İnce Dudaklarınız Dolgun Gösterin
İnce dudaklara sahip bayanlar için birkaç makyaj ve bakım önerisi. Dolgun görünümlü dudaklara kolayca sahip olacaksınız. Öncelikle eczane veya kozmetikçilerden kolayca bulabileceğiniz dudak balmi öneriyoruz. Böylece dudaklarınız kurumaktan, çatlamaktan korunacak ve dudak derisi beslenecek.
Doğal renkte bir dudak kalemi ile dudak çevrenizi belirgileştirin. Dilediğiniz ölçüde bir dudak çevresi çizdikten sonra tüm dudağınızı aynı renk kalem ile doldurun.
Çok açık ya da çok koyu tonlarda ruj dolgun ve seksi bir görünüm için faydasızdır. Çantanızda sürekli bulunduracağınız doğal tonlarda bir parlatıcı ile gün boyu taze ve güzel bir görünümü muhafaza edebilirsiniz.
İşin içine biraz sanat katarak şişkin hoş dudaklara sahip olabilirsiniz. Uğraşması zevkli sonuç harika olabilir.
Yukarıda anlattığımız gibi dudak çevresini genişlettikten sonra beyaz renkli, hafif simli bir farı dudaklarınızın tam ortasına hafifçe uygulayın. Yavaşça acele etmeden uygulayın ve iyice dağıtın. Çok fazla miktarda kullanmamalısınız.
Doğal tonlardaki rujunuzu dudaklarınıza sürün. Bunu yaparken dudaklarınızın ön iç kısımlarının daha açık renge ulaşmış olması gerekir. Artık küçük bir makyaj hilesiyle güzel ve dolgun dudaklara sahipsiniz.
Cildinize uygun bakım yapın
Cilt tipinize göre bakım yapmanız ve buna göre kozmetik ürünler kullanmanız çok önemli.
Tüm bunların temelinde yatan ise cildimizi iyi tanımaktır.Peki cilt tipiniz hangisi biliyormusunuz?
Kuru Ciltler
Cildin kuru olmasının sebepleri;yağ bezlerinin yeterince çalışmaması ve yaşlanmadır.Cilt kuruluğu açık renk tenli kadınların ?’inde görülür.Cilt yapısı oldukça düzgündür fakat sürekli bir gerginlik hissedilir.Cilt çabuk çatlar ve soyulur.Göz ve ağız çevresinde genç yaşlarda bile kırışıklıklar görülür.Bu duruma sebep olan dış faktörler ise sert sabunlar,güneş,rüzgar ve kaloriferli evlerdir.Kuru ciltleri korumak için yapılacak en önemli şey nemin uçmasını engelleyerek su kaybını önlemektir.Yağlı kremlerde kuru ciltlere destek olarak kullanılmalıdır.
Yağlı Ciltler
Yağ bezlerinin fazla çalışması cildin yağlı olmasına sebep olur.Bu durum daha çok koyu renk ciltlerde görülür.Yağlı ciltler sürekli parlar ve gözenekleri açıktır.Bu tip ciltlerde akne ve sivilce gibi sorunlara sıklıkla rastlanır.Yağlı cilt daha uzun süre genç kalır.Genellikle yaş ilerledikçe daha da güzelleşir.Sert sabun ve losyonlarla cildi temizlemeye çalışmak cildin üst tabakasındaki suyu alır ve pul pul bir görünüme sahip olmasına neden olur.
Dengeli Ciltler
Yağı ve nemi ahenkli olan cilt dengelidir.Bu cilt tipi ideal olandır fakat çok az kadında rastlanır.Cildin dokusu çok düzgün ve pürüzsüzdür.Gözenekleri hiç belli olmaz.Ancak bu tür ciltlerde zamanla kuruma eğilimi gösterir.Bu yüzden dışarıdan destek gereklidir.
Karışık Ciltler
Yağlı ve kuru ciltlerin arasında kalan cilt tipidir.Alın,burun ve çene çevresindeki T bölgesi çok yağlıdır,yanaklar ve göz çevresi ise oldukça kurudur.Bu tip cildin bakımı daha zordur.Çünkü yağlı ve kuru bölgeler ayrı ayrı bakım ister.
