kadınsak burdayız




Yüze Dolgu Estetiği

Seneler geçtikçe yüzümüz, çenemiz ve dudaklarımız eski dolgunluklarını kaybetmeye başlar.Yüzümüz adeta erimeye başlar, süzülmüş ve çökmüş gibi görünür, dudaklar ise incelmeleri ile birlikte üzerinde mimik çizgiler dikey bir şekilde oluşmaya başlar. Çenemiz erimeye ve daralmaya başlaması ile birlikte özellikle nazolabial dediğimiz burundan dudak yan taraflara uzanan çizgilerde derinleşmeye başlar. Göz çevremiz, kaş aramız ve alın ise bu kayıplardan nasıbını alır ve kırışıklıklar oluşmaya başlar. Bunların dışında ise hiç böyle probleminiz olmaması ile birlikte dudaklarınızın daha dolgun ve belirgin görünmesine ve ya yüzünüzdeki asimetrilerin giderilmesini isteyebilirsiniz ve ya hiç bu konularla bile ilgisi olmayan daha önce geçirdiğiniz aknelerin izlerini ve ya yara izlerini takıntı halinde getirmiş olabilirsiniz. Bütün bu durumlarda ise dolgu maddeleri size en çok yardımcı olabilecek maddelerdir, önemli olan doğru adresleri bulmak…

Mucize sonuçlar!
İlerlemiş her teknoloji aslında bir sihirdir, dolgu maddeleri ise bu çağın sihirli değnekleri… Muayenehane şartlarında her hangi bir cerrahı işleme gerek kalmadan ancak 30 dakika gibi kısa bir sürede dudaklarınızı kalınlaştırabilirsiniz. Yanaklar, çenedeki çöküntü ve sarkmaları toparlayıp, nazolabial kırışıklıkları doldurup yüzünüze genç ve taze bir görüntü verebilirsiniz. İşin önemlisi bu konuda eğitimi, tecrübesi ve estetik zevki olan bir dermatolog bulmanız ve güvenmeniz. Doğru doktoru seçersiniz ve istediğinizi doğru dile getirirseniz sonuçlar o kadar doğal ve sevindirici olacak ki herkes çok iyi göründüğünüzü söyleyecek ama nedenini anlayamayacak. Yüz çok deforme olmadan bu işleme başlarsanız her zaman için kazançlı çıkacaksınız…

Etkileri neler?
Dolgu maddesi sayesinde kırışıklıların altına enjekte edilen madde bölgenin, hacim artışı ile birlikte deride gerilmeler görülür. Enjekte edilen bu madde sayesinde ise ayrıca deri altındaki hücreler uyarılır ve yeni düzgün kollajen oluşumunu artırır. 3.etki ise dolgu maddeler nem tutan maddeler olduğundan cildin nemlenmesini, gerilmesini ve daha genç görünmesini sağlar.

Dudak belirginleştirme
Her yaş grubunun dudak ile olabilecek sorunları, istekleri farklıdır,gençler gazete,dergi ve filmlerdeki gençlik idollerinin dolgun dudaklarını görerek daha kalın dudakları tercih ederken, 50-60 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde ise dudakların erimesi, küçülmesi ve üstte ve alttaki çizgiler başlıca sorun haline gelir. Dudak kenarları ise aşağıya doğru inmesi nedeni ile yüze daha yaşlı ve yorgun bir ifade verir. Dolgu maddeleri sayesinde ise son derece doğal sonuçlar almak mümkün. Dolgu maddelerinin en çok tercih edildiği bölgeler ise nazolabial dediğimiz burundan dudak yan taraflara uzanan çizgiler. Aslında bir çok yaş grubunda görülmesi ile birlikte 30-35 yaş sonrası bu bölgelerdeki derinleşme yüzdeki genç görüntüye gölge düşürecek en önemli nedenlerin başında gelir ve çözümler aranmaya başlar. Dudak dolgunlaştırmada ise bazen üst dudak, bazen alt dudak ve ya hem üst ve alt dudak işleme tabi tutulabilir, hastanın tercihi doğal bir görüntü olduğu takdirde son derece doğal sonuçlar almak da mümkün…

Yanak belirginleştirme
Eski resimlerinizi baktığınızda hiç şüphesiz en çok gözünüze çarpan dolgun yanaklarımız.. Gün geçtikçe yanaklarımız yuvarlaklığını kaybeder ve sarkmaya başlar. Dolgu maddesi ile hafif bir dokunuşla bile, yanaklar esnekliğini ve gençliğini tekrar kazanır ve yüze mutlu ve genç bir görüntü verir. Hatlar yukarıya doğru kalktığından yüze pozitif bir görüntü sağlar ve ayrıca kırışıklıkları hafifletir. Dolayısıyla yüzün genelinde olumlu bir ifade gelişir, dolgu maddenin niteliği ve miktarı tabi ki uzman tarafından ayarlanmalıdır.

Göz çevresi çukurlar
Zaman içersinde göz çevresinde oluşan koyu renkli halkalar yüze yaşlı ve yorgun bir görüntü veriyor. Göz altı çukurlarına uygulanan ince dolgu maddeler ise muhteşem sonuçların alınmasına neden oluyor. Dakıkalar içersinde gerçekleştirilebilecek bu işlem sayesinde göz altı kılcal damarlar daha az göründüğünden göz altı mor halkaların geçmesine sağlıyor.

