kadınsak burdayız

Cinsel Güç Artıran Bitkisel Formül

Cinsel güç artırıcı bitkisel formülü siz okurlarımızla paylaşıyoruz.İşte bu bitkisel formülü deneyin faydasını görcek siniz.

MALZEMELER :
*1 tatlı kaşığı keten tohumu yağı,
*1 tatlı kaşığı çörekotu yağı,
*1 damla acıbadem yağı,
* 1 bardak su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemeleri karıştırın.Günde 1 bardak için.
Ömer Osman Korkmaz’ın diğer önerileri ise; Günde 2 adet kzölenmiş sğan yenilmesi ve tam buğday ekmeği tüketilmesi.

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , ,

Vajinismus Nedir

Vajinismus Nedir

vajinusmusVajinismus Ondan Kurtulmak sizin elinizde!

Acı duymaktan korktuğunuz veya kafanızdaki yasakları delemediğiniz içn eşinizle cinsel ilişkiye giremiyormusunuz? Busorunuun üstesinden gelebilirsiniz.

Siz kızınız, gelininiz yada komşunuz. Kadınlarımızın çoğu, çeşitli korku ve kaygılar nedeniyle uzun süre eşiyle cinsel ilişkiye giremiyorlar. Her denemede, canlarının yanacağından korkuyor yada yıllardır beyinlerine ilmek ilmek örülen cinsel yasakları söküp atamıyorlar. Bunun sonucunda endişeyle birlikte gelen fiziksel tepkiyle, kadınların cinsel organında kitlenme olarak tanımlanan vajinismus adlı rahatsızlık ortaya çıkar.


Bu Konunun Devamını Okuyun »

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , , ,

Prezervatif Kullanımı hakkında Bilgiler

prezervatifPrezervatifin tanımını yapacak olursak, penisi cinsel ilişki esnasında örtmek için kullanılan ince lastikten silindir şeklinde bir kılıftır. Çok güvenilir bir yöntemdir, fakat bu konuda hatalı görüşleri olan bazı erkekler tarafından reddedilir. Gerçekten de prezervatif kadar yaygın, fakat onun kadar yanlış anlaşılan başka bir yöntem daha yoktur.

PREZERVATİF VE CİNSEL UYARILMA

Birçok erkek, prezervatifin, kadının duygularını azalttığını ileri sürmektedir. Bu doğal bir şeydir. Çünkü ne kadar ince olursa olsun, doğrudan doğruya teması önler. Gerçekte ise, bölgesel uyarılma açısından prezervatif kullanıp kullanılmamasının bir ayrımı yoktur. Kadın gözleri bağlı olarak ilişkide bulunduğunda, penisin oluşturduğu uyarılma ile prezervatifin kullanıldığı zamanki uyarılmayı ayırdedemez.

Fakat niçin bazı erkekler cinsel heyecanlarının azaldığından ya da prezervatif iktidarsızlığından söz ederler? Cinsel uyarılma, beynin bunu nasıl kaydettiğine bağlıdır.

Buraya birkaç olay alıyoruz: Prezervatif görünüşe göre incedir. Fakat belki de gerçekte ince değildir. Bazı erkekler şöyle söyler: “Pahalı prezervatifler o kadar ince oluyor ki, insan bunların varlığın bile duyumsamıyor. Oysa ki ucuzları kalın ve kötü oluyor.” Aslında fiyat ne kadar yükselirse, prezervatif o kadar saydamlaşır, ince görünüşlü olur ve yumuşaktır.

Çoğu kez, prezervatifin ne kadar pahalıysa o kadar ince olduğuna inanılır. Oysa ki bu sadece gözün aldanmasıdır. Ayrım yalnız saydamlıktadır.

Prezervatif, kauçuk ağacının süte benzer özsuyundan elde edilir; kalitesi fiyatına göre değişmez. Fiyattaki fazlalığın nedeni, saydam duruma getirmenin daha pahalı bir işlem oluşundandır.

Bir prezervatif alın, bunu yuvarlayarak açın ve boyunu ölçün. Bu ortalama 19 cm. uzunlukta (2 cm kadar uzunluktaki uç kısmı dahil) ve aşağı yukarı bir gram ağırlıkta olmalıdır. Halen sağlık bakanlığı, prezervatiflerin en az bir gram ağırlıkta yapılmalarını şart koşmaktadır. 35 mm çapında ve 19 cm uzunluktaki bir prezervatifin kalınlığı 0,35 mm.dir.

Bundan daha ince bir prezervatif sadece daha fazla esnek olmakla kalmayacak, aynı zamanda kolayca da yırtılabilecektir. Üstelik uyarıcı etkisi bakımından biraz daha kalın prezervatiflerden pek farklı olmayacaktır. Tek ayrım, standart kalınlık içinde olanaklı olduğu kadar saydam duruma getirilmesindedir.

