kadınlar kulübü






Hamilelikte otomobil yolculuğu seyehat etmek

hamilelikte-yolculukOtomobiller ya da toplu taşıma araçları günlük hayatımızın bir parçası.Hamilelikte de normal hayat, çok fazla değişiklik olmadan sürdüüne göre, araba yolculukları da kaçınılmaz. Önemli olansa bu yolculukları olabildiğince rahat hale getirmek.

Otomobil günümüz insan hayatının vazgeçilmez öğelerinden biri. İşe giderken, gezerken, tatile çıkarken artık arabasız bir yaşamı hayal etmek bile zor! Hamilelikte de durum değişmiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Mumcu özellikle bayram tatiline hazırlandığımız şu günlerde anne adaylarına bazı önerilerde bulunuyor.

Bir düşünün arabaya, minibüse ya da otobüse binmediğiniz kaç gün var? Sadece evden hiç dışarı çıkmadığınız ya da sadece yakın çevrenizde yürüyüş yapmak için çıktığınız günlerde arabadan uzak kalıyorsunuz. İnsanların önemli bir kısmı her gün ya kendi arabalarına, ya taksiye ya da arkadaşlarının arabalarına biniyorlar. Hamilelik normal yaşantıda ciddi değişiklikler gerektirmediği için araba yolculukları kaçınılmaz. Op. Dr. Mumcu konuyla ilgili şunları söylüyor: “Hamilelikte otomobil seyahatini kısıtlamak için hiçbir gereklilik yoktur. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken nokta kendi rahatınızı sağlamanızdır. Özellikle uzun yolculuklarda tuvalet ve uzun süre oturmanın zararlarından korunmak için sık aralıklarla mola vermek gereklidir. Benzer şekilde belirli bir haftaya kadar hamileyken araba kullanmanızda da sakınca yoktur. Özellikle son aya gelindiğinde araba kullanmak bebeği tehlikeye atabilir. Karnınız büyüdüğü ve direksiyona çok yakın olduğu için olası bir kaza durumunda direksiyonun karnınıza çarpma olasılığının yüksek olması bu durumun nedenidir. Bu nedenle son haftalara gelindiğinde arabayı başka birisinin kullanması daha iyi olacaktır.

Emniyet kemerini takmayı ihmal etmeyin
Araba, otobüs, uçak.. hangi taşıt aracı olursa olsun yolculuklarınız sırasında mutlaka emniyet kemeri kullanmak gerekiyor. Peki ama nasıl takmak gerekiyor? Sorunun yanıtını Dr. Mumcu veriyor: “ Emniyet kemerini bağlarken karnınızın üstünden değil altından geçmesine ve kalçalarınız hizasında olmasına dikkat etmelisiniz. Bu son derece önemlidir. Kalça kemiği vücudumuzdaki en güçlü kemiklerden birisidir.Eğer emniyet kemerini tam karnınızın üzerinden geçecek şekilde bağlarsanız olası bir kaza durumunda ortaya çıkan ani ve şiddetli basınç bebeğin plasentasının erken ayrılmasına neden olabilir. Eğer emniyet kemeri üç noktalı ise yani bir de omuz üzerinden dolaşan kısmı varsa bu çok daha güvenlidir. Kemerin omuz kısmı bağlandığında tam göğüs arasında olmalıdır. Eğer kemerin yukarı aşağı ayarı varsa bu şekilde ayarlamalı, ayar yoksa oturuş pozisyonunuzu değiştirerek kemerin göğüs aranızda olmasını sağlamalısınız. Kemerin boyun hizanızda olması tehlike yaratabilir.

Hava yastıkları (airbag) zararlı mıdır?
Hava yastıkları, emniyet kemerinizi uygun şekilde bağlandığında ve hava yastığından yaklaşık 25 santimetre uzakta olduğunuz sürece hamilelikte başka hiçbir zaman olmadıkları kadar güvenli olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Tabii ayarlamasını doğru yapmak kaydıyla! Dr. Mumcu şöyle diyor: “Sürücü ya da yolcu koltuğunda da olsanız koltuğunuzu ileri, geri ya da yukarı aşağı ayarlayarak güvenli ve rahat bir oturuş pozisyonu edinin. Eğer arabayı kendiniz kullanacaksanız ve aracınızın direksiyonu ayarlanabiliyorsa mutlaka karnınızdan olabilecek olan en uzak mesafeye ayarlayın.”