Kaş arası alın bölgesi
Yüzde en çok kaş arası çizgiler yüze sert bir ifade verir. Bu sert çizgilerden kurtulmak için bazen botox , bazen dolgu bazen ise hem botox hem dolgu maddesi doğru bir seçenektir. Bu sihirli değnek sayesinde birkaç dakikada bu kırışıklıklardan kurtulmanız mümkün…
Dudak üstü kırışıklık
Belli bir yaş grubunda bir çok kişide görülmesi ile birlikte özellikle sigara içen ve güneş ve solaryuma maruz kalan insanlarda bu çizgiler daha sık ve derin oluşmaya başlar. Üstelik bunları kamufle etmekte mümkün değildir. Makyaj malzemesi kırışıklıların içinde birikir. Rujlar ise 1 saat bile düzgün duramaz, bazen üst dudaktaki şekil bozuklukları ve ya dışları yapılan müdahaleler sonunda da bu bölgelerde daha erken kırışıklıklar oluşabilir. Bu çizgiler ince olduğundan ince karakterdeki dolgu maddeleri seçmekte yarar vardır.

Çene ve dudak altları
Yaşımızın geçmesi ile birlikte en çok şekil değiştiren ve küçülen bölgelerin başında çenemiz ve dudak altı bölgemiz gelir. Yüzde doğru bir değerlendirmeden sonra tabi bu bölgeleri unutmamak gerek… Bu küçük ve kısa süreli rutüşlar sayesinde ise yüze daha genç ve taze bir görüntü sağlamak mümkün

Akne çukurları ve yara izleri
Küçükken geçirdiğimiz bazı hastalıklar,yaralar ve gençlikteki akneler yüzümüzde istenmeyen izlerin oluşmasını neden olabilir. Bazı durumlarda ise dolgu maddeleri bize yardımcı olabilir, yeter ki uygulama yapmadan önce basit bir test yapalım. İki parmak arasında sıkıştırılan iz bu şekilde kaybolursa dolgu maddesi doğru seçenektir, yara bölgesinin altına enjekte edilecek dolgu maddesi ile belirginliğini kaybettirir

Doğru uygulama
Yüzdeki boşluklar, çökmeler,asimetriler ve yüzdeki bazı kusurları dolgu maddeleri ile düzeltmek mümkün. Önemli olan bu uygulamaların sonucunda, yüze simetrik ve doğal bir görüntü sağlamak ve dengeleri koruyabilmek. Detaylı bir uygulamada ise ilk uygulamadan sonra yüzün durumunu tekrar değerlendirmek ve kişinin daha önceki yüz tipini göz önüne alarak yüz şekli belirtmek, dolguların yerleşmesi ve gerçek şeklini alması biraz zaman alacaktır.

alıntıdır.

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , ,

Anne Estetiği Hakkında

Dünyada hiçbir şey anne olmanın verdiği mutluluk ile kıyaslanamaz, ancak hamilelik sonrası vücudun deforme olması ve bazı bölgelerde çeşitli izlerin kalması çoğu zaman annelerin canını sıkabiliyor. Anne adayı için fiziksel olarak oldukça yıpratıcı geçen hamilelik sürecinde, vücut, bebeğin büyümesini sağlamak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor. Bu dönemde 10-14 kilo alınması doğal. Bazı anne adayları daha fazla da kilo alabiliyor. Kilonun çoğu da karın bölgesinden, bir kısmı da kalçalardan alınıyor. Doğum sonrası süt verme, hormonal değişim, artan iş yükü, değişen sosyal yaşam, uykusuzluk gibi faktörler de devreye girince annenin kendini iyi hissetme çabasıyla estetik cerrahların kapısını çalması muhtemel.

Bu noktadan sonra sözü Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhan Serdaroğlu’na bırakıyoruz:

• Amerika Birleşik Devletlerinde en sık yapılan kombine operasyonlar “mommy makeover” operasyonları, yani anneyi revize etme, gençleştirme operasyonları. Bu operasyonlarda genellikle karın germe + meme dikleştirme + uyluk germe + liposuction kombinasyonları tek seansta uygulanabiliyor.
• Bazen de vajen yapılarında oluşan deformasyonların düzeltilmesi için ameliyatlar gerçekleştiriliyor.
• Eski forma kavuşmak için bilinçli bir diyet ve düzenli sporun yerini hiçbir şey tutamaz. Bunların yeterli olmadığı durumlarda ise plastik cerrahlar devreye giriyor.
• Ancak bunun için doğumdan sonra belirli bir zaman geçmesi doğru olacaktır. En azından emzirmenin sonlandığı döneme kadar beklenmesi gerekli. Bu dönem sonrasında meme dokularının tam olarak eski formuna kavuşması ve toparlanma süreci de yaklaşık olarak 6 ay sürebiliyor.
• Doğum sonrası en büyük deformasyon meme ve karında meydana geliyor. Bu bölgelere yönelik ameliyatlar genelde tek seansta ve birlikte yapılıyor.