Kadınların yanlış inançları: Prezervatif tam geldiği takdirde cinsel uyarılmada bir ayrım duyumsanmazmış. Bununla birlikte bazı kadınlar, erkeğin boşalmasını “duyumsayamadıklarını” söylemekte ve bundan yakınmaktadır. Ayrıca, prezervatif kullanılmadığında vaginanın boşalma sırasında ısındığını ve ıslandığını ileri sürmekteler.

Gerçekte ise rahim ağzı, ısının oluşturduğu zevk veya acı duygusunu duyumsamaz. Rahim ağzı acı duyulmadan yanabilir veya bıçakla kesilebilir. Penisin çarpmasının oluşturduğu sarsıntı, rahim tarafından iletilir ve çarpma hissi karın zarında duyulur. Buna karşılık vaginanın sümüksü tabakası ısıya ve uyarılara karşı duyarlıdır.

Demek oluyor ki, boşalma sırasında bir şeyler duyumsanabilir. Fakat bu his, rahim ağzında duyulmaz. Meninin sıcaklığını ve ıslaklığını duyduğunu söylemek, olayı abartmak olur. Zira vagina içi de aynı şekilde ıslak ve sıcaktır. Burada boşalan meni ölçüsünden de daha fazla kaygan sıvı mevcuttur.

Orgazma yaklaştıkça penis kan birikmesi sonucu genişler. Böylece penisin sıcaklığı, boşalan meniden daha yüksek olur. Aynı anda kadında da benzeri bir belirti oluşur ve kan birikmesi olur. Penisin birdenbire genişlemesi, bu olayı çabuklaştırır ve vagina da penis ile aynı ısı derecesine gelir. Sürtünme ısı duygusunu kuvvetlendirir ve artırır.

Erkeğin boşalma olayından önce, kadının Bartholin salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvısı, kadının heyecanı oranında artar. Bu değişik etkiler sonucu kadın, içinde nemlilik duyumsar ve çoğu kez meninin prezervatifin içinde kalması ya da kalmaması değişiklik yaratmaz. Her iki durumda da kadın, en küçük bir ayrım duyumsamayacaktır. Zira o da bu sırada orgazma yaklaşmaktadır. Prezervatiften hoşlanmayan bu gibi kadınlar, kendileri ve cinsel ilişkinin yapısı hakkında bir bilgiye sahip değildir.

PREZERVATİF NASIL SEÇİLİR?

Kaliteli markalar yeğ tutulmalı, kalitesiz, standart olmayan prezervatiflerden kaçınılmalıdır. Mühürlü paketler ve kutular halinde piyasada satılan prezervatifler, yapım tarihinden itibaren üç yıl süreyle güvenle kullanılabilir. Pahalı prezervatiflerin mutlaka ince olmaları gerekmez; sadece bunların ince görünüşlü olmaları gerekir. Parası olan ya da gözle uyarılmadan hoşlanan kimseler, pahalı prezervatifleri satın alabilir. Çünkü bu konuda göz etkeni küçümsenemez. Fakat şundan emin olunmalıdır ki, pahalı ve ucuz prezervatifler arasında uyarma etkisi bakımından hiç bir ayrım yoktur.

PREZERVATİFLER NASIL KONTROL EDİLİR?

Prezervatiflerde bulunması olanaklı çok küçük delikleri saptamak için, çeşitli yöntemler önerilir. Prezervatif cinsel birleşimden hemen önce kontrol edilmemelidir. Prezervatiflerden nefret eden bir kadın şunları söylüyor: “Kocam, prezervatifleri kontrol etmek için içlerine sigara dumanı üfler. Bu manzarayı gördüğüm zaman, bir anda bütün duygularım yok oluyor.” Bu doğal bir şeydir.

Cinsel birleşimden önceki atmosfer, biraz sonraki birleşim üzerinde büyük rol oynar. Onun için her iki eş de, cesaret kırıcı bir atmosfer yaratmaktan kaçınmalıdır. Erkek, prezervatifi kontrol etmek isterse, bütün kutuyu, kullanmadan önce denemelidir. Prezervatifin içine sigara dumanı üflemek, en yaygın kontrol yöntemidir, fakat bu yöntem önerilmez. Kullanmadan çok önce birkaç prezervatif bu şekilde kontrol edilirse, bunlar, kullanılacağı tarihe kadar kolayca kalitelerinden yitirebilirler.

Küçük delikler genellikle prezervatifin esas kısmıyla meninin toplandığı uç kısım arasında, ender olarak da alt kısımlarda görülür. Bütün prezervatifi açmak ve bunun alt kısımlarını kontrol etmek gerekmez. Prezervatif siyah bir kağıdın üzerine konursa, kontrol daha kolaylaşır.