Kaza olursa…
Kaza kelimesi bile hoş değil. Ancak olması halinde ne yapmanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Dr.Mumcu şu uyarılarda bulunuyor: “Eğer hamileyken otomobilinizle yolculuk ederken kaza geçirirseniz mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Kazanın hafif olması durumunda bile bunu ihmal etmemelisiniz. Eğer kasılmalarınız, ağrınız ya da kanamanız varsa mutlaka zaman kaybetmeden doktorunuzla görüşmelisiniz. Annenin vücudu genelde bebeği travmalara karşı korur ancak bununla birlikte bazen travma sonrası bebeğin plasentası kısmen ya da tamamen ayrılabilir ve hiçbir belirti görülmeyebilir. Özellikle hamileliğiniz 20 haftadan büyükse kazanın şiddeti ne olursa olsun zaman kaybetmemelisiniz.”

Uzun seyahatlerde dikkat edilecek noktalar
Bayram tatilinin de yaklaştığı şu günlerde işte size bazı öneriler:

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

Abiye Gece elbisesi Modelleri


Yaz mevsimi demişken akla ilk gelen şeylerden biri de abiye sezonunun açılması oldu. Pırıl Pırıl tercih edeceğiniz şık gece elbisesi modelleri sizleri bekliyor. Gece elbisesi, kadınları çok şık ve zarif gösteren en ışıltılı kıyafetlerdir. … Abiye kıyafet modeli seçerken iddialı bir kıyafet almak isterseniz araştırmanızı iyi yaplaısınız.

















Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

Çocuğunuzun ve arkaşaları

cocugunuzun arkadaslariÇocuklar, 5 ve 9 yaş arasında çabuk ve olağan bir şekilde arkadaşlık kurar ama genellikle bu arkadaşlıklar hızla değişir. Yani çocuğunuz bugün biriyle, yarın da ötekiyle samimi olursa şaşırmayın.

Çocuklar yaklaşık 9 yaşından sonra, ‘en yakın arkadaş’larını edinirler ve ortak ilgi alanlarına dayalı kalıcı arkadaşlıklar da genellikle bu yaşlardan sonra kurulur.

Çocuğunuz tek bir arkadaşla gayet mutlu olabileceği gibi, geniş bir arkadaş grubunda çok popüler birine de dönüşebilir. Bazı çocuklar da, genellikle ilgi alanları diğer çocuklarınkinden farklı olduğundan kendi başlarına daha mutlu olabilirler. Çocuk durumdan memnunsa, problem yok demektir. Ancak yalnızlığının sebebi diğerleri tarafından reddedilip, grup dışına atılmaksa, o zaman endişelenmeye başlayabilirsiniz.

Çocukların duygusal olarak güçlü olmasında ve kendine güven inşa edebilmelerinde arkadaşlıkların yeri gerçekten büyüktür.

Çocuğunuz arkadaş edinmekte zorlanıyorsa…
Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için mutsuzsa, endişelenmekte hakkınız var; çünkü bu onların sadece yalnızlık ve güvensizliğe değil, aynı zamanda ileride karşılaşabilecekleri, akademik alanda başarısızlık veya beslenme bozukluğu ve depresyon gibi problemlere karşı daha korunmasız kaldıkları anlamına gelebilir.

Çocuğunuzun arkadaşlık kurmakta zorlanmasının sebebi çok çekingen olması olabilir. Öte yandan başka bir çocuğun zorbalığı, ya da agresifliği de diğer çocukların çocuğunuzdan uzak durmalarına neden olabilir. Ancak bazı çocukların durumu, bu örneklere uymayabilir, yani çocuğunuz sadece yalnızlığı tercih ediyor da olabilir.

Bazı çocuklar yalnızlıktan dolayı mutsuz hissetmezler. Bu nedenle aşırı tepki vermemek önemlidir. Arkadaşları kendileri için son derece önemli olan pek çok çocuk olsa da, bazıları yalnız olmaktan hoşnutturlar ve büyüdüklerinde becerikli ve yaratıcı erişkinlere dönüşürler.

Öneriler

Kötü arkadaş seçimi
Çocuğunuzun kendisine uygunsuz arkadaşlar seçmesi konusunda endişeli olabilirsiniz. Ancak işler bu noktada karışabilir, çünkü çocuğunuzun arkadaşlığını bitirmesi için uğraşmanız halinde, bu onun size karşı düşmanca tavır almasına ve arkadaşlıklarını kuvvetlendirmesinden başka bir işe yaramaz. Bu nedenle bu arkadaşlığa göz yummak ve bir yandan da durumu izlemek daha iyi olacaktır. 

