kadınsak burdayız

Süt ile zayıflayın

42-16592495

Prof. Dr. Besler, yaptığı açıklamada, kalsiyumun vücut ağırlığı denetimi konusunda etkin olduğuna yönelik bilimsel veriler olduğunu dile getirdi.

Kalsiyum açısından ve kalsiyumun kullanılabilirliği açısından en zengin besinin süt ve süt ürünleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Besler, sözlerine şöyle devam etti:

”ABD’de yapılmış bir seri çalışma var, hala da devam ediyor. Çok net olarak bir sonuç olmamakla birlikte genellikle süt tüketiminin, yani kalsiyum sütten geldiği zaman vücut ağırlığı denetiminin çok daha iyi olduğu belirtiliyor. Şişman bireylerin diyetlerine süt ve süt ürünleri eklediğimiz ve kalsiyum düzeyini yükselttiğimiz zaman zayıflamanın etkin olduğunu gösteren birçok çalışma var.

Şişman bireylerde vücut ağırlığının düşmesinde kontrollü bir diyet içinde süt ve süt ürünlerini arttırılması ve yüksek kalsiyum seviyesinin sağlanmasının zayıflamaya neden olduğu ve vücut yağ oranını düşürdüğünü gösteren çalışmalar mevcut.”

Prof. Dr. Besler, süt ve süt ürünlerinin beslenme açısından çok önemli olduğunu belirterek, çalışmaların özellikle sağlık bozucu bir kavram, bir sorun olması nedeniyle şişmanlıktan korunmada da süt ve süt ürünlerinin önemli bir besin grubu olduğunu gösterdiğini belirtti.

Etiketler: , ,

Hızlı Yağ Yakmanın Yolları

İşlemeyen vücut yağ bağlar.. Sürekli yiyip yan gelip yatarsanız ya da tüm gün masa başında yiyip içip hareketsiz çalışırsanız vücudunuzun yağ bağlamasını engelleyemezsiniz. Hiç yemeyen biri de kilo alabilir. O halde ne yapmalısınız? Vücudunuz neden yağ depolar, hızlı yağ yakmak için ne yapmalısınız?
 
Diyette yağ alımını kesmek kilo verme sürecini hızlandırır mı?
Uzmanlara göre yapılan en yaygın hatalardan biri çok az yemek. Bu, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur, vücut olanı koruma moduna girer. Vücudun enerji seviyesini ve metabolik işlemleri sürdürebilmesi için belli bir miktar besine ihtiyaç vardır ve bu nedenle çok az yağ tüketmek de bir problemdir. Diğer bir yaygın hata da sürdürülebilir olmayan bir diyeti takip etmektir. Hızlı zayıflama diye bir kavram yoktur. Doğru bir diyet, hızlı bir incelme değil kilo sorununa uzun vadeli bir çözüm getirmelidir. Çok az yemek genellikle kilo kaybının hızının artmasını sağlayacaksa da, sürdürülebilir olmadığından yetersiz beslenmeye sebep olabilir. Ayrıca, karbonhidratlar gibi, tüm bir besin grubunu tamamen kesmek de çok yanlış. Karbonhidrat eksikliği vücudun yeteri kadar lif ve B vitamini alamamasına sebep olur. Bu da egzersiz için ihtiyaç duyulan kan şekeri ve glikoz seviyelerinin düşmesine yol açabilir.

Karın bölgesinde oluşan yağlanma tehlikeli mi?
Özellikle karın ve bel bölgesinde oluşan aşın yağlanma; obezite, insülin direnci, tip 2 diya¬bet, kısırlık ve kardiyovasküler hastalıklara sebep olabilir.

 Gece geç saatte yemek kilo vermeyi engeller mi?
Vücudunuz çalışmayı gece de durdurmaz ve uyurken uzun bir süre açlık döneminde olduğunuz için aslında önemli miktarda enerji yakarsınız. Ama çoğu kişi belli bir saatten sonra atıştırmamayı yararlı bulur çünkü bu zamanlar az yemek, kilo almaya sebep olabilir. Akşamları televizyon karşısında abur cubur olarak tabir edilen kalori değeri yüksek yiyeceklerden farkında olmadan bolca tüketebilirsiniz. Tabii bu noktada önemli olan neyi ne kadar yediğiniz. Mutfaktaki raflarınızı meyve ve fındık gibi düşük glisemik indeks değerine sahip atıştırmalıklarla doldurmak harika bir fikir olabilir. Bu, metabolizmanızın çalışmasını hızlandırır ve sizi aşırı yemekten, özellikle de sağlıksız yiyeceklerden korur.