DOĞUM SONRASI MEME ESTETİĞİ
• Emzirme döneminden sonra memeler genelde hamilelik öncesine göre hacim olarak küçülür. Genişleme ve sonrasında süt bezlerindeki küçülmeye bağlı olarak derisinde çatlaklar oluşabilir. Aynı zamanda memenin derisinde de fazlalık olacağından memede sarkma görülür.
• Doğum sonrası meme estetiğinde, memeyi hem büyütme hem de dikleştirme işini aynı anda yapmak gerekir. Bazen de meme küçültülmeli ve dikleştirilmelidir. Emzirme döneminin bitiminden 5-6 ay sonra bu operasyonlar rahatlıkla yapılabilir.
• Doğum sonrası hastalarımızda bazen tamamen içi boşalmış ve adeta “sönmüş” memelerle karşılaşabiliyoruz. Bu durumda sadece meme derisini çıkararak toparlama işlemi yapmak, istediğimiz sonucu vermez. Memeye bir hacim kazandırarak dikleşmesi için bir silikon protezden yararlanabiliyoruz.
• Bazen de meme dokusu yeterli olduğundan sadece bir küçültme/toparlama operasyonu yeterli oluyor. Bu operasyonların izleri ise sadece meme başı etrafında olabileceği gibi, aşağıdaki meme katlantısına doğru uzanan izler de olabiliyor.
• Meme ameliyatının ardından ikinci kez anne olmaya karar veren bir kadın, eğer ameliyatını uygun bir teknikle yaptırdıysa, bebeğine süt verebiliyor. Zaten meme küçültme işlemlerinde meme başının altındaki süt kanallarını kesmediğimizden emzirme fonksiyonlarını korumuş oluyoruz.
• Meme operasyonları sonrasında, yorucu olmayan işlere başlanması bir hafta kadar alırken, günlük yaşam temposuna dönüş 2 haftayı bulabiliyor. 2 hafta kadar aşırı kol hareketlerinden ve yere eğilmekten kaçınılmalı. Ağır spor egzersizlerine 10-12 hafta sonra başlanabilir.

DOĞUM SONRASI KARIN GERME
• Karın germe ameliyatında en önemli nokta, karın kaslarını yeteri kadar gerginleştirmek. Doğum yapmış bir karında bu kaslar oldukça gevşek ve ayrıktır. Halbuki düz ve gergin bir karna sahip olmanın ilk şartı sıkı karın adaleleridir.
• Karın germe operasyonlarında göbek deliği altındaki sarkan ve çatlamış olan tüm deri ve yağ dokusu çıkarılıyor, orta karın bölgesi ve karın duvarındaki kas dokusu gerginleştiriliyor.
• Operasyon sırasında gevşek karın derisi ve yağlı tabaka kaldırıldıktan sonra gevşemiş olan karın kasları birbirine dikişlerle sıkıca yaklaştırılıyor. Fıtıklaşma varsa onarılıyor. Böylece daha ince bir bel ve sıkı bir karın duvarı elde ediliyor. Fazlalık deri ve yağ dokusu kesilerek çıkarılıyor.
• Doğum yapmış olan kadınlarda karın germe operasyonu için en az 3 ay kadar beklenmeli. Süt verme döneminde operasyon yapılması uygun olmadığından bu minimal süre en az 1 yıla kadar çıkarılabilir.
• Sezaryen operasyonuyla aynı anda karın germe işlemi asla yapılamaz ve yapılmamalıdır. Çünkü normalde bir armut büyüklüğünde olan rahim hamilelik sırasında bir basketbol topu kadar büyüklüğe ulaştığından tekrar küçülmesi ve doğum öncesi boyutlarına ulaşması en az 45 gün alıyor.
• Rahim ve karın içi diğer organlar normal boyutlarına gelmeden, hormonal dengeler tekrar normale dönmeden karın germe işlemi yapmak, hamile bir kadına 36 beden elbise giydirmeye benzer ve sonuç başarısızlıktır.
• Karın germe operasyonu sonrasında bir gece hastanede yatan hasta, aynı gün kaldırılıp yürütülüyor. Yaklaşık 1-2 hafta sonra hafif tempolu iş yaşamına ya da okul hayatına dönebiliyor. Tempolu yürüyüşle egzersizlere 1 ay sonra başlanılabiliyor. Operasyondan 6 hafta sonra egzersizlerle karın kasları kuvvetlendiriliyor ve diyetle kilo alınması önlenirse operasyondan daha mükemmel sonuçlar alınabiliyor.

DOĞUM SONRASI LİPOSAKŞIN

• Karın, bel, kalça, uyluk (üst bacak) iç ve dış tarafı, diz iç kısmı gibi vücudun belli bölgeleri diyet ve egzersize dirençli, özellikle doğum sonrası yağ birikim bölgeleridir. Bu bölgelerdeki fazla yağlanmanın giderilmesi için yapılacak aşırı egzersiz, sonuç vermeyeceği gibi vücudun genel metabolizmasını da bozabilir.
• İşte bu direçli yağ birikimlerinin negatif basınçlı bir vakumla girilerek vücuttan uzaklaştırıldığı operasyonlara “liposakşın” operasyonu denir. Bu operasyonlar kesinlikle zayıflama operasyonları değil, kontur düzeltici operasyonlardır.
• Doğum sonrasındaki dönemde özellikle karın germe operasyonlarıyla birlikte çok sık uygulanan bir operasyondur. Doğum sonrası istenilen kiloya ulaşıldıktan sonra (en az 3 ayla 1 yıl arası) liposakşın operasyonları da rahatlıkla yapılabiliyor.