Göz Rengine Uygun Makyaj Yapmak
Makyaja başlamadan önce Göz kapağınıza hangi farı kullanacağınızın kararını verirken, göz renginizi de dikkate almalısınz.Böylece gözleriniz ön plana çıkararak daha güzel bir görünüme kavuşabilirisiniz
Mavi gözlüler için
Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. “The Color Answer Book” kitabının yazarı Leatrice Eiseman “Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir” diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin.
Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.
Yeşil gözlüler için
“Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir” diyor Kate Hudson’ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr’dan bir öneri daha: “Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece ¤¤¤¤i bir kontrast elde edersiniz.” Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.
Kahverengi gözlüler için
Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak. Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. “Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz.” diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston’un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.
Gri-mavi gözler için
Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.
Mavi-yeşil gözler için
Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.
Gri gözler için
Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.
Gri-yeşil gözler
Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.
Ela gözler
Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.
Evde Doğal Cilt Bakımı
Cildimiz bizim en görsel varlığımız. Daha dikkatli ve hassas davranarak ileriki yaşlara daha genç görünmek istiyorsak bir takım şeylere dikkat etmeliyiz. Fakat hem cildi temizleyip hem de kırışıklıklara karşı mücadele etmek istiyorsanız, formül doğada gizli.
-Ihlamur, papatya, adaçayı ve atkuyruğundan birer tutam (bir tepeleme dolu çorba kaşığı) kaynamış suya atın. Üstünü kapatıp, 30 dakika demlenmesini bekleyin. Bu karışımın suyu cildinize parlaklık sağlayan, kırışıkları zamanla azaltan mükemmel bir doğal toniktir.
- Adaçayı yaprağı ve ıhlamur çiçeklerinden birer tutam kaynatın, ve karışımı soğutun. Sabahları yüzünüzü ve boynunuzu bu su ile silerseniz zamanla kırışıklıklarınız azalır.
-Kaynattığınız papatyanın suyu ile her sabah yüzünüzü silin. Ardından nemlendirici krem ile yüzünüzü nemlendirin. Bu uygulama ile zamanla cilt elastikiyetini artırır, kırışıklıklar görünümünü kaybeder.
-Kıyılmış maydanozun kök ve saplarını 2 bardak suda kaynatın. Sabah ve akşam bu su ile yüz, boyun ve ellerinizi silin. Bu uygulama cildinizi kırışıklıklara karşı korur. Maydanoz suyu kuru ciltler için mükemmel bir doğal losyondur.
-Karahindiba yaprakları üzerine (2 yemek kaşığı) 1 su bardağı su ilave edin. 15 dakika pişirin. Bu su soğuyunca pamukla cildinizi silin.
-Adaçayı ve civanperçemi östrojen içeren bitkilerdir. Bu iki bitkiden birer tutam alın ve kaynatın. Suyu ile yüzünüzü silebilirsiniz. Hem parlak bir deri görüntüsü elde edersiniz hem de eğer menopoz dönemindeyseniz, östrojen eksikliği nedeniyle görüntüsü bozulan cildinizi düzeltebilirsiniz.
-Kurutulmuş adaçayı, papatya, nane ve maydanozu birer tutam olmak kaydıyla bir kaba koyun. Bir buçuk su bardağı su ilave edin ve kaynatın. Soğuduktan sonra içine bir çay bardağı aloe vera suyu katın. Biraz da gül suyu ilave ettiğiniz de doğal toniğiniz hazırdır.
-Başka bir geleneksel cilt temizlik otu da ısırgan. Kıyılmış 2 yemek kaşığı ısırgan üzerine kaynamış bir bardak su dökün. 15 dakika demlenmesini bekleyin. Bu su ile sabah ve akşam yüzünüzü silin.
Bütün bu doğal tonik kullanım işleminden sonra mutlaka (eğer cildiniz kuru ise) yağlı bir krem kullanmalısınız. Eğer cildiniz yağlı ise, cilt tipinize uygun kreminizi, doğal losyonla deriyi silme uygulamasından sonra sürmelisiniz.
Ntvmsnbc
Güneş Lekelerinden Kurtulun
GÜNEŞ’İN PARMAK İZİ: GÜNEŞ LEKELERİNİZDEN KURTULUN !