OLASI YANLIŞLARA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Hayret edilecek kadar çok sayıda erkek, prezervatifin doğru olarak nasıl kullanıldığını bilmemektedir. Onun için zevk duygularının azalmasından ve doğum kontrolünde başarısız kalmalarından yakınmaktadırlar.

Cinsel ilişki sırasında prezervatifin takılışı:

Boşalmadan önce de biraz meni, penisin ucundan çıkabilir. Üstüste iki kez birleşimde bulunulduğunda, ikincisinde, birinci birleşimden kalan spermler, gebe kalmak tehlikesi oluşturabilir. Erkek, her birleşimden sonra idrara çıktığı ve organını iyice yıkadığı takdirde, bu tehlike çok azalır. Meni sıvısının, kaygan sıvıdan ayırdedilmesi gerekir. Kaygan sıvı, penisin baş kısmını, cinsel ilişki sırasında kaygan duruma getirmeye yarar. Bu sıvıda sperm yoktur.

Yeni evli bir erkek, oldukça kısa zamanda boşalabilir. Fakat daha sonraları boşalması için daha fazla zamanın geçmesi gerekecektir. Deney ile, prezervatifi ne zaman takması gerektiğini kendiliğinden bulacaktır.

Bu sırada penis, vaginada Bartholin ve diğer salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvı ile yeteri kadar nemlenmiştir. Prezervatifi nemli penis üzerine geçirmek, kuru durumdaki penisten çok daha kolaydır.

Kadının salgıladığı sıvı yetersizse, erkek, krem gibi başka yardımcı maddelere başvurmalıdır. Fakat kadının salgıladığı sıvının az oluşu, erkeğin suçudur. Vagina daha yeteri kadar kayganlaşmadan prezervatif takılırsa, erkek hoş olmayan bir sürtünme duyumsayacaktır. Çünkü penis ile prezervatif birbirine uyum sağlayamamıştır. Bu durumda kadın acı duyabilir.

Prezervatif penise uyum sağlamalıdır. Erkeğin ve kadının cinsel organlarının, kişiden kişiye ayrım göstermediği inancı doğru değildir. Boy ve kalınlık açısından farklar vardır. Onun için, bir kişinin penisine iyice uyum sağlayan bir prezervatif, başka bir kişiye bol gelebilir.

Birçok erkek, prezervatifin cinsel ilişki sırasında kayıp, çıktığından yakınır. Bu durum, prezervatifin alt kısmı çevresine bir iplik bağlanırsa ortadan kalkar. Bu iplik sadece prezervatifin kaymasını önlemeyecek, uyarılmayı da artıracaktır. İpliğin düğümü yukarı atılırsa, ayrıca bızır da uyarılmış olur.

Prezervatifin bağlanmasıyla penis, meninin dışarı taşması tehlikesi olmadan vagina içinde daha uzun zaman bırakılabilir. Son zamanlarda piyasada değişik türlerde prezervatifler satılmaktadır. Bunlardan bazılarının uç kısmı büyüktür. Bazılarının ise ucunda kayganlaştırıcı bir madde vardır.

PREZERVATİF NASIL TAKILIR?

Esas sorun, uç kısımda hava kalmamasıdır. Bunu sağlamak için önce prezervatifin uç kısmına bastırıp, içerdeki hava dışarı çıkarılır, ondan sonra prezervatif penise takılır, yuvarlanarak açılır. Ya da prezervatif, uç kısmı içeri doğru üflendikten sonra penise geçirilir ve yuvarlayarak açılır. Bu işlem için daha fazla zaman gerektiğinden, prezervatifin ucunun önceden üfleyerek hazır durumda bekletilmesi önerilir.

Sperm öldürücü jöle ile birlikte kullanıldığında, prezervatif daha güvenilir duruma gelir; aynı zamanda penisin prezervatife daha iyi uyum sağlamasını da sağlar. Prezervatiflerin penislerine iyi uyum sağlamadığından yakman ya da prezervatifi cinsel temasın başından itibaren takmakta direnen erkeklere, bunu takmadan önce penislerine yukardan aşağı kadar jöle sürmeleri önerilir.

Kadının salgıladığı kaygan sıvı az orandaysa, ince bir tabaka jöle de dış yüze sürülmelidir. Güvenlik önlemi olarak bolca bir miktar jöle kadının sidik borusu ağzına sürülebilir. Bütün bu önlemlerden sonra vagina içine de jöle sürüp, güvenceyi artırmanın gereği yoktur.

Bazen dikkatsiz bir erkek, penisi dışarı çekip, prezervatifi vagina içinde bırakabilir. Bu yüzden, prezervatifin kaymaması için, dışarı çekilirken penisin kök kısmının prezervatifle birlikte tutulması gerekir. Bu sırada meninin dışarı taşmamasına son derece dikkat edilmelidir.