DOĞUM SONRASI VAJİNA ESTETİĞİ
• Vajinal daraltma operasyonlarını ve vulva dediğimiz vajen girişindeki anatomik yapıların estetikle düzeltilmesini sıkça duyar olduk. Daha önceleri kadınlar, vajen dudaklarındaki deformite, asimetri ya da bozuklukları doktora gidip muayene bile ettirmeye çekinirken artık bunu düzelttirmek için operasyon talep ediyorlar.
• En sık uygulamalarımız arasında vajen küçük dudaklarının asimetri veya hipertrofisinin düzeltilmesi yani küçültme işlemleri geliyor. Ayrıca “mons pubis” diye adlandırdığımız vajen girişi üstünde ve karın katlantısı altında kalan alanın liposuction ile zayıflatılması, liposculpture ile şekillendirilmesi, büyük vajen dudaklarının otolog (kendi) yağ enjeksiyonuyla veya diğer dolgu maddeleriyle şekillendirilmesi ve dolgunlaştırılması da sık uyguladığımız işlemler.
• Bunun dışında büyük vajen dudaklarında küçültme ve klitoris etrafında fazlalık cildin alınması gibi işlemler de plastik cerrahlar tarafından uygulanıyor. Bu işlemler için doğum sonrası mutlaka ilk 6 ay kadar beklenmeli.

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler:

Yüz Estetiğinde 2012 Trendleri

YÜZ ESTETİĞİNDE 2012 TRENDLERİ

İnsanoğlunun estetik yaptırma tutkusu plastik cerrahide her gün başka bir yeniliğin çıkmasına neden oluyor. Teknikler gelişirken insanların istekleri de aynı doğrultuda ilerliyor.Magicplast Estetik ve Plastik Cerrah Op.Dr. Güner Uysal  en çok yapılan yüz estetiğinin 2012 trendlerini açıkladı: 

BURUN ESTETİĞİ:

İster kadın ister erkek olsun bugün için en sık olarak yapılan yüz estetiği uygulaması tabiî ki halen estetik burun ameliyatlarıdır. Rinoplasti denilen bu operasyonlarda amaç hem fonksiyonel anlamda sağlıklı, rahat nefes alan bir burun yaratırken, hem de estetik olarak yüz hatlarınızla uyumlu, kesinlikle natürel görünümde ve kimsenin estetik olduğunu anlamadığı bir burun modeli yaratmaktır. Şu anda kullanılan gelişmiş teknolojik cihazlar yardımıyla artık bu ameliyatlar burun kemiğini dahi kırmadan, lazer ya da mikrotur yardımı ile ve acısız, ağrısız, kansız ve tamponsuz olarak yapılabilmektedir. Yüzü bütünüyle kaplayan alçılar kullanılmamakta, çok ince herkesin burun yapısına uygun olarak hazırlanan sert bantlar yapılmaktadır. Artık en zor burun operasyonlarının süresi bile 1-2 saat kadar kısa sürede tamamlanıyor.Hastalar operasyon sonrası uzun süre hastanede yatmadan, aylarca şiş ve mor gezmelerine gerek bile kalmadan, bir hafta gibi kısa bir sürede operasyondan iz bile kalmayan görüntülerine kavuşabilmektedirler. (Örneğin; Cuma günü ameliyat olan bir hasta  pazartesi rahatlıkla

işbaşı yapabilir. )

SAÇ EKİMİ:

Saç dökülmesi tüm dünyada çok sık olarak görülen hastalıkların başında gelmektedir. Hemen hemen erkeklerin %80’inin hayatının bir döneminde mutlaka saç ile ilgili problemleri olabilmektedir. Tabiî ki bu durumu etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin en başında genetik sebepler yer alır. Saç ekimi kıl kökü nakli olarak adlandırılabilir. Saç ekimi, saçların yoğun olduğu bölgelerden (ense ve yan kısım) alınan saç köklerinin saha seyrek olan boş bölgelere ekilmesi işlemidir. Saç ekimi operasyonu özellikle doğal ve sağlıklı saç sonuçları verdiği için oldukça tercih edilen kalıcı bir yöntemdir. Saç dökülmesi ile kişilerde oluşabilecek çeşitli psikolojik ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi durumlar saç ekimi sayesinde ortadan kaldırılmaktadır. Saç ekimi mikromotor yardımı ile ense kökünden alınan saç köklerinin dökülen bölgelere ekimi işlemidir. Bu teknik de canlı saç kökü naklini sağlar ve genel anestezi gerektirmez. Artık öyle teknikler geliştirdik ki hastalarımızın saçlarını dahi kesmeden saç ekimi işlemi yapmak mümkün olmaktadır.Acısız, ağrısız ve narkozsuz olarak yapılmakta ve tek bir seansta 5000-6000 greft ekilebilmektedir.  

