Böcek Isırmalarına Bitkisel Çözüm
* Andız otu yaprakları veya kökünün hayvan ısırma ve sokmalarında enfeksiyon oluşumunu önleyici etkileri vardır. Çok miktarda andız otu mide bulantısına neden olur.
* Çalı kavağı (ezilmiş) arı sokmalarında sokulan yere sarılırsa etkili olur. Zeytinyağı ile karıştırılarak elde edilen merhem yanıklara sürülürse şifa verir.
*Deve tabanı yaprakları ezilip merhem haline getirilerek yaraların, çıbanları, şişen ayakların ve böcek sokan yerlerin üzerine sarılırsa çabuk iyileşmelerini sağlar.
Sarımsak rendelenmiş olarak yara, çıban ve zehirli hayvanların soktuğu bölgelere sarıldığında iyileştirici olur
Vişnenin Faydaları
Yaz aylarında ençok bulunan meyve olan vişnenin faydalarını biliyor musunuz.İşte siz okurlarımıza vişnenin faydaları.
Vişnenin Faydaları: Vücudu ve mideyi kuvvetlendirir. Mikrop öldürücüdür. Ateşi düşürür ve idrar söktürür. İshali keser. Vücuda rahatlık verir. Susuzluğu giderir. Öksürüğe iyi gelir. Ağrıları dindirir. İltihap gidericidir. Uyku düzensizliğinde faydalıdır.
Vişne Nasıl Kullanılır? Meyvesi, meyve sapları ve vişne ağacının kabukları kullanılır. Vişne reçeli ve vişne suyu farklı tadıyla severek tüketilen besinlerdir. Tıbbi açıdan kabukları ateş düşürücüdür. Sapları ise idrar söktürücü olarak kullanılır
Su Çiçeği İçin Bitkisel Tedavi
Hemen hemen butun çocuklarda görülen su çiçeği için tedavi çekileri.Birbirine benzeyen çocuk enf eksiyonları genelde orta dereceli olurlar ve bitkisel tedavilere olumlu yanıt verirler; fakat komplikasyonlar oluşabilir ve (kızamıkta olduğu gibi) profesyonel müdahele gerekebilir. Problemlerin çoğuna virüsler neden olduğu için antibiyotiklerin bu rahatsızlıkların üzerinde hiçbir etkisi olmaz. Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkisel tedaviler ideal yöntemdir.
Bu bulaşıcı virüs hastalığı, göğüste ve sırtta beliren kırmızı lekelerle başlayıp vücudun diğer kısımlarına, kafa derisi ve yüze sıçrar. Tahriş olmuş lekeler. önce kabarcıklara ardından da kabuklu yaralara dönüşürler. Bu yaraları kaşımak veya zarar vermek iz kalmasına neden olabilir, bu yüzden enfeksiyon kapmış bebekler çok dikkatli yıkanmalıdırlar. Diğer belirtiler yüksek ateş (39-40 derece), boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığıdır.
SU ÇİÇEĞİ BİTKİSEL TEDAVİ
■ Eşit miktarlarda kanaryaotu demi, hodan suyu ve sulandırılmış güverinağacı kabuğu karıştırılarak hazırlanan losyon, irite olmuş deri isilikleri için kullanılabilir; pamuklu bir bezle, her bir veya iki saatte bir ya da ihtiyaç duydukça sürün.
■ Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çocuğa günde üç defa ekinezya tabletleri veya tentürü verin (doz yaşa göre değişir).
■ Gerektikçe takkeotu, kestere veya papatya çayı vererek tahrişi hafifletebilirsiniz.
■ Hastalığın ateş safhasında kadifeçiçeği, hodan veya fesleğen demleriyle ıslatılmış soğuk kompres veya sünger uygulayın. Hastayı serin tutmak, aynı zamanda deride tahriş riskini de azaltacaktır.