Penisi birleşme durumunda uzun süre tutabilmek amacıyla kadın, bacaklarını birbirine yapıştırmalıdır. Kadının orgazmı daha uzun sürdüğü için, penis küçüldükten sonra da vaginada irade dışı kısalmalar devam eder. Onun için meni viganaya akmasın diye kadın bacaklarını birleştirmelidir. Böylece penisin küçülmesi de bir süre geciktirilecektir.

Erkek ve kadın cinsel ilişkiden sonra değişik bez ve süngerlerle temizlenmelidirler. Aksi durumda vaginaya spermler girebilir ve prezervatif kullanıldığı halde, istenmeden gebe kalınabilir.

PREZERVATİFİN SAKLANIŞI

Kullanılmış prezervatifin açık kısmı, meninin akmasını önlemek için iki tarafından sıkıştırılır, sonra kağıda sarılıp çöp tenekesine atılır. Fakat bunu tuvalete atıp, üzerine sifonu çekmek doğru değildir. Çünkü bu şekilde, borular tıkanabilir. Bir kez kullanılmış prezervatif, bir daha kullanılmamalıdır.

PREZERVATİFİN AVANTAJLARI

Kadın açısından prezervatifin büyük avantajları vardır: Kadın, dinsel ilişkiden sonra erkeğe sarılmış durumda uykuya dalabilir. Prezervatif kullanılmadığı takdirde, kadının yıkanmak için tuvalete kalkması gerekecek, böylece mutluluk duygusu yarıda kesilmiş olacaktır.

PREZERVATİFİN YARATTIĞI İKTİDARSIZLIK

Birçok erkeğin prezervatif taktıkları zaman penisleri sertleşmez. Bunun nedenlerinin bir bölümü psikolojiktir, bir bölümü de, o erkekler beceriksiz olduğu içindir. Prezervatifin ne olduğunu gayet iyi bilmek ve kullanmasını öğrenmek gerekir.

Bazı erkekler de, prezervatifin kadının hislerinde azalma oluşturup, oluşturmayacağına kafa yorar. Kadın, prezervatifi eleştirip, bunun kullanılmasına yanaşmamakla hatalı davranışta bulunmuş olur. Kadında ve erkekte yeteri kadar salgılanma olduğu sürece, aradaki fark duyumsanmayacaktır.

Erkeğin prezervatifi kendisinin takması gerekmez. Erkeğin bu konuda kompleksleri varsa, kadın bunun takılışında şefkatle yardımcı olur. Bu, uyarılmayı artıracak ve prezervatiften nefret eden erkeğin penisinin küçülmesini önleyecektir. Bu gerçek de, cinsel ilişkiler konusunda ruhsal etkenlerin önemini göstermek bakımından ilgi çekicidir.

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , , , ,

eşlerin cinsel uyusuzluk problemleri

Korku ve suçluluk duygusu gibi psikolojik takıntılar, iktidarsızlık ve soğukluk gibi oldukça kalıcı cinsel sorunlara neden olabilir. Ama böyle temelli sorunlar olmadığı zaman bile, eşler arasında cinsel uyumsuzluk sözkonusu olabilir. Aslında cinsel bakımdan sağlıklı olan iki insan, birbirlerini sevdikleri halde cinsel ilişki anında bir soğukluğun içine düşebilirler.
Kuşkusuz, cinsel uyumsuzlukla kastedilen, eşlerin cinsel organları arasındaki herhangi bir fiziksel uyumsuzluk değildir. Cinsel bakımdan uyuşamadıklarını söyleyen kişiler, kendi cinsel arzularının eşlerininkinden ya daha zayıf olduğunu veya zevk aldıkları cinsellik biçiminin eşlerininkinden farklı olduğunu anlatmak istemektedir. Bu tür uyumsuzluklar, çoğu zaman bir ilişkinin ilk aylarında, hatta ilk birkaç yılında ortaya çıkmayabilir. Özellikle kırsal yörelerde, evlilikten önce eşler arasında cinsel ilişki olanağı ya çok kısıtlıdır ya da hiç yoktur. Üstelik ilişkinin ilk dönemlerinde eşler, cinsel birleşmenin bütün biçim ve alanlarını deneme yoluna gitmezler. Çoğu zaman, oldukça yalın birleşme biçimleri onları doyurmaya yeter. Cinsel uyumsuzluğun ortaya çıkması kadın ve erkeğin birbirlerini daha yakından tanımaya ve yenilik istemeye başladıkları dönem olan, ilişkinin ikinci ya da üçüncü yılına rastlar. Boşanmaların yüzde 40′ı da evliliğin ilk beş yılında olmaktadır.