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

ifade veren durumları giderir. Kişiye daha genç ve canlı bir görünüm verir. Doktorumuz sizi muayene ettikten sonra yaş, derinin durumu ve diğer fiziksel ve tıbbi etkenler gibi, ameliyat kararını etkileyecek değişkenleri tartışacaktır. Genç kişilerde blefaroplasty genellikle sadece kapak altındaki yağ dokusunu uzaklaştırmak için kullanılır. Daha ileri yaştakilerde deri tonusunun kaybı fazla derinin de uzaklaştırılmasını gerektirecektir. Göz kapağı estetiği, ameliyatın büyüklüğüne bağlı olarak genellikle 1 saat kadar sürer. Üst kapağın doğal kıvrımdan ve alt kapağın kirpiklerinin hemen altından

olmak üzere deri kesileri yapılır. Bu kesiler kapağın dış köşesindeki kaz ayaklarına kadar uzatılabilir. Bu kesilerden girilerek deri dokusu alttaki kas dokusundan ayrılır. Kaslardaki gevşekliğe ve torbalara yönelik müdahale yapılır. Fazlalaşmış deri çıkartılır. Kesiler ameliyat bitiminde ince estetik dikişler yardımıyla kapatılır. Hasta ertesi gün bile işinin başına dönebilmektedir.

KAŞ EKİMİ

Kaşlar insan yüzündeki çok önemli yapılardır. Bakışlarımızı, mimiklerimizi dolayısı ile yüzümüzün ifadesini doğrudan etkiler ve yönlendirirler. Farklı kaş şekilleri yüze sinirli, yorgun, mutlu, üzgün, şaşkın ifadeler kazandırabilir. Sarkmış kaşlar bir miktar göz kapağı düşüklüğüne de yol açarak yüzümüze olduğundan daha yaşlı görünüm kazandırabilir. Kimi yüzde kaş ne kadar kalkık ise o kadar güzel dururken kimisinde yanlara doğru hafifçe yükselerek düz uzanan kaşlar, bazen de yanlardan aşırı alınıp sadece 2/3 iç kısımda kalmış kaşlar güzeldir. Kaşı kaldırmak ve arzu edilen şekle sokmak için uygulanan tekniklerin başında kaş ekimi gelmektedir. Ense bölgesinde var olan saçlar yukarı kaldırılıp ekilecek kök sayısına göre 1 cm eninde 5-10 cm uzunluğunda yatay bir çizgi şeklindeki alan traş edilerek mikromotor yardımı ile çok ince punchlar kullanılarak kıl kökleri alınır. Ekim işlemi kaş bölgesinde çok farklı olmaktadır. Çünkü kaş çıkış paterni her kişide çok değişkendir. Burna yakın kısımda daha bir dik açı ile çıkan kaşlar kulaklara doğru yaklaştıkça alınla 40-45 derece açı olacak şekilde çıkmaya başlar. Kaş ekimi işlemi ağrısız lokal anestezi ile yapılan ve 1-2 saat gibi kısa bir zamanda yapılan, sonuçları çok tatmin edici bir kıl kökü nakli işlemidir. İşlem sonrası ağrı ya da rahatsızlık verici herhangi bir durum söz konusu olmamaktadır. 

DUDAK ESTETİĞİ

Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından da çok önemlidir. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve 

orantılı olmalıdır. Dudak estetiğinde en sık kullanılan yöntem mucuze slikon permalip uygulamasıdır. Permalip uygulamasında kullanmak üzere geliştirdiğimiz malzemenin vücuda kesinlikle bir yan etkisi yok. Uygulama dudaklarda kullanılacak implantların ebadının tespit edilmesiyle başlıyor. Lokal anestezi ile dudak çevresi uyuşturulduktan sonra cerrahi işlemle üst ve alt dudağa implantlar yerleştiriliyor. Normalde iki gün süren ödem oluşuyor. Genellikle iki dudağa da implant yerleştirilebiliyor. Ama alt dudak daha kalın ise sadece üst dudağa implant yerleştirilmesi yetiyor. İlk olarak lokal anestezi ile 15 dakikada takılabiliyor. Hiçbir ağrı sızısı bulunmuyor. Farklı boyutta implantlar mevcut ve her kişinin istediğine göre takılıyor. 

ELMACIK KEMİĞİ ESTETİĞİ

Yaşlanmayla birlikte, orta yüz denilen gözlerle dudaklar arasındaki bölge, yaşlanmanın getirdiği değişikliklerden ileri derecede etkilenmektedir. Gerek yaşlanmayla, gerekse yer çekimi etkisiyle orta yüz bölgesi sarkma yapmakta ve yüze yaşlı ve yorgun bir görünüm hakim olmaktadır. Yaşlanmada, ellerde olduğu gibi yüzde de deri altı yağ dokusu azalmakta ve yüz hatları belirsizleşmektedir. Yanak büyütme işlemi aslında, elmacık kemik bölgesinin doğumsal, yaşlanma ve travma sonrası çökmesi sonucu olan hacim kaybının eski durumuna getirilmesidir. Elmacık kemikleri üzerine konulacak materyaller ile yüzdeki ahenk yeniden kazanılmış olacaktır. Elmacık kemiklerinin çökük olması, yüzün daha güçsüz görünümüne neden olacaktır. Dolayısıyla, yüzün alt kısımları daha belirgin bir duruma geçecektir. Elmacık kemiklerinin büyütülmesi işlemi 10 dakika ile 1 saat arasında sürebilmektedir.

