kadınlar kulübü




Abiye Elbise Modelleri

Yaz Modası

Yaz aylarının yaklaşmasıyla kıyafetler bir vir görücüye çıkmaya başladı.

Bebeğinizi Sütten Keserken Bunlara Dikkat Edin

emzirmeBebeğin dünyaya gelmesi ile biten 9 aylık maraton ve onu takip eden yeni koşuşturmalar ve uykusuz gecelerden sonra zaman bir bakmışşınız geçmiş ve artık bebeğinizin anne sütüne elveda deme vakti gelmiş.Artık bebeğiniz emmek istemiyor olabilir veya anne sütü bağımlılığı ileri yaşta çocuklarda dengesiz beslenmelere neden olabilir. Kolay gibi görünen bu dönemde ortaya çıkabilecek bazı sorunlara karşı annelerin dikkatli olmaları gerekir.Bilinçsiz sütten kesme girişimlerinde bulunan anneleri günlerce inmeyen vücut ateşi, meme absesine kadar bir çok problemlere götürebilir. Bu olaya karar veren anne öncelikle doktoruna danışmalı ve ne şekilde olacağını konuşmalıdır. Bu dönemde göğüslerin sütle dolu kalmasıyla ortaya çıkan problemlerin ne olduğunu bilmek ve gerektiğinde zamanında doktora başvuru ile ciddi problemler engellenir.Bunlardan biri mastit diye adlandırılan meme iltahabıdır.

Mastit: mastitde meme şişkin ve kızarmış ileri derecede hastalıktır. Genelde akşamları raslanan ve ileri derecede bitkin bırakara yüksek ateşle birlikte seyreder. Göğüsleri aşırı gerginleştirir ve süt yolları iltahablandığı için daraldığından süt gelmez.Bu durum varsa mutlaka hekime başvurulmalı ve antibiyotik tedavisi ile ateş düşürücü ilaçlar alınmalıdır. Bu arada göğüs pompaları ile memeler boşaltılmalıdır. Boşaltma işlemi esnasında  ılık ve ıslak havlular memelere uygulanarak işlem kaloylaştırılabilir. Eğer mastit farkedilmez ve önlem alınmazsa meme absesi olur.Meme absesi memenin bir bölümüne gelen sertlik ile kendini belli eder.Bu sertliğin etrafı kızarıktır ve hassas olur. Meme absesinin tek tedavi yöntemi cerrahi olarak açılması ve temizlenmesi gerekir.Cerrahi işlem sonrası ise antibiyotik tedavisi mutlakagerekir.

Bebeğinizi Sütten Keserken Poppa Kullanın

Süt çekme aralıklarını arttırın ve çekilen süt miktarını azaltın. Normalde 3 saat arayla süt çekiyorsanız 1-2 gün 4 saat arayla sonra5-6 saat ara ile çekin. Çekilen miktarı da aynı şekilde aazaltarak 5-6 gün devam edin. Göğüslerin rahatlamasına olanak verecek miktarda süt çekilir.göğüslerin dereceli olarak boşaltılması beyinden süt uyarısının zayıflamasına neden olur. Göğüslere soğuk havlu kompres uygulayın. Soğuk kompres göğüsü rahatlatır. Göğüslerdeki şişkinlik azalana kadar 2-3 saat arayla soğutulmuş kompresleri uygulayın. Bu uygulama özellikle ileri derecede gergin ve dolu göğüsler için önerilir. havluları ıslatın ve buzdolabının içine yerleştirip soğutabilirsiniz. Göğüslerinizi sıkı sargılarla bağlamayın. Bu uygulama eskiden süt üretiminin baskılanması için uygulanmaktaydı fakat bu durum süt yollarının tıkanmasına ve onun sonucunda meme enfeksiyonlarına neden olabilir. Bunun yerine göğüslerinizin rahat edebileceği ve destekleyici pamuklu giysileri tercih etmelisiniz. Ağrı varsa doktorunuza danışarak ağrı kesici alabilirsiniz. Ağrı kesicinin parastemol içeren ağrı kesici olmasında fayda var. bazende daha güçlü ağrı kesici özelliği olan naprosyn veya benzeri kullanmak gerekebilir.