Cilt lekeleri birçok bayan ya da erkeğin yaz sonrası kalan kötü hatıralarıdır. Güneş sonrası lekelenmeleri olanlar artık güneşe çıkmak, bronzlaşmak ve de tatil yapmak korkulu rüyası haline gelmektedir. Güneşin bu yakıcı etkisi ile cildimizde kalan kötü hatıraların yarattığı tenimizdeki lekelenmeler neden oluşmaktadır, nasıl korunmak gerekir ve tedavi etmek mümkün müdür? Tüm bu soruları konusunda uzman Magicplast Estetik ve Plastik Cerrah Op. Dr. Güner Uysal’ a yönelttik.
Güneş lekeleri yani diğer adıyla solar lentigo, adından da anlaşılacağı gibi güneş ışığındaki UV ışınların etkisi ile oluşan bir problemdir. Aslında bu bir hastalık değildir. UV ışınlarına karşı cildimizin vermiş olduğu bir tepki sonucunda oluşmaktadır. Bu tepki kendini ciltte kalınlaşma ve bunun sonucunda da daha fazla renk maddesi üretimi meydana gelir. Yani cildimizin güneşin zararlı etkilerine karşı verdiği bir tepkidir. Bu renk değişimleri koyu sarıdan kahverengiye kadar değişebilen renkte olmakta ve vücuttaki çillerle de çok benzerlik göstermektedir. Özellikle yoğun güneş ışığına maruz kalınan bölgelerde ciltteki soyulmayı takiben ortaya çıkar ve en sık olarak el sırtında, göğüs üst bölgesinde, omuzlarda, sırtta ve alında gözükmektedir. En sık olarak orta yaşta ortaya çıkar ve korkulduğu gibi kansere dönüşmezler.
Tabi ki bu lekelerinden kurtulmanın en büyük tedavisi güneş ışığına maruz kalmamaktır. Özellikle güneş ışığının yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkmamalı, sık dokumalı ve renkli giysiler tercih edilmeli ve güneş koruyucu kremler kullanmalıdır. Bayanların özellikle gündüz saatlerinde dışarıya çıktıklarında geniş bir şapka giyerek yüzlerini de korumalarını
öneriyorum.
Güneş lekelerinin tedavisinde birden fazla argüman vardır aslında kullanabileceğimiz. Bunlar kısaca renk açıcı birtakım kremler, peeling uygulamaları, karbondioksit fraksiyonel lazer sistemleri, kriyoterapi ve Nd Yag uygulamalardır. Bizim kliniğimizde en sık olarak uyguladığımız tedavi şekli ise CO2 Fraksiyonel Lazer Uygulamaları ve İNFİNİ tedavileridir. Bu kullanılan sistemlerle en inatçı lekeleri bile tedavi etmek mümkün olmaktadır. Peki nedir fraksiyonel lazer ve İnfini.. Kısaca bunlardan bahsetmek gerekirse…
CO2 FRAKSİYONEL LAZER UYGULAMALARI
Lazer teknolojisinin kozmetik dermatolojide kullanılan son halkasıdır aslında.. Yüz ve boyun kırışıklıkları, çizgileri, sarkmaları ve akne (sivilce) izlerinin tedavisinde CO2 lazer direkt olarak deriye uygulandığından aşırı doku tahribatı yaratmaktaydı. Bu zararlı etkilerinden korunmak için fraksiyonel sistemler geliştirildi. Bu lazerde süzgeç benzeri mekanizma uygulanarak bazı noktalar ışını geçirmemekte olup tüm cilt alanlarına lazer ışınları gönderilmektedir.
Fraksiyonel lazer ile epidermal dokuyu soymadan ciltte mikro kanallar açma işlemi meydana gelir, hem epidermisi hem de dermisi tedavi etme olanağı ortaya çıkmaktadır. Bu mikrokanalların çevresindeki dokular sağlam kaldığından ve termal hasar olmadığından hızlı bir şekilde iyileşme meydana gelir. Oluşturulan bu çok küçük yaralar vücudun başka bölgelerinde oluşmuş yaralar gibi kasılarak iyileşir ve cildin en üst tabakasında toparlanma, sıkılaşma, kırışıklıkları giderilmesi, sivilce izlerinin azaltılması sağlanılır.