Bunun için geçici yada kalıcı dolgular, protezler, endoskopik elmacık kemiği şekillendirme ve yağ enjeksiyonu gibi yöntemler yapılmaktadır.

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , ,

Yüz Gerdirme Estetiği

yüz gerdirmeSon zamanlarda yüze genç ve dinamik bir görünüm kazandırmak için pek çok yöntem uygulanıyor. Bunlar birleştirildiğinde daha kalıcı, az riskli ve az komplikasyonlu sonuçlara ulaşılabiliyor.

Yüz germe ameliyatı denilince aklımıza gelen ilk şey tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkları giderecek şekilde gerilmesi gelebilir. Ama yüzdeki kırışıklıkların hepsini sadece deriyi gererek ortadan kaldırmaya çalışmak mimiksiz bir ifade ortaya çıkarır, bu da yüze bir maske görünümü verebilir. Oysa alın, göz ve dudak etrafındakı kırışıklıklar ilave metotlarla ayrıca tedavi edilebilir.

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir.

Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting’i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır.

Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini “Face styling” olarak adlandırıyor.

Midface-lifting: Klasik face lifting’de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda “midface-lifting” denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir.

Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir.

Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir.

Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da “Model-lifting” diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

Midi-lifting: Mini-lifting’e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting’e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

Kaynak : Milliyet / DR. SERDAR EREN

alın germe kaş kaldırma yüz estetiği yüz gerdirme yüz germe yüz germe ameliyatı

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , ,

Meme Büyütme ve Meme Estetiği Fiyatları

Bazı Kadınların meme boyutu sorunları olabilir. Meme büyütme,Memeleri yeterli hacimde olmayan ya da hamilelik ve emzirmelere bağlı olarak meme dokusu azalan ve hafif sarkma oluşan kişilere;meme protezi kullanarak memeyi istenen hacim ve görünüme kavuşturmak için yapılan işlemdir. Ameliyat zamanı,Memelerin gelişimi 18 yaşında tamamlanır ve ameliyat bu yaştan sonra yapılabilir.Protez ameliyatlarındaki uygun teknik ve yöntemlerle, doğum yapmadan da ameliyat yapılır ve kişinin süt vermesinde bir olumsuzluk görülmez.Ameliyat öncesi görüşme,
Meme estetiği operasyonlarından önce; 40 yaş altı kadınlar da meme ultrosonu,40 yaş üzeri kadınlar da mamografi tetkikleri istenerek değerlendirilir.

Daha önce ameliyat olmuş hastalarla görüşmek,hastaların ameliyat öncesi-sonrası fotograflarını görmek ameliyat olacak hastaya fikir verebilir.Ancak,ameliyatın tekniği ve kullanılacak protezin türü her hasta için farklı olacaktır.
Ameliyat öncesi görüşmede;yapılacak ameliyatın tekniğine ve kabaca uygulanacak protezin hacmine karar verilir.

Protez büyüklüğü,
Meme protezinin hacmini belirlemede;kişinin isteği,boyu-kilosu-omuz genişliği, mevcut memelerinin durumu ve göğüs kafesinin yapısı önemlidir.
Memeler;yağ ve meme dokusundan meydana geldikleri için;büyüklükleri kilo ile yakından ilişkilidir.
Memelerdeki mevcut şekil ve büyüklük hedeflenen protezin hacmini ve ameliyat tekniğini belirleyecektir.
Kişinin meme hacmi kullandığı sütyen ölçüsüne göre;75-80 ya da 32-34 inç ve A,B,C,D,E cup (kap) olarak tariflenir.75-80 ya da 32-34 inç memenin altından geçen göğüs çevresinin uzunluğudur.A,B,C,D,E ise meme ucundan geçen göğüs çevresi uzunluğunun meme altından geçen göğüs çevresi uzunluğuna farkıdır.Bu fark ortalama 10 cm olduğunda A cup,17 cm olduğunda B cup,23 cm olduğunda C cup,29 cm olduğunda D cup ve daha fazla olduğunda E cup denir.
Meme alt kenarındaki iç-dış yarı çap uzunlukları ve meme projeksiyonu dediğimiz meme ucunun göğüse olan uzaklığı ölçülerek, bilgisayar programı ile de meme hacmi hesaplanabilir.
Protez ameliyatları cup değerini değiştirir.Örneğin 75 A olan bir meme,ameliyat sonrası 75 B veya 75 C olur.
Ortalama olarak her cup arasında 150 cc fark vardır.
Meme büyüteme ameliyatlarında ideal proteze karar vermede; ameliyat sırasında örnek protezleri deneyerek yerleştirmek en uygun yöntem olacaktır.

Protez türleri,
Protezler;içeriklerine,şekillerine,yüzeylerine bakılarak çeşitli sınıflara ayrılmıştır.