Buz kullanımı Buz memelerdeki şişkinliği alır. Günde en az 4 defa her iki gögüse buz torbası uygulaması yapın. Eğer gögüsleriniz çok rahatsız değilse mümkün olduğu kadar süt çekmeyin. Eğer süt çekerseniz beyine giden sinyaller süt hormon salınımını baskılar ve zamanla süt üretimi durur. bu nedenle göğüslerinizden rahatlayacak kadar süt çekin.

Bol su için. Su kısıtlaması süt üretimini durdurmaz bu nedenle vücudunuzun ihtiyacı suyu almalısınız. Bu uygulamalar işe yaramassa kadın doğum uzmanıyla görüşüp süt salınımını baskılayan ilaçlar kullanabilrsiniz. Bu ilaçlar beyinde hipofiz bezinden salınan prolakin adındaki süt hormonu baskılıyarak memede süt  üretimi sinyalini azaltır.

Örgü Çanta Örnekleri

Sıcak Hava Böbrek Taşına Neden Oluyor

SICAK HAVA BÖBREK TAŞI NEDENİ

Böbrek taşı böbreklerin içerisinde çeşitli maddelerin kristalizasyonu ( taşlaşması) sonucu oluşan maddelerdir. Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem , sıcak havaların yaklaşması nedeniyle yaz aylarında sıcaklığın yüksek olması sonucu vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bunun da böbrekte taş oluşmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıyor.

Op.Dr.Kadir Önem, sıcak havasının özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu gibi, yeni hastalara da zemin hazırladığını belirtti. Önem, “Sıcak havada terleme ile su kaybedilmesi, idrarı azaltarak böbrek taşı oluşmasına yol açıyor. Orta yaş 

üzerindeki erkeklerde ise risk daha fazla oluyor” dedi.

Op.Dr.Kadir Önem şöyle devam etti;

“Yaz aylarında, riski azaltabilmek için günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirenler günde 2 litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 3-4 litreden fazla su içmeli. Özellikle, nem oranı oldukça yüksek olan kentlerde böbrek taşı hastaları daha dikkatli olmalı.” Ayrıca, limon suyunun bazı taşların oluşumuna engel olduğu da bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Doktor önerisi ile günlük sıvı ihtiyacının bir kısmının limonata olarak alınması yararlıdır.’’

Op.Dr.Kadir Önem, böbreğin içindeki taşların sarsıntılı bir yolculuk veya aşırı bir aktivite sonrası aniden bulunduğu yerden hareketlenip böbrek ile mesane arasındaki idrar yoluna düşmesiyle şiddetli sancıların başlayabildiğini, ağrının sırtın yan tarafı ve böbrek üzerinde olabileceği gibi kasıklara doğru da yayılabildiğini belirtti. Gece çok sık idrara kalkmanın, bulantı, kusma ve idrarın hafif kanlı olmasının böbrek taşı belirtisi olabileceğine dikkati çeken Önem, “Eğer, ağrı bir kaç günden uzun sürerse, idrar yaparken şiddetli yanma, yüksek ateş gibi belirtiler olursa hemen bir uzmana başvurulması gerekir” dedi.

Bazı idrar yolu taşlarının ise oldukça iri olmalarına rağmen hiçbir şikayete yol açmadıklarının da görüldüğünü, bazı sessiz taşlarında böbreği çürüttüğünün görüldüğünü ifade eden Op.Dr.Kadir Önem,Taşı olduğu bilinen hastaların şikayeti olsun yada olmasın muhakkak rutin kontrollerine gitmelerinin önemli olduğunu söyledi.

Bebek Sahibi Olmanıza Engel Olan Problemler

Hamilelik bazen çok kolay elde ediliyormuş gibi görünse de oldukça karmaşık bir dizi olayın bir ahenk içinde işlemesi ile gerçekleşir. Ama bazı sağlık problemleri bu muhteşem biyolojik yolculuğa engel olabiliyor.Bunların kadın ve erkek arasındaki dağılımı hemen hemen eşittir. Çiftlerin 1/3’ünde kadında, 1/3’ünde erkekte, 1/3’ünde ise her ikisinde sorun bulunur.Konu ile ilgili Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Numan Bayazıt bebek sahibi olmanıza problem olan engelleri açıklıyor.