Uyumsuzluğun bir nedeni, eşlerin cinsel istek düzeyinin eşit olmamasıdır:
erkek her
gece yatmayı isterken, kadına haftada bir birleşme yetebilir veya bunun tersi de olabilir. Geoffrey Gorer’in İngiltere’de 30 yıl önce yaptığı araştırmalarda, kadınların yarısı erkeklerin de yüzde 30′u, verdikleri cevaplarda, kadın cinselliğinin erkeklerden daha “manevi” ve “daha az hayvanca” olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bunlarla kastedilen, herhalde erkeklerin cinsel arzularının daha kolay uyanabilmesidir. Gerçekten de, erkeklerin psikolojik ve görsel uyarıcılara karşı daha duyarlı olduğu saptanmıştır. Buna karşılık, kadınların cinselliği görsel uyarıcılardan çok, bedensel temasla uyarılabilmektedir. Ve içinde yaşadığımız modern toplumlarda, cinsel çağrışımlı reklamlardan düpedüz pornografik film ve yayınlara kadar herşey, özellikle erkek cinselliğinin kızıştırılmasına yöneliktir. Bu nedenle erkekler çoğu zaman kadınlardan daha arzulu bir durumda olabilmektedir. Bu durum, ailelerde ve evli olmayan çiftlerin cinsel yaşamında mutlaka etkisini göstermektedir. Öyle ki, medyada bir çıplaklık görüntüsüyle ya da yolda gördüğü çekici bir kadın gövdesiyle zaten uyarılmış olan erkek, akşam eve geldiğinde eşinin de cinsel isteğini kendi düzeyine çıkarmak için fazla uğraşmamakta, kadını uyarmak için gerekli olan uzunca bir aşk oyunu süresine gerek görmeden kendisi kısa sürede orgazma ulaşmaktadır.

İkinci bir uyumsuzluk türü, eşlerin birbirlerinden farklı cinsel faaliyet biçimlerinden zevk almalarıdır.
Bazı insanlar, suçluluk duygusu, korku ya da düpedüz bilgisizlik ve deneysizlik gibi nedenlerle, bazı sevişme biçimlerinden ürkebilirler. Eşinin anal seksi denemek istemesi kadını dondurmaya yetebilir. Çoğu zaman erkekler aydınlıkta sevişmekten hoşlanırken kadınlar karanlığı ya da loş bir ortamı tercih ederler. Bunun çocukluktan gelen psikolojik nedenleri olduğu gibi, sosyal ve kültürel nedenleri de olabilir. Kinsey’in gösterdiği gibi, farklı toplumsal tabaka ve kesimler, cinsellik konusunda da farklı tutumlara sahiptir. Örneğin kentlilerde cinsel yaşam daha çeşitlenmiş olduğu halde, kırsal kesimde oldukça yalındır ve esas olarak erkek orgazmından ibarettir. Bu nedenle, farklı toplumsal kesimlerden gelen kişiler arasında cinsel uyumsuzlukların çıkma olasılığı daha fazladır. Bazı kadınlar, aldıkları kapalı eğitimin etkisiyle, uysal ve pasif bir cinsel rolün dişiye daha uygun düştüğü inancındadır; oysa sürekli olarak “damızlık” rolünü oynamaktan bıkmış olan erkek de onlardan biraz daha aktif, coşkulu, yol gösterici bir sevişme tarzı bekliyor olabilir.
Bununla birlikte, bu tür sorunlar geçicidir: eğer eşler birbirini gerçekten seviyorsa, karşılıklı anlayış ve deney yoluyla çözülebilir. Çoğu zaman cinsel uyumsuzluk, birbirine hiç alışmamış yeni eşlerin acemilik ve aşırı heyecanlarından da doğabilir. Bir çiftin ilk cinsel birleşmesi hemen her zaman korkular ve duygusal gerilimlerle doludur. “Acaba becerebilecek miyim?” düşüncesi, eşlerden birinin cinsel bakımdan işlevsiz kalmasına neden olabilir. Ama erkekle kadın birbirine alıştıkça ve gerginlikten kurtuldukça, cinsel ilişkinin de doğal yoluna girmesi beklenir. Farklı kültürlerden geliyor da olsalar, farklı zevklere de sahip olsalar, sevgi giderek eşlerin birbirine benzemesine yol açacaktır. Burada önemli olan, iki insanın birbirine karşı açık olması, neden zevk alıp neden zevk almadıklarını rahatça söyleyebilmesi, sorunlarını birbirine anlatabilmesidir. Ama eğer birbirine alışmak ve ilk günlerin gerginliğinden sıyrılmak da istenen cinsel uyumu sağlamıyorsa, o zaman ortada daha ciddi sorunlar var demektir. Bu durumda eşlerden birinin daha köklü bir cinsel rahatsızlığı vardır ya da düpedüz birbirlerini sevmiyorlardır. İktidarsızlık ya da soğukluk gibi daha köklü sorunlar sözkonusuysa, bir hekime gidilmesi gerekebilir. Masters ve Johnson’un başlattıkları cinsel terapi yöntemleri oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Yine de, bazı soğukluk ve iktidarsızlık türlerinde, eşler arasındaki sevgi ve anlayış, sorunların çözümüne yetebilir. Sevgisizlik ise çok daha ciddi bir sorundur. Bazı durumlarda, eşler birbirlerine başlangıçta duydukları sevgiyi yitirmişlerdir: artık birbirlerini cinsel olarak da uyaramıyorlardır. Her ikisi de sırtlarını dönüp uyumayı kabullenmişlerdir.Başka bazı durumlardaysa, biri veya her ikisi de birbirini sevmeden evlenmişlerdir. Sevgi olmadığı halde birlikte yaşama zorunluluğu, zamanla, bu sevgisizliği açık düşmanlığa dönüştürebilir. Kadın ya da erkek, bütün sıkıntılarının kaynağı olarak eşini görmeye başlar. Bu tür düşmanca duygular, kişilerin cinsel arzularını da öldürür, normal cinsel tepkilerine müdahale eder. Böyle bir ilişki içinde, kişiler başlangıçta sağlıklı oldukları halde sonradan cinsel bakımdan işlevsizleşebilirler. O zaman en iyi çözüm, erkeğin de kadının da daha mutlu olabilecekleri bir başka eş aramalarıdır; aksi halde, biriken cinsel doyumsuzluk ve gerilim, kişinin yaşamının diğer alanlarında da yıkıcı etkiler yapabilecektir.