Güvenlik önerileri

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

Vejeteryan beslenme tipleri

vejetaryanKırmızı etin hiç tüketilmediği, balık, kümes hayvanları, süt, süt ürünleri ve yumurtanın ise tercihe bağlı olarak tüketildiği beslenme tarzına vejetaryen beslenme; bu şekilde beslenenlere ise ‘vejetaryen’ deniliyor. Aslında vejetaryenlik oldukça eski bir geçmişe de dayansa, giderek yaygınlaşıyor.

Vejetaryenlik son zamanlarda iyice yaygınlaşan bir beslenme şekli. Bazıları daha sağlıklı olduğunu ssöylüyor. Bazıları içinse vücudun ihtiyacı olan besinlerden mahrum kalındığı için , sağlıklı bulunmuyor. En iyisi konuyu biraz daha irdeleyip, bu kanıların ne kadar doğru olduğunu görmek.

Vejetaryenliğin tipleri:
Vejetaryenlik deyince, iş sadece et yememekle bitmiyor. Bunun farklı uygulamalar içeren şekilleri var.

Vegan: Bu tipe giren vejetaryenler hiçbir et türünü ve hayvansal ürünü yemezler. Uyguladıkları beslenme şekli, tahıl, meyve, sebze, baklagil gibi besinlere dayanır.

Lakto-ovo vejetaryen: Et ve genellikle balıktan uzak dururlar. Tahıl, meyve, sebze, baklagil gibi besinlerin yanı sıra, süt ürünlerini de yerler. (Süt ürünleri ve yumurta tüketen vejetaryenler)

Lakto vejetaryen: Et, balık ve yumurta yemezler. Süt ve süt ürünlerini yerler. (Süt ve süt ürünleri tüketen vejetaryenler)

Ovo vejetaryen: Hiçbir şekilde et, balık, kğmes hayvanı, süt, peynir ve diğer hayvansal içerikli ürünleri yemezler. Ancak bitkisel ürünlerin dışında tükettikleri tek hayvansal ürün, yumurtadır. (Yumurta tüketen vejetaryenler)

Pesko vejetaryen: Sadece et yemezler. Beslenme şekilleri tahıl, meyve, sebze, baklagil, yumurta, süt ürünleri ve balığa dayalıdır.
Yarı-vejetaryen: Sadece kırmızı et yemezler.

Frutaryen: Bu beslenme şekli, sadece çekirdekli sebze ve meyveleri tüketmeye dayalıdır.

Vejetaryenler için protein alımı
Vejetaryenler, günlük olarak 9 amino asidi ve proteini almalıdırlar. Amino asitler, dokuların gelişimi, tamiri ve sağlığı için gereklidir. Her gün tükettiğiniz besinlerden elde edilmelidirler, çünkü vücut bunları tek başına üretemez. Proteinler hayvansal ve bitkisel olarak da ikiye ayrılıyorlar.

Hayvansal proteinler: Et, yumurta gibi tek bir hayvansal protein, tüm gerekli amino asitleri içeriyor, ya da tamamlayıcı protein kaynaklarının iyi bir karışımını içeriyorsa, hayvansal proteindir.

Bitkisel proteinler: Bitkilerden elde edilen proteinler.

Ekmek ve tahıllar (günde 6-11 porsiyon)

  • Her tür ekmek (Bir porsiyon, 1 dilime eşdeğerdir.)
  • Mısır gevreği, müsli (Bir porsiyon, yarım fincana eşdeğerdir.)
  • Pilav (Bir porsiyon, yarım fincana eşdeğerdir.)
  • Makarna (Bir porsiyon, yarım fincana eşdeğerdir.)
  • Grissini (Bir porsiyon, 2 adet grissiniye eşderğerdir)
  • Bisküvi (Bir porsiyon, 4 adet diyet ve 2 adet tatlı bisküviye eşderğerdir)

Süt ve süt ürünleri (günde 2-3 porsiyon)

  • Az yağlı ya da yağsız, sade yoğurt (Bir porsiyon, bir fincana eşdeğerdir.)
  • Süt ve süt ürünleri (Bir porsiyon, yarım fincana eşdeğerdir.)
  • Az yağlı peynir, süzme peynir (Bir porsiyon 40 grama eşdeğerdir.)