 

Erkeğe Bağlı Nedenler;

Spermiogram testi ile tanı konur. 2-5 gün dinlendikten sonra genellikle masturbasyonla sperm verilir. Spermlerin sayısı, hızı ve şekli değerlendirilir. Yapımı beyinden gelen hormonal uyarılarla testisde olup kanallar vasıtası ile dışarıya taşınır. Buna göre erkek faktörüne bağlı problemleri 3 ana bölümde düşünebiliriz.

1)Hormonal bozukluklar.

2)Testislerde sperm yapımının bozuk olması.

3)Yapılan spermin taşındığı kanallardaki tıkanıklıklar.

Genetik bozukluklar, inmemiş testis (kriptoorşidizm),  testis ve sperm kanalı iltihaplanmaları (kabakulak orşiti), ağır esrar-alkol-sigara kullanımı, radyasyon,kemoterapi-radyoterapi,uzun süreli ısıya maruz kalma ve çeşitli ilaçlar neden olabilir. Ancak olguların büyük çoğunluğunda bir neden bulunamaz. Nedeni bulunabilenlerin ancak %10’dan daha az bir kısmı ilaçla veya operasyonla düzebilir.Bu nedenle genellikle eldeki mevcut spermle ne yapabileceğimize karar vermek zorunda kalırız.Bu da sorunun ciddiyetine göre aşılama veya mikroenjeksiyon olmaktadır. Menide hiç sperm yoksa microTESE operasyonu ile testisten sperm bulmak gerekir. Azoospermi adı verilen bu durumda sperm bulma olasılığı %60’tır.

Kadına Bağlı nedenler;

-%40 Yumurtlama Problemi (En sık görülen Polikistik Over Sendromu)

-%40 Kanal Tıkanıklığı

-%10 Açıklanamayan

-%10 Diğer (Myomlar,Endometrium,Rahim ağzı tıkanıklığı gibi…) nedenlerden kaynaklanır.

Yumurtlama problemleri seyrek adet görme veya hiç adet görememe şeklinde olabileceği gibi sık adet görme şeklinde de kendini gösterebilir. En sık karşımıza çıkan şekli PCOS’dur (Polikistik Over Sendromu ).

Yumurtlama düzensizliğine yol açan diğer problemler;

-Tiroid Hastalıkları

-Yeme Bozuklukları(anorexia)

-Aşırı kilo kaybetmek veya almak

-Obesite

-Hiperprolaktinemi

-Hipofiz tümörleridir.

Bu hastalıkların tanısının konulması infertilite probleminin çözülmesi kadar kadının genel sağlık durumunun düzeltilmesi ve uzun süreli olumsuz etkilerden korunması açısından da gereklidir.

Yumurtlama problemi yaşanabilen diğer durumlar erken menopoz ve hypogonadotropik hypogonadizmdir. Bu ikisi FSH –E2 testi ile kolayca ayırt edilir. Hypogonadotropik hastalar beyinden gerekli hormonlar salgılanmadığı ve dolayısı ile yumurtlama olmadığı için adet görmezler. Kandaki FSH düzeyi çok düşüktür.Bu durumda dışardan verilen menogon ve benzeri ilaçlarla yumurtlama sağlanır.

Tubal Faktör:

Enfeksiyon, endometriosis, appendisit,kronik iltihabi bağırsak hastalıkları nedeniyle (Chron,ülseratif kolit) geçirilmiş operasyonlara bağlı olarak kanallar tıkanabilir.

Histerosalpingografi (HSG) geleneksel ve standart tanı yöntemidir. Jinekolog veya radyolog tarafından çekilebilen bu röntgen filmi her zaman doğru sonuç vermez. Açık olan tüpler kanallardaki kasılmaya bağlı olarak kapalı görünebileceği gibi normal olmayan tüpler açık gibi de görünebilir. İhtiyaç duyulduğunda Laparoskopi yapılabilir.