Kadın vücudu yaşlandıkça neden biçim değiştirir?
Kadın vücudu genellikle menopoz dönemi öncesine kadar armut biçimindedir, yağlar kalçada depolanır. Menopoz dönemi sonrasında ise vücuttaki yağ orta bölgeye depolanır ve vücut elma biçimini alır. Yağ dağılımındaki bu fark menopoz dönemindeki hormona! değişikliklerden kaynaklanır. Bu, kadınlar için özellikle kalp hastalıkları açısından risk oluşturabilir. Yaşlandıkça hepimiz yılda bir-iki kilo alma eğiliminde olabiliriz. Vücutta özellikle karın bölgesinde oluşan abdominal yağlanma hiçbir zaman için iyi değildir. Kadınlar için 80 cm’den az olan bir bel ölçüsü sağlıklı olarak kabul edilebilir.

Egzersiz yapmadan önce mi, egzersizden sonra mı yemeliyim?
Egzersizden önce yemek yemek tavsiye edilir fakat zamanlama önemlidir. Çalışmadan iki saat önce yapılan yüksek karbonhidratlı ve düşük lifli bir atıştırma idealdir, bundan daha geç bir zamanda yemek, spor yaparken zorlanmanıza sebep olabilir. Karbonhidrat alımından sonra vücudunuzda önce bir insülin artışı meydana gelir ve bu, kan şekeri seviyenizin düşmesine neden olur. Fakat iki saat kadar beklemek vücudunuzun kan şekeri ve insülin değerlerinin normale dönmesine imkan verir. Egzersiz sonrası hafif bir atıştırma da o sırada boşalan karbonhidrat depolarınızın tekrar yenilenmesini sağlayacağı için uygundur. Spor sonrası yüksek karbonhidrat değeri ve biraz da protein içeren bir öğün idealdir çünkü protein karbonhidratların alınmasını kolaylaştırır.

Vücuttaki yağ hücreleri zamanla değişir mi?
Birkaç yıl öncesine kadar doğum sonrası sahip olduğunuz yağ hücresi miktarının hayatınız boyunca sahip olduğunuz kadar olduğu ve siz zayıflayıp şişmanladıkça bu hücrelerin dolup boşaldığı düşünülüyordu. Sonuçta hücrelerin sayısı değişmese de özellikle yağlı beşin tüketildiğinde yağ hücrelerinin ciddi oranda büyüdüğü gözlemleniyor.

Üç ana öğün yiyerek kilo verebilir miyim?
Ara öğünler, metabolizmayı hızlandırdıklarından ana öğünlere göre çok daha yararlıdır. İnsülin salgılanmasının dengeli olmasını sağlarlar. Yüksek insülin değerleri vücudun yağı kırma kabiliyetini azalttığından düşürülmeli. Ara öğünler ani acıkmaların önüne geçer.

Yağ yakımı nasıl hızlandırılır?

Kalori Kısıtlaması : Öğünlerinizde daha az ve sağlıklı besinler yerken enerji tüketimini artırmak kilo vermenin en mantıklı yoludur.

Öğün Yerine Geçen Karışımlar : Bu karışımların bazıları kısa vadede belirgin bir kilo kaybını hedefliyor. Böyle bir zayıflama yöntemi muhtemelen yağ kadar kas kaybını da içeriyor. Bu karışımlar genellikle vücudun depolamadığı kadar yüksek miktarda protein içerir ancak büyük ihtimalle eski diyetinize döndüğünüz zaman kaybettiğiniz kiloları hızla geri alırsınız.

Kilo Verme İlaçları : Bu ilaçların, vücudun besinlerdeki yağı almasını engelleyen türleri güvenlidir. Ama başta ishal olmak üzere tatsız yan etkileri olabilir. Bu durum sizi daha az yağ yemeye yönelterek negatif bir destekleme işlevi görebilir.

Egzersiz Programları : Egzersiz programları her zayıflama stratejisinin parçası olmalıdır ve mutlaka kas yapmaya yönelik bir direnç çalışması içermelidir. Kas oluşumu yağların o bölgeye yerleşmesini engeller.

Suyun içine birkaç damla limon damlatıp içerek metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.
 