Sebzeler (günde 4-5 porsiyon)

  • Tüm konserve, donmuş ya da taze sebzeler (pişirecekseniz, bir porsiyon yarım fincana; çiğ tüketecekseniz bir porsiyon bir fincana eş değerdir.)
  • Tüm sebze suları, tatlandırılmamış (Bir porsiyon, 3/4 fincana eşdeğerdir.)

Meyveler (günde 3-4 porsiyon)

  • Tüm konserve, donmuş, kuru ya da taze meyveler, tatlandırılmamış (bir porsiyon taze meyve bir orta boy meyvaya, bir porsiyon kuru meyva çeyrek fincana, bir porsiyon konserve, donmuş ya da pişmiş meyva da yarım fincana eş değerdir.)
  • Tüm meyva suları (Bir porsiyon, 3/4 fincana eşdeğerdir.)

Baklagiller, çekirdek, yemiş ve
etin yerine geçenler:

  • Kabak çekirdeği, ayçekirdeği ve susam (bir porsiyon 2 çorbakaşığına eşdeğerdir.)
  • Fıstık, hindistancevizi, ceviz, badem, fındık (bir porsiyon 2 çorbakaşığına eşdeğerdir.)
  • Baklagiller (bir porsiyon 2 çorbakaşığına eşdeğerdir.)
  • Soya sütü (bir porsiyon 1 fincana eşdeğerdir.)
  • Yumurta (bir porsiyon 1 yumurtaya eşdeğerdir.)
  • Yumurtanın akı (bir porsiyon 2 yumurta akına eşdeğerdir.)
Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel

Maydanozun Faydaları

Maydanoz deyip geçmeyin. her bitkinin olduğu gibi maydanozunda vücuda çok büyük faydaları var.Maydanoz, ilk yılında bol yaprak ve sapından oluşan bir rozet, ikinci yılında 80-100 cm’ye kadar boylanabilen gövdesini meydana getirir. Gövde ve yaprak sapları, içi dolu dairesel kesitli ve yeşil renklidir. Yaprakları düzgün ve çok parçalı kesimli, parlak yeşil, altı biraz daha açık renktedir. Maydanozun kök, gövde, sap ve yapraklan güzel kokulu olur. Yazın açan sarı renkli küçük çiçekleri şemsiye görünüşü alarak bir araya gelirler. Bitkinin minik tohumlan, esmer renkli ve orak biçimli olup en güçlü kokusunu taşıyan kazık kökü, dallara ve sonra ince saçaklara ayrılan yapıdadır. Bol güneşli ya da kısmen gölgeli yerleri; zengin, nemli ve derin kazılmış toprağı seven maydanoz, tohumuyla çoğatılır.

maydanozda bulunan vitamin ve minareller

maydanozda bilindiği gibi en fazla  C vitamini olmak üzere A, B ve K vitaminleri, demir, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller ile apiol adlı uçucu yağ yönünden zengindir. Salatalara ve bazı yiyeceklere çiğ olarak, kimi yemeklere pişmenin son anında ya da pişme işi biter bitmez katılarak bolca tüketilir.

Tıbbi Kullanımı Maydanozun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle

• Terletici; balgam, idrar ve safra söktürücüdür. İdrar söktürücü etkisi kanı temizleyerek yararlı olmakla birlikte, varsa bedendeki aşın ödemin nedenleri araştırılmalıdır.

Maydanoz çayı Tarifi

Bir kapta iki yemek kaşığı ince doğranmış maydanozu ve 500 ml suyu kaynatın. Kaynattıktan sonra, buzdolabında soğuttuktan sonra servis edebilirsiniz.

• Kadınların aybaşı ağrılarını hafifletir. Aybaşını düzene sokar.

• İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.

• Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. Karın ağrılarını da hafifletir.

• Bedeni güçlendirici bir toniktir.

• Afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkisi olduğu varsayılmaktadır.

Bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin kazık kökü, tohum ve yapraklan bir araya getirilir. Bu karışımdan 1-2 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak kaynar su dökülür. Kabın üzeri kapatılarak 5-10 dakika demlendirilir. Elde edilen infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.

• Maydanozun sap ve yaprakları soluğun kokusunu temizlemek ve sağlıklı bir cilt elde etmek üzere çiğ olarak bolca yenilmelidir.

• Ayrıca zengin ve doğal bir C vitamini kaynağı olduğundan grip ve nezlenin kolayca atılması için maydanozun yaprak ve sapları gene çiğ olarak bolca tüketilmelidir.

UYARI

• Maydanoz dölyatağını uyardığından, gebelikte fazla tüketilmemesi tavsiye edilir.

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:
Genel
null