Diğer faktörler:

Rahim içindeki Polip,Myom ve yapışıklıklar(iltihabi veya kürtaja bağlı),rahim ağzındaki doğumsal veya sonradan operasyonlara bağlı gelişen anormallikler gebeliği engelleyebilir.Bu sorunların büyük kısmı histeroskopik operasyonlarla düzeltilebilir.Rahim ağzı ile ilgili problemler IUI(aşılama) yolu ile aşılabilir.

ENDOMETİOSİS:

Rahim içini döşeyen ve embriyonun tutunduğu endometrium isimli dokunun rahim dışında bulunmasıdır.

Daha çok yumurtalıklar ve kanallarda görülür.

En sık yarattığı şikayetler;

- Kasık ağrısı,

- Adet sancısı,

- İlişkide ağrı,

- İnfertilitedir

Endometriosisli kadınların %30-50’i değişen derecelerde infertilite sorunu yaşamaktadırlar.

Şikayet ve muayene bulguları doktorunuzun endometriosisten sadece şüphelenmesini sağlar. Çikolata kisti adı verilen büyük kistlere neden olduğunda ultrasonla tanısı konulabilir. Kesin tanı laparoskopi ile konulabilir

Kadının Gizli Derdi Vaginismus;

Vajinismus, vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevreleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde

değildir. Vaginismus da cinsel ilişkiyi imkansızlaştırdığı için tek başına hamileliği zorlaştıran bir durumdur. Vajinismus hastası çoğu kadın ilişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.Bebek sahibi olmak isteyen çiftler Vaginismus durumunda vakit kaybetmeden psikolojik yardım almak kişinin bundan sonraki yaşam ve cinsel yaşam kalitesini arttırır.

Stres’te bir faktör;

Bu karmaşık olaylar dizisi içinde psikolojik faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Vücutta salgılanan stres hormonları beyinden salgılanan hormonların salgılanma düzenini etkiler. Beynin Hipatalamus bölgesinden salgılanan ile hipofiz bölgesinden salgılanan FSH ve LH gibi yumurta gelişiminde çok önemli olan hormonların düzen içinde salgılanmasını sağlayan GnRH adı verilen hormon, stresten önemli ölçüde etkilenir. GnRH salgılama düzeninin değişmesi yumurta gelişimini olumsuz etkileyebilir. Stresi azaltmanın en iyi yolu dikkati başka yöne kaydırmaktır. Kişinin kendisini rahatlatan uğraşlara yönelmesi (resim, müzik, el sanatları vb…), ağır olmayan egzersiz, yoga, bahçe işleri gibi rahatlatıcı fiziksel çalışmalar yapması en çok tavsiye ettiğimiz yöntemlerdir.

Önce üretkenliğinizi test edin;

Bebek sahibi olabilmek için bayanlarda üretkenlik miktarı büyük önem taşımaktadır. Kısırlığın belirtilerinden biri olan üretkenlikte azalmayı artık evinizde yapacağınız testler ile belirleyebilirsiniz. Zorlu bir süreç olan kısırlığın ilk aşamasında Babystart  FertilCheck Kadın Kısırlık Testi, kadınlarda biyolojik doğurganlık zamanının bir göstergesi olan seks hormonunu ölçer. Evde rahatlıkla uygulanabilen bu test idrarla yapılmaktadır.

 

Jinekolojik Muayeneyi İhmal Etmeyin
Hamile kalmak isteyen kişilerin öncelikle bir jinekolojik muayeneden geçerek, gebelik öncesi yapılması gereken smear gibi muayeneleri olmaları, muayene sırasında tespit edilen hastalıkların ve aile öyküsüne bağlı problemlerin önceden tespit ve tedavi edilmesi hamileliğin sorunsuz geçmesine yardımcı olur. Hamileliğe hazırlanıldığı dönemde bazı alışkanlıkların değiştirilmesi de önerilen bir konudur. Gereksiz stres yapmadan doğru zamanlarda ilişkinin programlanması, ama bunu bir zorunluluk ve görev haline dönüştürmeden yapılması hamilelik şansını arttır.