İçeriklerine göre,
Protez içeriği ne olursa olsun protezin dışı ince bir silikon tabaka ile kaplıdır.İçeriğine göre,serum fizyolojik dediğimiz tuzlu su, koheziv jel silikon ve etrafı koheziv jel silikon iç kısmı serum fizyoljik olan kombine protezler olarak sınıflandırılırlar.
Serum fizyolojik içeren protezler herhangi bir sebepten dolayı (trafik kazası, kesici-delici alet batması, ateşli silah yaralanmaları vb.) delinir, patlar ya da sızıntı yaparsa dışarıya çıkan serum vücut tarafından emilir,vücuda zarar vermez.Ancak,protezin kıvamı ve su hissi zamanla hastayı rahatsız edebilir.
Koheziv jel içeren protezlerin dış kılıfı silikon içi akıcı olmayan jel silikondur. Akıcı özellikte olmadıkları için, herhangi bir sebepten dolayı delinirse, sızarak bulunduğu bölgeye yayılması söz konusu değildir. Kıvamının koyu olmasından daha şekilli göğüsler elde edilir.
Kombine protezler,görünüm olarak doğallı sağladığı gibi, küçük ayrıntıları da (özellikle asimetrik memelerde) düzeltebilir.

Şekillerine göre,
Yuvarlak protezler yarım küre şeklinde olup özellikle,meme dekoltesini oluşturan üst yarıya dolgun bir görünüm sağlar.
Anatomik protezler damla şeklinde olup,memenin doğal şekline daha uyumludur. Yerleştirildikten sonra memenin alt yarısında dolgun bir görünüm oluştururlar
Yuvarlak protez, kas altına yerleştirildiklerinde, damla protez görünümü kazanıp üst polde ve meme tabanında yeterli hacmi sağlar

Yüzeylerine göre,
Yüzeylerinin düz ya da pürtüklü oluşuna göre sınıflandırılırlar.
Meme altına yerleştirilen protezlerde kapsül kontraktürünü daha efektif olarak engellemesi nedeniyle pürtüklü yüzeyler tercih edilirken,kas altına uygulanacak protezlerde düz yüzey kullanılır.

Protezlerdeki FDA onayıda proteze duyulan güveni sağlamaktadır.
.
Ameliyat teknikleri,
Protezin yerleştirildiği alan,
Meme dokusu ile göğüs kafesi arasında göğüs kası bulunur. Protezler,meme ile göğüs kasının arasına kas üzerine, ya da göğüs kası ile göğüs kafesi arasına kas altına yerleştirilebilir.
Protez,kas üzerine yerleştirildiğinde hızlı bir iyileşme olur ancak,kas altı gibi doğal bir görüntü oluşmayabilir;dışarıdan protezin üst kenarları görülebilir,elle muayene edildiğinde hissedilebilir. Ancak meme tabanı tam dolgunlaşır.
Kas altına yerleştirilen protez kenarları dışarıdan fark edilmesi,elle muayene edildiğinde hissedilmesi daha zordur. Bu nedenle daha doğal bir görünüm kazandırılmış olur. Kapsül ihtimali daha azdır.Ameliyat sonrası iyileşme süreci bir kaç gün daha uzun olabilir, göğüs kasının kasılmasını sağlayan omuz ve kol hareketleri ile ilk birkaç gün ağrı hissedilebilir.

Dual planlı olarak protezin yerleştirlmesi ile;protezin üst kısmı kas altında alt kısmı kas üstünde olur ki,memeye en ideal görünüm verilmiş olur.
Protez uygulama yerleri,
Protezler göğüs bölgesine 4 farklı yerden girilerek yerleştirilebilir:
1- Meme başı çevresi,
Ameliyat kesisi, meme başının alt kenarında renkli alan ile memenin birleştiği sınırda yaklaşık 4 cm. uzunluğunda yarım çember şeklindedir .
Ameliyat kesisi, meme başının çevresinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
Protez kas altı ya da kas üzerine yerleştirilebilir.
Meme ucu süt kanalları ve meme ucu hissini sağlayan sinirler ameliyatta etkilenebileceği için,ameliyat sonrası kalıcı ya da geçici meme ucunda his kaybı ve süt verememe görülebilir.
Meme sarkıklığı fazla olan kişilerde meme protezi ile birlikte dikleştirme işlemi yapılacaksa protez uygulamasında en uygun yöntemdir.Sarkıklık durumuna bağlı meme altına uzanan yaklaşık 4 cm’lik düz (vertikal) çizgi meydana gelebilir.

2- Meme altı kıvrım çizgisi,
Meme altı kıvrımında yaklaşık 4-5 cm. uzunluğunda kesi yapılır.
Ameliyat kesisi, meme altı kıvrım çizgisinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
Protez kas üstü ya da kas altı yerleştirilebilir.
Meme altı kıvrım çizgisinden girerek protez yerleştirildiğinde süt bezleri zarar görmez,meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali daha azdır.

3- Koltuk altı,
Koltuk altında, derinin katlandığı çizgiler üzerinden protez türüne göre 2-4 cm. uzunluğunda bir kesi yapılarak, memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir.
Protezler, bu yolla göğüs kasının altına yerleştirilir.
Ameliyat kesisi koltuk altında olduğu için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz. Koltuk altındaki ameliyat izi ise kıvrım çizgileri içinde kaldığından dolayı zamanla kaybolur.
Meme süt kanalları ve meme ucu siniri etkilenmez.