Yani sonuçta ciltte yaralar oluşmamakta ve parçalara ayrılan lazer ışınlarının cilt tedavilerindeki etkinliği de daha fazla olmaktadır. Uygulama anestezi gerektirmeyen,
ağrısız bir işlemdir. Hafif bir yanma hissi verebilmekte ancak çok ciddi bir rahatsızlık yaratmamaktadır. Bu bölgede oluşan hassasiyet aynı gün tamamen geçmektedir. Kızarıklık ise 24-48 saat içinde geçmektedir. İki gün sonra oluşan kabuklanma ise en fazla 3-4 gün sonra kendini yeni oluşan bir cilt yapısına bırakacaktır. Bu lazer sistemiyle sivilce ve yara izleri de kontrollü olarak kaybolmaktadır.
İNFİNİ
İNFİNİ, cildimizi gençleştirirken aynı zamanda cilde minimal hasar veren, cilt altı dokulara uygulandığı için etkisi çok uzun süren, tek bir seansta bile gözle görülecek düzeyde bir etki yaratan, RADYOFREAKANS enerjisinin cilt toparlayıcı etkilerini hızlandıran ve bunu FRAKSİYONEL LAZER sistemi ile harmanladığımız bir cihazdır. Direkt olarak cilde dokunulmadığı için ciltte kalıcı izler bırakmamaktadır. Mekanizması şu şekilde çalışmaktadır: İleti gücü yüksek olan ve 0,8 mm ile 2,00 mm arasında değişebilen mikro altın uçlu iğneler cilt altına fraksiyonel radyofrekans enerjisini direkt olarak vermektedir. İşlem lokal anestezi altında yapılmaktadır. Bu üstün özellikleri nedeni ile İNFİNİ sadece cilt gençleştirme tedavisinde değil aynı zamanda ciltte oluşan lekeler ve cilt çatlaklarında da başarılı sonuçları olmaktadır.
Altın uçlu iğneler cilt altında ki kolajen ve elastin liflerini uyararak, hem kırışıklıklardan hem de ciltte oluşmuş olan sarkmalardan kurtulmamızı sağlamaktadır. Lazerle, peeling yöntemi ile ya da dermabrazyonla yapılan tedavilerde ciltte oluşabilecek ciddi problemleri İNFİNİ ile kesinlikle görmek mümkün olmamaktadır. Yüzde uzun süren kızarıklıklar, günlerce düzelmeyen cilt ödemi ve işlem sonrası oluşabilecek yanıklar kesinlikle izlenmez.
Çünkü fraksiyonel radyofrekans enerjisi direkt olarak cilt altına verilir.
İNFİNİ ciltte kontrollü bir hasar oluşturmaktadır. Bu şekilde dokular kendini onarmak için harekete geçer ve yenilenme süreci başlar. Bu yeni oluşan deride de ciltte meydana gelen lekeler tekrardan oluşmamaktadır. Tüm diğer cihazlar bu etkiyi oluşturabilmek için cildin üzerinden bu enerjiyi verdiklerinden dolayı, aynı sonuçları elde etmek için farklı sorunlarla baş etmemiz gerekecektir. Altın uçlu iğnelerin iletim gücü sayesinde hiç kayba uğramayan radyofrekans enerjisi sayesinde de cildin 2 mm kadar altına girilerek hedef dokulara daha güçlü bir şekilde etki oluşturulmuş olur.
2-3 seans yeterli olmakla birlikte ilk seans en fazla etkinin olduğu seanstır. Göz çevresi mimik kaslarının, dudak çevresindeki kırışıklıkların, boyun ve dekolte bölgesindeki problemlerin, el üzerindeki yaşlılık lekeleri ve kırışıklıklarının tedavisinde son derece etkili bir sistemdir. Kolda meydana gelen sarkmalarda da bir miktar toparlama sağlar. Lokal anestezi altında güvenle uygulanır. İşlem yarım saat gibi bir zamanda hızlıca uygulanır ve yarattığı etkiler çok uzun süre devam eder. Ciltte meydana gelen kızarıklıklar 4-5 saat içinde toparlar ve 1 ay içinde ise en mükemmel sonuçlara ulaşılır.

