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , ,

Erken boşalma hakkında bilgi tedavi yöntemleri

Kırk-kırk beş yaş altındaki erkeklerin en çok şikayetçi oldukları cinsel sorunu erken boşalmadır. Erkek cinsel sorunları içinde birinci sırada gelmektedir. Erken boşalma olayı, erkeğin ve eşinin boşalmayı arzuladığı andan daha önce boşalmasıdır. Aslında erken boşalma, bir bozukluk, bir patoloji olmaktan çok fizyolojik olayların göreceli olarak beklenenden daha hızlı seyretmesi ile olmaktadır. Bazı erkekler cinsel yaşamlarının ilk başlangıcında daha erken boşalırken gittikçe boşalmayı kontrol ettiklerini ve daha geç boşalmaya başladıklarını, ancak aniden erken boşalmanın bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtmektedir. Bir kısmı ise başlangıçtan beri hep çabuk boşalmaktan şikayet etmektedir. Sonuçta boşalma zamanı objektif zaman ölçüsü ile belirlenmekten çok, hastaların algılayış, ya da kabulleniş biçimi ile ilgilidir.

Bir genelleme yapmak gerekirse, 30 yaş altındaki erkeklerde cinsel ilişki esnasında vajinaya duhul gerçekleştikten sonra 1-3 dakika içinde boşalma olması beklenen bir durumdur. Erkeğin boşalmasını hızlandıracak çeşitli etmenler söz konusudur. Ne kadar genç olursa, o derecede erken boşalması beklenir. Yine heyecan düzeyine bağlı olarak ve bununla ilişkili bir şekilde eşinin daha istekli, uyarıcı olması ve heyecan uyandırması ile boşalma süresi kısalır. Önceki boşalmadan sonra aradan geçen süre uzunsa, erkeğin boşalmasını kontrol etmesi zorlaşır ve daha çabuk orgazma ulaşır. Birleşme esnasındaki gidip gelmeler hızlandıkça boşalma ihtimali de artar. Kaygılı, sinirli ruh hali erken boşalma nedenleri arasındadır.

Sonuçta yeni evlenmiş, uzun süredir veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış, genç, cinsel heyecanı yüksek, istekli bir adam, biraz heyecanlı, biraz tedirgin bir şekilde hızlı bir cinsel birleşmeye meylederse erken boşalma riski altındadır. Evliliklerin çoğunda böyle anlar olması hiç de şaşırtıcı olmamalıdır.

Peki karşılıklı memnuniyet içinde bir cinsel hayat sürdürürken birden ortaya çıkan erken boşalma sorunu neden oluyor ? Cinsel ilişkide rol alan tüm fizyolojik olayların zihinsel fonksiyonların ve duyguların kontrolü altında olduğunu unutmamak gerekir. İnsan cinsel işlevi yerine getiren bir robot değildir ki, programlandığı şekilde devam etsin. Her şey normal seyrinde giderken bir akşam eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde geldiğinizi düşünün. Eşinizle cinsel ilişki içine girdiğiniz zaman dahi bir yığın sorun zihninizi kurcalamaya devam ediyor. Kısa süren bir sevişme erken boşalma ile sonlanıyor. Daha sonraki gecelerden birinde eşinizle tekrar yatağa girdiğinizde aynı stresi yaşamıyorsunuz, ama bu sefer acaba yine başarısız mı olacağım, boşalmamı kontrol edebilecek miyim? gibi sorular aklınıza geliyor. Bu kaygı sizin öncekinden daha erken boşalmanıza yol açacaktır. Böylece bir kısır döngü içine girersiniz; başarısızlık korkusunu takip eden performans anksiyetesi ve onun sonucunda yine başarısızlık olan bir kısır daire.