Serinlemek için ılık su için
Malum havalar çok sıcak gidiyor. Bunaltıcı sıcaklarda serinlemek için soğuk hatta buzlu su içmek terlemeyi daha da artırıyor. Sağlık uzmanları sıcaktan korunmak için ılık su önerirken soğuk su ısısının da 14 dereceyi geçmemesi tavsiyesinde bulunuyor
Sıcaklarda nasıl sıvı tüketmeniz gerektiğini biliyor musunuz? İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle bunun yollarını anlattı:
ILIK SU İÇİN: Midenin ısısı 38 derecedir. Sıcaklarda serinlemek için buzlu su içildiğinde onu ısıtmak için midenin ısısı yükselir ve bu bir süre sonra size terleme sıcak basması olarak geri döner. En doğrusu ılık su içmektir. Ilık su ile serinleyemiyorum diyenler, suyun sıcaklığını 14 derecede tutabilirler. Önerimiz 24 hatta 28 derece suyu içmek için bünyeyi alıştırmaktır. Sıcak bölge insanları bu ritme alışıktır ve hiçbir zaman soğuk su içmezler.
GÜNDE 20 BARDAK SU: Biz normalde herkese 2.5 litre su öneriyoruz yaklaşık 10 bardak ama sıcaklarda hele fiziksel aktivite yapılan işlerde bunun 4.5 litreye çıkması gerekir ki bu da ortalama 20 bardaktır. Bunu içmek için susamayı beklemeyin. Özellikle yaşlandığınızda çok daha az susarsınız bu nedenle elinizden su şişesini eksik etmeyin.
MİNERALLİ SU İÇİN. Mineralli su son derece faydalıdır. Sodadan bahsetmiyoruz ama maden sularının etkisinden özellikle sıcaklarda yararlanmak gerekir. Günde içilmesi gereken 4.5 litre suyun en azından bir litresi mutlaka mineralli su olsun ki sıcaklar nedeniyle vücuttan eksilen mineraller yerine konulabilsin. Maden sularını tek başına içmeyi sevmeyenler meyve suları ya da ayranla karıştırabilirler.
KAHVEYİ SU İLE İÇİN: Sıcaklarda içilmesi önerilmeyen içecekler arasında kahve ve alkol vardır. Çayı tavsiye ediyoruz ancak içinde kafein bulunduğu için kahve tüketiminin azalmasını öneriyoruz. Günde en fazla iki fincan kahve için onu da su ile içmenizi öneririm.
ÜÇ RENK MEYVE YİYİN: Yaz sıcaklarında artan su ihtiyacınızı meyve yiyerek de karşılayabilirsiniz. Ama meyvelerin içindeki şeker miktarını ayarlamak için dikkatli olunması gerekir. Günde üç değişik renk meyve yenilmesini tavsiye ediyorum. Karpuz, kavun özellikle önerdiğimiz meyvelerdir.
ILIK SU İLE DUŞ ALIN:. Gün içinde sıcaklardan çok bunaldıysanız ve acil serinlemek istiyorsanız ilk gördüğünüz soğuk suya sarılmak yerine vücudun uç bölgelerine su dökün. Burda da suyun ılık olmasına dikkat edin. Sıcaklarda soğuk su ile banyo yapmayı zaten tavsiye etmiyoruz.ü
Sabah
Plastik Binberon Kullanmak Zararlı
Çocuklarımız en değerli varlıklarımız. Onları doğumundan itibaren beslemeye başladımızda sağlığınıda korumak için kullandığımız bineronlara dikkat etmemiz gerekiyor. Plastik bidonlar ve birçok plastik kapların içeriğinde bulunan PDA maddesi, bebeklerin gelişiminde olumsuz sağlık etkilerine neden oluyor
Amerikan Federal Gıda ve İlaç İdaresi ve Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı, ”BPA” maddesi içeren biberonların ve plastik ürünlerin üretiminin, en fazla 2010 yılı sonuna kadar yapılabileceğini duyurdu.
Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel, ölümcül tehlike arz ettiği için dünyanın pek çok ülkesinde üretimi durdurulan Bisfenol A (BPA) adlı kimyasal maddeyi içeren biberon ve plastiklerin zararları ve alınması gereken önlemler ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
Biberonlarda bulunan BPA maddesinin tehlike saçtığını belirten Özel, Türkiye’de de üretilen ve satışa sunulan biberonların büyük kısmında birçok hastalığa neden olan ve bebeklerin gelişimini olumsuz etkileyen bir kimyasal madde kullanıldığının ortaya çıktığını bildirdi.
Özel, başta Amerika, Kanada, Fransa, Danimarka olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde üretimi durdurulan ve kullanımı yasaklanan bu kimyasalı içeren biberon ve plastik ürünlerin, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi bozuklukları, nörolojik sorunlar, obezite, hiperaktivite, kalp hastalığı, meme kanseri, kısırlık gibi sağlık sorunlarına yol açtığı ve bunun yanında gelişim çağındaki çocukların ve özellikle bebeklerin gelişimini olumsuz etkilediği uyarısında bulundu.
TEB Genel Sekreteri Özel, şunları kaydetti:
”Stoklarda olan ürünler 2012 yılı sonuna kadar satılabilecek. Bu kimyasalın kullanılmasının tüm ülkelerde yasaklanmasını isteyen EFSA ise Avrupa Komisyonu’yla ortak hareket ederek, ürünlerin acilen pazardan toplatılmasını sağlayacağını açıkladı. Öte yandan, Avrupa Komisyonu, Avrupa Eczacılık Grubu’na (PGEU) gönderdiği yazıyla, bu konunun eczacıların gündemlerine almasını ve tüm diğer paydaşların birlikte hareket etmesini önerdi.”
”GEREKLİ YASAL ZEMİN OLUŞTURULMALI”
Plastik maddeleri daha dayanıklı hale getirmek için, biberonlarda, sert plastiklerde ve ev gereçlerinde kullanılan BPA maddesinin, Türkiye’de de hala birçok maddenin üretiminde kullanılmaya devam ettiğini öne süren Özel, ”Ancak, insan sağlığında son derece büyük hasarlara neden olabilen bu kimyasalın özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bebeklerde büyük sağlık problemlerine neden olduğu biliniyor” dedi.
Yapılan araştırmalara göre, ”FDA’nın izin verdiği BPA oranının 10 kat daha azının bile çocuklara zararlı olduğunu” ifade eden Özel, şöyle devam etti:
”ABD’de yetişkinlerin yüzde 93′ünün kanında BPA bulunuyor. Her 10 biberonun 9′unda bu madde bulunuyor. Bu noktada vatandaşlarımızın son derece hassas olması gerekiyor. Bu ürünleri alırken üzerinde yazması zorunlu olan ‘BPA içermez’ etiketli olanlarını tercih etmeleri, geçici bir tedbir olsa da son derece hayatidir. Piyasadaki biberonların çoğu, Bisfenol A içeren Polikarbonattan üretiliyor. Bisfenol A, biberonun içindeki sıvıya geçebilen, hormon sistemine zarar verici bir kimyasaldır. Biberonun ambalajındaki PC7 yazısı ya da geri dönüşüm üçgeni içindeki 7 rakamı, ürünün içeriğinde Polikarbonat kullanıldığını belirtiyor. Bebek biberonlarının yanında, su şişelerinde, tıbbi cihazlarda, spor ekipmanlarında, damacanalarda, saklama kaplarında, plastik bardaklar gibi pek çok üründe bulunuyor. Biz eczacılar, dünyanın tartıştığı ve bir bir yasakladığı bu kimyasalı içeren ürünlerin üretiminin bin an önce durdurulmasını istiyor, gerekli yasal zeminin oluşturulması konusunda yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz.”
















