunuz ve 10 yılın sonunda yaklaşık 10-15 kilo fazlalık Fazla kilo, kalbin de fazla çalışması demek.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

PIRASA NE KADAR YARARLI BİR SEBZE ?

PIRASA, her derde deva bir sebze…
Çok ucuz olduğu şu mevsimde bol bol tüketeceğimiz pırasayı gelin tanıyalım.
PIRASA,hemen her hastalık için hazırlanan diyet listelerinde sık
kullanılabilen bir sebze. İçindeki besin öğeleri dağılımı- özellikle
vitaminler ve mineraller- oldukça dengeli. Süt ve süt ürünlerini
sevmeyenler, kalsiyumun orta dereceli kaynağı olan sebze ve meyveleri
sofralarından eksik etmemeli. Bir tabak pırasa yaklaşık olarak, 100
gram yoğurt kadar kalsiyum içerir.

PIRASA, kanser koruyucu kükürtlü sebzelerdendir. İçindeki kükürtlü maddeler, protein, yağ, vitamin gibi bir gruba dahil değildir.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

ŞARAP ÜSTÜNE..

gunesbanŞarap, bir gıda, keyif verici bir madde ve sosyalleştiren bir olgu. Biz Türkler için yemek vazife olmuş yıllarca. Oysa ki insan yaptığı her işe estetik katmayı bilmiş. İşte yemekteki bu estetiği de şarap sağlıyor. Çünkü bu sayede yemek, bizim için bir görev olmaktan çıkıp keyif veren bir eylem oluyor. Sofrada şarabımızı yudumlarken sohbet ediyoruz. Çarçabuk yiyip kalkmak yerine yavaş yiyor, iyi çiğniyoruz.
Şarap komplike bir içki. Çünkü şarabın masaya gelene kadar öyle çok aşaması ve onu öyle çok etkileyen etken var ki ; Üzüm çeşidi, yetiştiği toprak, iklim, üretici, şişeleme tekniği, üretildiği işletme vb. Üzüm çeşidinin de 10000 den fazla olduğu ama şarap için yaklaşık 20 tanesinin ön planda olduğu düşünülürse. Bu kadar çok şeyden etkilenen şarabı tanımaya çalışmak ayrıca bir keyif veriyor bana. Emek harcadıkça, öğrendikçe, aldığım keyifte artıyor. Şarabı tanıyabilmek için bu konuda yazılmış kitapları okumakta yarar var. Özellikle şarabı bilimsel yönüyle de inceleyen, araştıran Doç Dr. Nihat Aktan’ın ve Dr. Tuğrul Şavkay’ın kitap ve yazılarını önerebilirim. Ayrıca şarabı tatmadan önce üzerindeki, etiketi okumakta onu tanımayı bilinçlenmeyi sağlıyor. Şarabın nerede hangi üzümden yapıldığı, hangi yiyeceklerle tüketilebileceği, ne kadar süre saklanabileceği gibi püf noktalarını etiketlerde bulabilirsiniz.
Amacımız çok fazla sayıda ve miktarda şarap içmek değil, az miktarda ama bilinçli olarak kaliteli şarabı tüketmeyi bilmek olmalı. Kısacası şarabı alkollü bir içki değil, bir gıda olarak düşünmeli, sofralardaki yerini doğru olarak oturtabilmeliyiz. Azı karar, çoğu zarar misali, kararında tüketildiğinde şarabın sağlığı olumlu olarak etkileyen çok önemli özellikleri var. Diğer yüksek alkollü içkilere oranla şaraptaki alkol miktarı çok düşük. Kalorisine bakacak olursak da, bir kadeh şarap,1 büyük elma yediğinizde alacağınız enerjiye eşdeğer yani yaklaşık olarak 100 kalori civarında. Ayrıca şarapta bulunan polifenolik maddeler güçlü birer antioksidanttırlar. Bu polifenollerin Alzheimer (bunama) hastalığını da geciktirdiği çok uzun yıllar süren çalışmalarda tespit edilmiş. Kalp krizine kadar giden damar tıkanıklıklarının önlenmesinde olumlu etkileri olduğu bilinmekte. Böylece kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski azalmaktadır. Şarapta bulunan başka bir madde olan quarsetinin, tümör oluşumunu ve viral enfeksiyonları önlediği, ağrı kesici olduğu, bilinmekte. Kısacası şarap, en başta kalp ve kanser koruyucu olarak beslenmemizde özel bir yere sahip olan bir gıda.
Sonu gelemeyecek kadar uzun olan şarap gezintimi Nihat Aktan’ın “ Bir Yudum Şarap” adlı kitabından bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

“Şarap, çok önemli bir besin maddesidir. Hiçbir üründe olmayan bir çok aromatik madde içerir. İnsan metabolizmasında sindirim, solunum, dolaşım ve madde değiş tokuşunda çok önemli görevler yapar ve bu sistemleri düzenler. Düşünme ve yaratma yeteneklerini dürter ve geliştirir. İnsanlar arasında iletişim, yakınlaşma, dostluklar oluşmasında en önemli etken olur. Az miktarda günde 2-3 bardak şarap, hiçbir olumsuz etki yapmaz, tersine vücut fonksiyonlarının iyi işlemesinde yarar sağlar. Şarabın insan sağlığına ve beslenmesine olumlu etkileri daha ilk çağlarda fark edilerek bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. 2000 yıldan beri de tüm gelişmiş toplumlarda ve Hıristiyan aleminde kutsal kabul edilerek tüketimi teşvik görmüştür. İlk Türkler şarabın değerini çok daha önceden görerek her gittikleri yer asma yetiştirilmesi ve şarap yapılması tekniklerini götürmüşler ve Anadolu’yu bir bağ cenneti haline getirmişlerdir.”
Şaraba sofralarımızda ki yerini verebilmek umuduyla.

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel
null