Erken Boşalmanın Tedavisi
Boşalmayı geciktirmek amacı ile çeşitli ilaçlar denenmiştir. Lokal uyuşturucu kremler veya spreyler bunların başında gelmektedir. Ancak sadece penisin üzerindeki sinir uçlarını uyuşturmak fazla yarar sağlamaz. Sertleşme ve boşalma tüm otonom sinir sistemini ilgilendirmektedir. Esas büyük cinsel organın iki bacak arasında değil, iki kulak arasında olduğunu söyleyenlerin iddiasını hafife almamak gerekir. Ayrıca bu tür ilaçlar, lokal uyuşturucu etkisi ile boşalmayı geciktirmekten çok penisin duyarlığını azalttığı için, temastan duyulan cinsel zevki azaltmaktadır. Bu lokal uyuşturucu maddeler cinsel birleşme esnasında vajen duvarından emilerek bu dokuların hassasiyetini azalttıklarından, kadının orgazm olmasında gecikmeye yol açmakta ve sorunu adeta pekiştirmektedir. Bu yüzden bu tür sprey ve kremler tıbbi pratikte terk edilmiştir.

Son zamanlarda depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etki olarak boşalmayı geciktirdiği fark edilmiş ve bu ilaçlar tedavide kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlardan hastalar yarar görmektedir. Ancak boşalma kontrolünde sırf ilaca dayalı bir tedavi yararlı olsa da, ömür boyu ilaç kullanmanın zorluğu nedeniyle cazip görülmemektedir. Aslında boşalmayı kontrol edebilme bir öğrenme sorunudur. Hastanın bu öğrenimine yardımcı olmak amacıyla ilaçla tedavi edilmesi, veya daha doğru bir ifade ile, tedaviye ilaç eklenmesi doğru bir yaklaşımdır. Amcak esas olan, erkeğin kendini ve eşini memnun edecek şekilde boşalmasını kontrol edebilmeyi öğrenmesidir.

Prezervatif kullanılmasının boşalmayı geciktirmede yararlı olduğunu ifade edenler vardır. Doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmıyorsa, sırf boşalma kontrolü için prezervatif kullanılması çok cazip değildir.

Her erkeğin aynı duyarlıkta olmadığı, aynı cinsel tepkiyi vermediği bir gerçektir. Yukarıda belirtildiği gibi, fazla cinsel heyecan duyan ve psikolojik anksiyete içindeki erkekler daha erken boşalır. Öyleyse, boşalmayı kontrol etmek öğrenimi içinde öncelikle cinsel heyecanı yatıştırma ve sakinleşmek gelir. Hem zihnen hem bedenen gevşemek, sakinleşmek önemli oranda yardımcıdır. Sık cinsel birleşmede bulunmak boşalma aralarını ve dolayısı ile duyarlılığı azaltacaktır.

Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı bir pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir.

Tedavi için önerilen en basit yöntem, sevişme esnasında erkeğin boşalma anına yaklaştığını hissettiği zaman, penisin ucunu iki parmağı arasında sıkarak vücuttaki cinsel heyecanın azalmasını bir süre beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten sonra tekrar sevişmeye başlamasıdır. Bu yöntem uygulanırken bekleme anında derin derin nefes alınmasının da yararı olmaktadır. Ayrıca seks terapistleri tarafından bu tür şikayeti olan çiftlere bir takım öğrenme egzersizleri yaptırılmaktadır.

Erken boşalma sorunu yaşayan partnerinize yardım rehberi
Sevişme süreniz, partnerinizin erken boşalma problemi yüzünden çok mu kısa sürüyor ? Bu problem yüzünden sevişmeleriniz eski heyecanını yitirdi mi ? Oysa sevişme süresini uzatmak ve erken boşalmayı önlemek pekala mümkün!

Erken boşalma, sık rastlanan ama kolay tedavi edilebilen cinsel sorunlar arasında yer alıyor. Psikolojik tedavi ve birkaç basit teknikle erken boşalma endişesinden sıyrılıp, sevişmenin sizin için doğal bir zevk halini almasını sağlayabilirsiniz.

Bu konuda yapılan araştırmalar her iki erkekten birinin hayatının belli bir döneminde erken boşalma sorunu ile karşılaştığını gösteriyor.Aslında erken boşalma, kişiden kişiye değişen bir kavram. Bazıları 30 saniyede boşalırken, bazıları bunu daha uzun sürdürebiliyorlar. Uzmanlar ortalama sevişme süresinin evli erkekler için üç dakika civarında olduğunu söylüyor. Gerçekte partneriniz sevişmeyi, başlar başlamaz sonlandıramıyorsa, erken boşalma sorunu yok demektir.