Yağların vücutta hangi sebeple ve nasıl depolandığı fazla kiloların oluşmasında önemli bir etken. İnsanların daha zor koşullarda yaşadığı eski dönemlerde vücutta yağ depolanması hayati önem taşıyordu. Vücut, gıdalardan artan enerjiyi yiyecek bulunamadığı zamanlarda kullanmak üzere depoluyordu. Günümüzde enerji depolaması hayati gereklilik taşımasa da; yağ, diğer organların fonksiyonlarını etkileyen hormonları ürettiği için önemli. Çok fazla yağ, vücudun şekeri işleme koyma gücünü azaltabilir ve bu da kişinin üreme sistemiyle ilgili problemler yaşama ihtimalini artırabilir. Yetersiz yağ alımı ise adet dönemlerinin aksamasına ve doğurganlıkla ilgili problemlere yol açabilir.

Etiketler: , , , ,

Sibel can Diyeti

Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından Sibel Can puaan diyeti. Bildiğiniz gibi sürekli kiloları ile sorun yaşayıp sonra birde bakmışsınız yeniden zayıflamış olarak karşımıza çıkıyor. Bu kadar kısa sürede nasıl kilo verdiğini sizde merak ediyorsunuz sanırım.İki hafta sonra yeni albümüyle hayranlarıyla buluşacak olan Sibel Can, 5 aydır özel beslenme rejimi uyguladı. Sanatçı obezite bilim doktoru Haluk Saçaklı’nın, “vücudun ihtiyacı olan bütün besin değerlerinin yeterli ve dengeli şekilde tüketilmes”ni öngören diyetiyle 5 ayda 9 kilo verdi. Sibel Can beslenme programında, ana öğünlerde 4 temel besin grubunu yan yana getirdi. Örneğin süt grubundan peyniri, et grubundan tavuk ve balığı, ekmek-tahıl grubundan ekmek ve pilavı, sebze grubundan sebze ve meyveyi birlikte tüketti. Bir diğer önemli nokta ise temel besinlerde renk farklılığının gözönünde tutulması oldu. Örneğin farklı renklerde olan et, sebze, ekmek, peynir ya da süt grubu aynı anda tüketildi.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Etiketler: , , , ,

Fransız Diyeti Tarifi

isvec diyetiFransızlar, lezzetli ve bol kalorili soslarla hazırlanmış etleri yedikleri ve her yemek yanında şarap içtikleri halde zayıf kalırlar. İşte Fransızlar gibi lezzetli yemekler yiyerek zayıf kalmak istiyorsanız Fransız diyeti tam size göre.

1. Gün
Sabah: Yarım greyfurt, 1 yumurta, 2 dilim salam.
Öğlen: Yarım greyfurt, 4 ızgara et, zeytinyağlı ve limonlu salata.
Akşam: 1 porsiyon domates soslu bonfile et, yanında haşlama sebze, bir bardak kırmızı şarap.

2. Gün
Sabah: 1 tost, 1 bardak greyfurt suyu, 1 fincan kahve ya da çay.
Öğlen: Yarım porsiyon ton balığı, yeşil salata, bir muz.
Akşam: 85 gram tavuk, bir tas haşlanmış bezelye, bir top vanilyalı dondurma.

3. Gün
Sabah: 1 haşlanmış yumurta, yarım muz, bir fincan kahve.
Öğlen: 1 kutu meyvalı yoğurt, 2 bisküvi, 1 fincan kahve.
Akşam: 2 haşlanmış sosis, az yağda pişmiş brokoli, yarım top vanilyalı dondurma.

4. Gün
Sabah: 1 elma, 1 bisküvi, 1 dilim yağsız peynir, 1 fincan kahve.
Öğlen: 1 tost, 1 haşlanmış yumurta, 1 bardak greyfurt suyu.
Akşam: 150 gram balık, yanında haşlanmış sebze, 1 bardak beyaz şarap ve tatlı olarak 1 porsiyon karpuz.

5. Gün
Sabah: 1 dilim ekmek üzerine fırınlanmış kaşar peyniri, şekersiz çay veya kahve.
Öğlen: 1 çorba tabağı dolusu yoğurt ve küp doğranmış salatalık.
Akşam: 1 porsiyon ızgara balık, yanında garnitür olarak 1 orta boy patates ve soğan, 1 bardak beyaz şarap.