4- Karın germe sırasında göbek altından,
Karın germe esnasında memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir.
Protezler, kas üstü ya da altına yerleştirilebilir.
Ameliyat kesisi olmadığı için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz.
Ameliyat sonrası ağrı ve anestezi türü,
Ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınabilen; ameliyat sonrası kollarda hafif ağrı ve memelerde gerginlik olabilir.
Ameliyat sonrası sırt kısmı yüksekte olacak şekilde yatarak dinlenmeniz gerekmektedir.
Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır.

Hastanede kalış,
Hastanede kalış bir gecedir.
Ertesi gün,koltuk altı ya da memedeki pansuman açılarak yenilenir, ve yaklaşık 15 gün kullanacağınız meme üzerindeki bant tekrar uygulanır.
İlk günlerde,memelerinizi ödemden dolayı biraz daha büyük görebilirsiniz ancak ödemler geriledikçe istenen boyuta ulaşılacaktır.

Ameliyat sonrası iyileşme,
Ameliyat sonrası ortalama 5.günde iyileşmeniz tamamlanmış,işe dönebilir,yolculuk yapabilirsiniz.Ancak,yüzme ve ağır egzersiz gibi kol ve göğüs kaslarını çalıştıracak aktivitelere iki ay ara vermelisiniz.

Ameliyat komplikasyonları,
Erken dönemde;kanama ve enfeksiyon gibi cerrahi işlem sonrası görülebilecek komplikasyonlar az da olsa vardı.
Protezin ve yerleştirileceği yuvanın uygun büyüklükte olmamalarına bağlı;protezin yukarıya-aşağıya yer değiştirmesi,iki protezin göğüs orta kısmında simmasti dediğimiz şekilde birbirine yapışması olabilir.
Gereğinden büyük protez uygulamaları,memede sarkmaya sebeb olabilir.
Özellikle meme ucundan yerleştirilen protezlerde;süt verme sıkıntısı görülebilir,meme ucu his kaybı geçici ya da kalıcı olabilir.
Vucut protezi yabancı cisim olarak algılayıp çevresine bir kapsül oluşturur.Zaman içinde bu kapsül kontraksiyonu dediğimiz belirli derecelerde oluşabilen kapsül kasılması için protezin değişimi gerekebilir.
Merak ettikleriniz,

Günümüzde meme büyütmenin en sağlıklı ve kalıcı yöntemi meme protezleridir,hormon içerikli ve bitkisel kökenli ilaçlar,kanser yapıcıdır; geçici ve vucuda zarar verici olarak meme hacmini bir miktar arttırabilir.

Meme protezleri silikon içerikli olup,silikonlar inert maddelerdir.Vucutla hiç bir şekilde reaksiyona girmez ve ömür boyu yapısı bozulmadan vucutta kalabilir.

Meme protezinin kanser yapmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Meme protezi sonrası,rutin meme kontrollerinde 40 yaş öncesi meme ultrosonu,40 yaş sonrası meme MR (magnetik rezonans) görüntüleme teknikleri kullanılır.

Hafif dereceli sarkmalar protez ameliyatları ile düzelebilirken,gereğinden büyük uygulanan protezler zamanla memelerde sarkmalara yol açabilir.

MEME ESTETİĞİ AMELİYATI ÖNCESİ YAPMANIZ GEREKENLER

1-Ameliyat tarihinizden bir hafta öncesi;sigarayı bırakmanız,aspirin türü kan sulandırıcı ilaçlar almamanız,bitkisel tablet kullanmamanız ve bitki çaylarına ara vermeniz gerekmektedir.

(Sürekli kullandığınız ilacı doktorunuza danışmadan kesmeyiniz)

2-Bayan hastalar için,ameliyat tarihi regl dönemlerine denk gelmeyecek şekilde ayarlanması faydalı olacaktır.

3-Hastaneden çıktıktan sonra,dinlenip rutin işlerinize ara vereceğinizden dolayı size birkaç gün yardımcı olacak birisini ayarlamanız faydalı olacaktır.

4-Ameliyat sonrası ortalama 1.haftada memelerinizdeki pansuman çıkarılmış olacak,uçak yolculuğu yapabilir ve işe dönebilirsiniz.

5-Ameliyat sonrası iyileşmeniz hızla tamamlanacaktır ancak;tatil programınızı yaparken ameliyat sonrası 2 ay güneşlenmenin,ağır sporlar yapmanın yasak olduğunu unutmayın.

Meme büyütme: Memenin protez takılarak büyütülmesi. Fiyatı: 2.5 – 4 milyar lira arasında.

Meme küçültme: Büyük memenin derinin fazla dokusu alınarak dikleştirilmesi. Fiyatı: 2.5 – 4 milyar lira arasında.

Meme dikleştirme: Sarkık memenin fazla deri alınarak dikleştirilmesi. Fiyatı: 2.5 – 4 milyar lira arasında.

Memeyi büyütme ve dikleştirme: Sarkık memenin dikleştirilmesi ve içine protez koyularak büyütülmesi. Fiyatı 2.5 – 4 milyar lira arası.

Asimetrik memeyi düzeltme: Biri büyük diğeri küçük olan memenin estetik ameliyatla eşitlenmesi. Fiyatı: 2.5 – 4 milyar lira arasında

Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , , ,
null
Web