Erken boşalma tıp literatürlerinde, sevişme esnasında varılan doruk noktasını, eşini tatmin etmeyi bekleyecek kadar uzatamama olarak tanımlıyor. Bazı erkekler, kadının orgazmı yaşayabilmesi için vajinal ilişkinin yanı sıra elle uyarımın da gerekli olduğu gerçeğini görmezlikten geliyor. Bu da cinsel iletişimsizliği başlatan süreçte yapılan en ciddi hatalar arasında yer alıyor. Sonuç olarak erkek kendini kontrol edemediği için büyük bir suçluluk duygusuna kapılıyor.

Sinir sistemine de bağlı
Batılı bilimadamları erken boşalmanın anormal bir durum olmadığını, bu karakterin bize atalarımızdan geçtiğini söylüyorlar. Erken boşalmanın merkezi sinir sistemiyle yakından ilgili olduğunu da…. Sinir sistemimiz iki kısımdan oluşur. İstemimiz dahilinde çalışan kısmı cinsel ilişki sırasında sertleşmeyi, istem dışı çalışanı ise boşalmayı yönetir. Sağlıklı bir erkekte her iki kısım uyumlu bir şekilde çalışır ve günlük davranışları yönetirler. Erken boşalan bir erkekte büyük bir olasılıkla istemdışı sinirler daha baskın, uzun süre ereksiyon halinde kalanlarda ise istem dahilindeki sinirler daha baskın çalışır. Ayrıca erkeğin kişilik özellikleri de cinsel hayatında önemli rol oynar. Örneğin romantik tipli ve cinsel içgüdüleri zayıf olanlarla, mantığıyla hareket eden erkekler, erken boşalma riskiyle daha fazla karşı karşıyadır.

Mastürbasyonun etkisi
Uzun süre ereksiyon halinde kalamamanın temel sebeplerinden biri de mastürbasyonu fazlaca deniyor olmak. Eğer bir erkek 13 yaşında kendi kendini tatmin etmeye başlıyor ve bunu sıkça yapıyorsa, 20‘li yaşlara geldiğinde karşı cinsle girdiği cinsel ilişkilerde problemler yaşama olasılığı oldukça yüksektir. Çünkü erkek küçük yaşlardan beri kendini bu şekilde boşalmaya şartlamıştır ve cinsel ilişkiye başladıktan sonra tek amacı bunu bir an önce sonlandırmaktır. Diğer bir neden de kadının cinsel isteksizliğidir.

Tedavi yöntemleri
Erken boşalma, tedavisi en kolay cinsel sorunlardan biri. Eşlerin beraberce katılacağı bir psikolojik terapide, tedavinin başarı ile sonuçlanma şansı yüzde 90 oranında artabiliyor. Bugün için bilinen tedavi yöntemleri ise şunlar:

Lokal uyuşturucular
Penis ucunun hassasiyeti lokal uyuşturucularla azaltılabilir. Bunları çok sık kullanmak da sakıncalıdır. Bu yüzden geciktiricileri nadiren kullanın ve kullandığınız zaman prezervatif takmayı ihmal etmeyin.

Lokal baskı uygulamak
Erkek doruğa yaklaştığını hissettiği anda kendini geri çeker ve penisin ucunu parmaklarıyla 3-5 saniye sıkarsa boşalma geciktirilebilir. Bu yöntem ereksiyonu yüzde 10 ile 30 oranında azaltır ve belli bir süre uygulandığında erkeğin kendini kontrol yeteneğini artırır.

Çin tekniği
Eski çağlarda Çinliler, boşalmayı geciktirmek için “Oynak Yol” adını verdikleri yöntemi uygularlardı: Erkek boşalacağını anladığı zaman sol elin baş ve orta parmaklarıyla, testis ve anüs arasında kalan bölgeyi derince bastırır. Bu arada nefesini ona kadar sayarak tutar ve verir. Bir-iki kez tekrarlandığında erteleme gerçekleşir.

Beyninizi kullanın
Zamansız bir boşalmayı engellemek istiyorsanız, o an başka şeyler düşünmeye çalışın. Örneğin 50‘ye kadar sayın, o gün ne yediğinizi düşünün ya da günlerden hangisi olduğunu hatırlamaya çalışın.

Düzenli cinsel ilişkiler
Erkeğin penisi uyarılmaya karşı çok hassas olduğu için sık sık ilişkiye girmezse uyarılma eşiği azalıyor ve eski halini koruyamıyor ve doğal olarak daha erken boşalıyor. Eğer düzenli bir ilişki varsa, büyük bir ihtimalle bu sorun kendiliğinden ortadan kalkabilir.

Bu yazıyı facebook'da paylaşın : Facebook Profilinde Paylaş
Etiketler: , ,
Web