Etiketler: , , , , , , ,

ZAMANIN MODASI:ESKİMEK

Dışarı çıkılacağı zaman hemen  bir jean ve üzerine tişört giyinip atarız kendimizi sokağa.Ne kadar da basite indirdik şu giyinmek işini.Çok eskiden Taksim’e,Beyoğlu’na çıkılırken erkekler takım elbise giyinip,traşlarını olurlarmış,en özel parfümler sürülürmüş.Bayanlar ise en göz alıcı elbilelerini giyinip saçlarını  yaptırdıktan sonra yürüyüşe çıkarlarmış Beyoğlu’na.Kol kola dolaşan çiftler  Beyoğlu’nun parfüm kokulu sokaklarında şıklık yarışı yaparlarmış.Bugün bakıyorumda o sokaklara, eser kalmamış şıklık adına.Eski hanımlarımız evlerde bile, sanki davete gidecekmiş gibi beklerlermiş kocalarını.Şimdi ne değişti?Nesil değişti evet ama zevklerimiz de başka bir boyut aldı zamanla.Zevklerimizi de eskittik bile bile.Evlerde hatta evleri geçelim sokaklarda bile bayanlarımız eşofman ile geziyorlar.Saçlarımızı büyük bir toka ile toplar gibi yapıp altımıza da çekiyoruz eşofmanları ohh!ne rahat ediyoruz.Bu değişim bizleri tembelleştirdi hanımlar!Yaratıcılığımız da gitti aslında.Dışarıya çıkarken nasıl şık oluruz diye düşünmüyoruz.Zamanın modasına uyuyoruz kendimizce.Fena mı?Aslında değil ama dediğim gibi çokta basite indirmedik mi bu giyinme işini sizce?

Aslında hepimizin kolayına geldi bu tarz giyinmek.Kolay olduğu için de moda yaptık kendi aramızda jean pantolon ve tişörtlerimizi.Bu jeanlar aslında kendimce edindiğim tecrübeye dayanarak söylüyorum; kadınlarda bel çevresinin kalınlaşmasına da yol açtı zamanla.Bakın aldığımız jean pantolonlar,(eskiden hadi buluyorduk yüksek bel pantolon ama son zamanlarda bulmak imkansız) hep düşük belli, dar kesimler değil mi?Biz bu pantolonları hem moda hem de rahat diye giyinmeye başladık yıllar önce.Düşük bel ve dar olduğu için de karın bölgesini zamanla toparlayan bu pantolonlar ileri de karını korse görevi görerek evet toparladı ama kemer hizasından sıktığı içinde bel bölgesini saldı.Sonuç ortada!Sürekli jean giyen ve kilolu ya da kilo almaya yatkın bayanlarda bu problemi  net olarak görebiliyoruz şimdilerde.Kozmetik konusunda da çok hatalar yapıyoruz aslında.Kaliteli ürünleri tercih etmek yerine ucuz,içeriğinde ne olduğunu bilmediğimiz ürünlerden üç beş tane alıp değişik değişik kullanmayı tercih edebiliyoruz fakat ileride aldığımız o kozmetik ürünleri,yüzümüze fazlasıyla hasar verdiği için maddi manevi daha büyük yıkımlar yaşanıyor.Modaya uyalım derken,hep aynı güzellikte kalalım derken böyle detaylarıda atlamamak gerekiyor aslında.

En çok detaycılığımız tartışıldı yıllar yılı ve tartışılacak da.Duygusal dünyamızda ne kadar detaycıysak iş; güzelliğe,seksiliğe ve hemcinslerimizle yarışa gelince bir o kadar da kolaycılık yapıyoruz çoğu zaman.Güzellik için hiç düşünmeden bıçak altına yatıyoruz .En güzel olmak için hırpalıyoruz bedenlerimizi hiç düşünmeden.Kilo verdirdiğine inandırıldığımız ilaçlar kullanıyoruz.Hep aynı yaşta görünebilmek için veriliyor onca ödünler,savaşlar.Kadın her yaşta güzel değil midir?Her yaşın ayrı bir güzelliği yok mudur?Bu savaşın içinde yılların yorgunluğu düşüyor ifadelerimize ve zamanın bekçisi olan çizgiler ekleniyor eskiyen yüzümüze yavaş yavaş.Hiç düşünmeden çok çabuk eskitiyoruz bu güzelliğimizi.Biz, bazen değerini bilemediğimiz yıllarımızda gereksiz detaylarla uğraşırken bir sonbahar rüzgarı hakim oluyor ömrümüze.Baharları geride bırakırken değerini sonradan anlayacağımız çok günlerimiz kaldı ardımızda.Önümüzdeki güzel günleri eskitmeden, gerçekten değerini bilmek dileğiyle….

Sevgilerimle..

Ömür Akarcan Tüven

Etiketler: , , , , ,
Web